Antik Dönem’den Beri Üzüm Yetiştiriciliğinin Merkezi Manisa'da Hasat Başladı

Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim alanlarından biri olan Gediz Nehri Havzası, bu yıl da Sultani çekirdeksiz üzümün hasat ve kurutma mesaisine sahne oluyor. İzmir’in Menemen ilçesinden başlayıp Manisa’nın Sarıgöl ilçesine kadar uzanan bu geniş havza, Antik Dönem’den bu yana üzüm yetiştiriciliğinin merkezi konumunda.

Sabahın erken saatlerinde asmalardan toplanan üzümler, traktörlerle sergi alanlarına taşınıyor ve burada geleneksel yöntemlerle işlenerek kurutuluyor. Potasyum karbonat, su ve zeytinyağı karışımıyla yıkanan üzümler, yaklaşık on gün boyunca güneş altında bekletildikten sonra yeşilden kahverengiye dönüşerek kuru üzüm halini alıyor. Yaklaşık 1 milyon dekar bağ alanına sahip havza, Türkiye’nin kuru üzüm ihracatında belirleyici bir rol üstleniyor. Ancak bu yıl yaşanan dolu ve don felaketleri, ürün verimini önemli ölçüde düşürdü. Üreticiler, her şeye rağmen yüksek sıcaklıklara rağmen sabahın ilk ışıklarıyla başlayan yoğun emek gerektiren mesailerini sürdürüyor. Sultani çekirdeksiz üzüm, sadece bölge ekonomisi için değil, aynı zamanda Türkiye’nin tarımsal üretim çeşitliliği ve ihracat gelirleri açısından da stratejik bir ürün olmayı sürdürüyor.

Tarihsel ve Tarımsal Önemi
Gediz Havzası, yüzyıllardır bağcılığın merkezi olma özelliğini koruyor. Antik Dönem kaynaklarında da adı geçen bu üretim havzası, Anadolu’nun bağcılık geleneğinin sürekliliğini gösteren nadir örneklerden biri. Sultani çekirdeksiz üzüm, hem sofralık olarak tüketilmesi hem de kurutularak ihraç edilmesiyle bölge tarımında kilit bir konumda bulunuyor. Hasat süreci, tarım işçilerinin sabah 05.30’da bağlara girmesiyle başlıyor ve öğle sıcağına kadar devam ediyor. Ardından üzümler, özenle sergi alanlarına taşınıyor. Burada zeytinyağı, su ve “posata” olarak bilinen potasyum karbonat karışımıyla yıkanarak hem daha parlak bir görünüm kazanıyor hem de güneşin olumsuz etkilerinden korunuyor. Yaklaşık on günlük doğal kurutma sürecinin sonunda üzümler, bölgesel üretim geleneğinin ürünü olarak dünya pazarına sunuluyor.

Güncel Zorluklar ve Üreticilerin Çabası
Bu yıl üreticilerin en büyük sorunu, iklim kaynaklı zararlar oldu. Özellikle ilkbaharda etkili olan don ve dolu, bağlardaki verimi büyük ölçüde düşürdü. Turgutlu ilçesinde üretim yapan Burcu Sever Özgenç, üzüm hasadının tamamen insan emeğine dayandığını vurgulayarak, “40 derece sıcaklıkta çalışmaya devam ediyoruz, ama verim düşük. Yine de elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.” sözleriyle üreticilerin zorluklara karşı mücadelesini dile getirdi. Buna rağmen Sultani çekirdeksiz üzüm, Manisa ve çevresi için ekonomik ve kültürel önemini koruyor. Ürün, hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de ihracat gelirleriyle Türkiye’nin dünya tarımındaki güçlü konumunu pekiştiriyor. Bu durum, bölgedeki bağcılığın yalnızca bir tarımsal faaliyet değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir yaşam pratiği olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

AA Kamil Tekmen


Benzer Haberler & Reklamlar