Çanakkale Hamidiye Tabyası’nda Kapsamlı Restorasyon Süreci Başlıyor

Çanakkale Boğazı’nın savunmasında kritik rol üstlenen Anadolu Hamidiye Tabyası, tarihsel ve yapısal bütünlüğünü korumak amacıyla kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçiriliyor. Sultan II. Abdülhamid döneminde inşa edilen ve Çanakkale Muharebeleri’nde stratejik bir merkez olarak kullanılan tabyada, kıyı erozyonu ve iklim koşullarının yol açtığı tahribat gideriliyor. Kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından önem taşıyan çalışmaların 2026 yılı sonunda tamamlanması hedefleniyor.

Osmanlı Dönemi Savunma Mimarisi ve Stratejik Önemi
1890’ların başında Sultan II. Abdülhamid’in emriyle inşa edilen Anadolu Hamidiye Tabyası, Çanakkale Boğazı’nın güvenliğini sağlamak amacıyla tasarlanan en güçlü savunma yapılarından biri olarak öne çıktı. Dönemin ileri topçu sistemleriyle donatılan tabya, 18 Mart 1915’te gerçekleşen Çanakkale Deniz Muharebeleri sırasında İtilaf Devletleri Donanması’nın başlıca hedeflerinden biri oldu. Çanakkale Muharebeleri boyunca topçu birliklerinin karargâhı olarak kullanılan yapı, askeri mimarlık ve savunma stratejileri açısından tarihsel bir referans noktası niteliğini sürdürüyor.

Müzeleşme Süreci ve İlk Restorasyon Çalışmaları
Anadolu Hamidiye Tabyası, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2018 yılında kapsamlı bir restorasyondan geçirilerek yeniden işlevlendirildi. Tabya bünyesinde yer alan 10 bonet (cephanelik), bu süreçten sonra Çanakkale Savaşları Tarih Müzesi olarak ziyarete açıldı. Bu dönüşüm, hem savaş hafızasının korunmasını hem de mekânın eğitsel ve kültürel bir merkez olarak değerlendirilmesini sağladı. Ancak zaman içinde coğrafi koşullar, nem, tuzlu su ve kıyı dalgalarının etkisiyle yapı elemanlarında yeni bozulmalar ortaya çıktı ve ek bir restorasyon ihtiyacı doğdu.

Güncel Restorasyon Teknikleri ve Kıyı Koruma Önlemleri
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından yürütülen yeni restorasyon projesi, öncelikle 9 ve 10 numaralı bonetlerde başlatıldı. Çalışmalar kapsamında tavanlarda su yalıtımını güçlendirmek amacıyla galvaniz sacdan su olukları yerleştirildi ve dalgıç pompalarla biriken suların tahliyesi sağlandı. Tavan yüzeylerinde eski çimentolar kazınarak sıva onarımları gerçekleştirildi; dış duvarlarda ise hidrolik kireç bazlı kaba ve ince sıva uygulamaları yapıldı. İç mekânlarda yapılan kazılar sonrası karot örnekleri alınarak yapısal analizler desteklendi. Taş ve tuğla yüzeylerde derz açma, temizlik ve yenileme işlemleriyle özgün malzeme dokusu korunmaya çalışıldı.
Ayrıca tabyanın eski taş duvarları arasında yaklaşık 3,5 metrelik bir boşluk bırakılarak 440 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde ve ortalama 2 metre yüksekliğinde bir kıyı koruma yapısı inşa edildi. Bu setin belirli noktalarına yerleştirilen 40 santimetre çapındaki tahliye boruları sayesinde deniz suyunun kontrollü şekilde uzaklaştırılması hedefleniyor.

Gelecek Kuşaklara Aktarım ve Kültürel Sürdürülebilirlik
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Anadolu Hamidiye Tabyası’nın hem askeri hem de toplumsal hafızanın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, yürütülen çalışmaların uzun vadeli koruma amacı taşıdığını belirtiyor. Deniz kıyısındaki tarihi yapıların korunmasının zorluğuna dikkat çeken Kaşdemir, oluşturulan kıyı setinin dalga ve erozyon etkilerine karşı kalıcı bir koruma sağlayacağını ifade ediyor. Restorasyonun 2026 yılı sonunda tamamlanması ve tabyanın yeniden halkın kullanımına açılması planlanıyor. Uzmanlara göre bu proje, kültürel mirasın korunması ile turizm, eğitim ve kamusal kullanım arasında sürdürülebilir bir denge kurmayı amaçlayan örnek bir uygulama niteliği taşıyor.


Çiğdem Münibe Alyanak aa
20.01.2026


Benzer Haberler & Reklamlar