Bizans Uzmanı ünlü Sanat Tarihçisi merhum Semavi Eyice ölümünün 6. Yılında anıldı

Bizans Uzmanı ünlü Sanat Tarihçisi merhum Semavi Eyice ölümünün 6. Yılında anıldı

Türkiye'nin dünyaca ünlü Bizans sanat tarihi uzmanı, akademisyen ve sanat tarihi profesörü Semavi Eyice'nin vefatının ardından 6 yıl geçti.

Yaklaşık bir asırlık ömründe İstanbul'daki tarihi mirasın çeşitli yönlerinin hafızasını oluşturan Eyice, Eyiceoğulları'na mensup deniz subayı Mehmet Kamil Bey ile Hatice Hanım'ın oğlu olarak 1922'de Kadıköy'de dünyaya geldi.

Kadıköy Saint Louis ve Saint Joseph Fransız okullarında ilk ve ortaokulu tamamlayan Eyice, eski eserlere ilkokul yıllarında ilgi göstermeye başladı.

Semavi Eyice, Galatasaray Lisesi'ndeyken, bir ödev için İstanbul'un fethi konusunun kendisine denk gelmesiyle, Kadıköy'de doğup büyüyen bir çocuk olarak İstanbul'u hiç bilmediğini fark ederek, bir arkadaşıyla İstanbul'da keşif gezilerine girişti.

Liseden 1943'te mezun olan Eyice, babasının hariciyeci olması yönündeki arzusuna rağmen, erken yaşlardan itibaren gönül verdiği arkeoloji ve sanat tarihi üzerine eğitim almaya karar verdi.

Prof. Dr. Semavi Eyice, Alman arkeolog ve İstanbul tarihi uzmanı Alfons Maria Schneider'in davetiyle 1944'te Göttingen'e giderek, Bizans sanatı ve arkeolojisi üzerine çalıştı.

2. Dünya Savaşı sürerken Viyana ve Berlin üniversitelerinde Bizans tarihi okuyan Eyice, Berlin'in işgali gündeme gelince öğrenimini yarım bırakıp Türkiye'ye döndü. Eyice, dönemin politik şartları nedeniyle Danimarka üzerinden Türkiye'ye gelmeye çalışırken bir süre cezaevinde kaldı.

Başarılı tarihçi, 1945'te girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden 1948'de mezun oldu. "İstanbul minareleri" konulu bitirme tezini, Prof. Ernst Diez ile kaleme alan Eyice, Türk-İslam sanatı dersi veren Diez'in yanında asistan olarak çalışmaya başlayarak, akademiye giden yoldaki lisans sonrası ilk adımını da atmış oldu.

Bizans sanatı tarihçisi Prof. Dr. Philipp Schweinfurth'un da asistanlığını yapan Eyice, Edebiyat Fakültesinde her yıl konferans şeklinde dersler veren Prof. A. Gabriel'in bu derslerini Fransızca'dan, Schweinfurth ve Kurt Erdmann'ın derslerini ise Almancadan Türkçeye çevirdi.

Eyice'nin ilk yazısı Reşad Ekrem Koçu'nun çıkardığı İstanbul Ansiklopedisi'nde 1949'da yayımlandı. Fatih'in Çarşamba semtindeki Hirami Ahmet Paşa Mescidi hakkındaki bu makalenin ardından pek çok maddeyle ansiklopediye katkıda bulundu.

Mezuniyetin ardından Bizans Kürsüsünde asistanlık yapan Eyice, 1950-1953 arasında Ord. Prof. Dr. Arif Müfid Mansel'in danışmanlığında Side kazılarına katıldı. Sanat tarihi profesörü Eyice, "Side'de Bizans Yapıları" konulu teziyle 1952'de doktorasını verdi.

Kamran Yalgın ile 1954'te evlenen Eyice, iki evlat edindi.

Semavi Eyice, 1955'te "Son Devir Bizans Mimarisi" kitabıyla doçentliğini alırken, aynı yıl Fransız hükümeti tarafından verilen Legion d'Honneur nişanıyla da ödüllendirildi.

"İlk Osmanlı Devrinin Dini-İçtimai Bir Müessesesi Zaviyeler" başlıklı teziyle profesör unvanını alan Eyice, daha sonra Bizans Sanatı Kürsüsü başkanlığına atandı. Ünlü tarihçi, Humboldt bursuyla 1958'de gittiği Münih Üniversitesinde 13 ay derslere devam etti ve boş vakitlerini kitap toplamaya ayırdı. İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümündeki görevine 1959'da dönen Eyice, Bizans tarihi dersleri vermeye başladı.

Prof. Dr. Eyice, akademik çalışmalarında medeniyet ve sanat tarihi genel başlığı altında Bizans sanatı ve tarihi, İstanbul tarihi, Türk medeniyeti, mimarisi ve sanatı konularıyla Osmanlı coğrafyasındaki Türk eserleri alanlarında yoğunlaştı.

Bizans Sanatı Tarihi Kürsüsü'nün kaldırılması üzerine İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölüm başkanlığını yürüten Eyice, 1990'da emekli oldu.

Semavi Eyice, Almanya'da Bochum Üniversitesi'nde Fransa'da Sorbonne ve College de France'da, İsviçre'de Geneve Üniversitesi'nde dersler verdi ve Bruxelles, Münih, Mainz, Münster, Berlin, Roma, Ravenna, Venedik, Ohri, Bükreş, Selanik, Belgrad ve Washington'da konferanslarını sürdürdü.

Türk Tarih Kurumunda 1983'e kadar görev alan Eyice, kısa aralıklarla iki defa Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu üyeliği yaptı.

Sanatı, kültür tarihinin bir parçası olarak kabul eden Eyice, yaşamı boyunca "memleket irfanı için" diyerek, İstanbul'un kültürel mirasını çözümleyen bir arkeolog gibi, mimarideki etkileşimleri, dönüşümleri ve en geniş manasıyla mekanları şekil analizin ötesine geçerek inceleyen bir araştırmacıydı.

Usta tarihçi, henüz öğrenciyken fotoğraf makinasıyla İstanbul'u sokak sokak gezerek, şehrin dokusunu yakından tanımaya çalıştı.

Türk sanatının çeşitli devirlerinin üslup özelliklerinin nabzını tutan Eyice, çalışmalarında mimari kültürün ayrıntılarını kavramak amacıyla büyük ve ihtişamlı yapıların yanı sıra yeteri kadar dikkat çekmemiş çarşılar, bedestenler, çeşmeler, sebiller, köşkler, köprüler, su kemerleri olmak üzere birçok esere odaklandı.

Yurt içi ve yurt dışında birçok üniversitede ders veren Eyice, eğitim öğretim çalışmalarının yanı sıra Bizans ve Osmanlı sanatı konularında inceleme ve yüzey araştırmaları yaptı. Bizans sanatı araştırmalarına ek olarak Türk sanatının Avrupalılara tanıtılmasında da hizmet etti.

İslam Ansiklopedisi'ne 440 madde yazdı

Kuruluşundan itibaren Türkiye Diyanet Vakfının İslam Ansiklopedisi çalışmalarına önemli katkılarda bulunan Eyice, yaklaşık 440 madde ve madde bölümü yazdı. Türk Ansiklopedisi, MEB İslam Ansiklopedisi, Meydan Larousse, Küçük Türk İslam Ansiklopedisi, Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi, Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Türkiye Ansiklopedisi'ne yazdıklarıyla sanat tarihi alanındaki birikimini yansıtan Eyice'nin yaşamı boyunca bini aşkın kitapta makalesi ve araştırması yayımlandı.

Türkiye'de Bizans sanatının tanınmasında ve Osmanlı sanatıyla karşılaştırılmasında önemli rol oynayan Eyice, "İstanbul Minareleri", "Son Devir Bizans Mimarisi", "Galata ve Kulesi", "Bizans Devrinde Boğaziçi", "Eski İstanbul'dan Notlar", "Ayasofya", "Tarih Boyunca İstanbul", "Atatürk ve Pietro Canonica", "Fotoğraflarla Fatih Anıtları" (M.Tunay-B.Tanman'la), "Istanbul Petit Guide", "İstanbul: City of Domes", "Karadağ ve Karaman Çevresinde Arkeolojik İncelemeler" adlı kitapların yanı sıra 400'ü aşkın bilimsel makaleye imza attı.

Aynı zamanda tarihçilerin pusulası olarak gösterilen Eyice'nin yerli ve yabancı birçok toplu monografileri, kaybolan tarihi eserler hakkında çalışmaları, İstanbul ve Türk medeniyetine hizmet etmiş kişileri kapsayan çok sayıda yazısı da bulunuyor.

Semavi Eyice'nin Aldığı Ödüller

Semavi Eyice, 1997'de "Türkiye Bilimsel Araştırmalar Kurumu Hizmet Ödülü", 1998'de Fransa tarafından verilen "Legion d'Honneur Nişanı", 2009'da "Atatürk Kültür Merkezi Hizmet Ödülü" ve "Avrupa Kültürleri İstanbul Buluşması temalı onur ödülü", 2011'de "Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü", 2012'de "Edebiyat, Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği Özel Ödülü" ve 2014'te Diyanet İşleri Başkanlığının "Yüzyılın İslam Kültür Hizmeti Onur ve Hizmet Ödülü"nün sahibi oldu.

Tedavi gördüğü hastanede 28 Mayıs 2018'de yaşamını yitiren Eyice, Fatih Camisi haziresinde Prof. Dr. Halil İnalcık'ın yanına defnedildi.

Sanat tarihi profesörü Eyice'nin kendi ağzından çocukluğundan bu yana hayatının çeşitli devrelerini anlattığı söyleşi, 2014'te kitap olarak okuyucuyla buluşturuldu.

Aişe Hümeyra Akgül - AA


Benzer Haberler & Reklamlar