İstanbul’un simge yapılarından Galata Kulesi’nin mülkiyetine ilişkin uzun süredir devam eden hukuki süreç sonuçlandı. Mahkeme, vakıf kayıtları ve arşiv belgelerini esas alarak kulenin Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetiminde kalmasına hükmetti. Karar, tarihi yapıların mülkiyetinde vakıf hukukunun belirleyici rolünü yeniden gündeme taşırken, kültürel mirasın idaresine ilişkin tartışmaları da derinleştirdi.
Hukuki Süreç ve Mahkeme Kararı
Galata Kulesi’nin mülkiyetine ilişkin dava, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açılmış ve kulenin belediye adına tescili talep edilmişti. Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından sunulan vakıf kayıtları, tapu belgeleri ve arşiv dokümanları doğrultusunda mahkeme, talebin reddine karar verdi.
Mahkeme değerlendirmesinde, kulenin tarihsel mülkiyetinin “Kule-i Zemin Vakfı”na ait olduğu ve bu statünün hukuki olarak geçerliliğini koruduğu vurgulandı. Böylece yapı, mazbut vakıf statüsünde Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresinde kalmaya devam edecek.
Vakıf Kayıtları ve Kültürel Mirasın Yönetimi
Yapılan incelemelerde, kulenin 1900 tarihli tapu kayıtları ile 1943 kadastro belgelerinde vakıf adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Ayrıca temessük kayıtları ve farklı arşiv belgeleri de bu mülkiyet yapısını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. 1923’te mazbut vakıflar kapsamına alınan yapı, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu çerçevesinde yeniden tescillenerek günümüzdeki idari statüsünü kazandı.
Öte yandan kule ve çevresi, 2009 yılında koruma kurulu kararıyla tescilli kültür varlığı olarak ilan edilmişti. Bu durum, yapının yalnızca mülkiyet açısından değil, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması bakımından da özel bir statüye sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Karar, Türkiye’de tarihi yapıların mülkiyetine ilişkin hukuki çerçevenin nasıl şekillendiğini göstermesi bakımından dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor.


Galata Kulesi Davasında Son Nokta: Mahkeme Mülkiyeti Vakıflar’da Verdi
Bayburt Kalesi’nde Yeni Kazı Sezonu: 'Şehir-Kale'nin Gizemi Yeniden Araştırılıyor
Hattuşa’nın 120 Yıllık Kazı Hikâyesi Sergide
Nezih Başgelen: Türkiye her yıl biraz daha iyi ajanda ile kültürel alanda ilerliyor.