Fransa’nın başkenti Paris’te UNESCO merkezinde düzenlenen “Uluslararası Sıfır Atık Günü” etkinliği, gıda israfı ve atık yönetimi konularında küresel farkındalığı yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’nin öncülüğünde büyüyen Sıfır Atık yaklaşımı, çevre diplomasisinin önemli bir unsuru olarak öne çıkarken, sürdürülebilir gelecek için uluslararası işbirliğinin gerekliliği bir kez daha vurgulandı.
Küresel sorunlara ortak platform
UNESCO’nun Paris’teki merkezinde 30 Mart “Uluslararası Sıfır Atık Günü” kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, farklı ülkelerden diplomatik temsilcileri ve uzmanları bir araya getirdi. Türkiye’nin UNESCO Daimi Temsilciliği ev sahipliğinde düzenlenen programda, çevre politikaları ve sürdürülebilirlik ekseninde yürütülen küresel çabalar ele alındı.
Etkinlikte, Emine Erdoğan’ın video mesajı ile Sıfır Atık Hareketi’nin uluslararası etkisi vurgulandı. Katılımcılar ayrıca “Dünya için bir adım” başlıklı sergiyi gezerek, çevre bilincine yönelik görsel anlatımlarla buluştu ve Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzaladı.
Gıda israfı: Küresel kriz ve çevresel tehdit
Türkiye’nin UNESCO Daimi Temsilcisi Gülnur Aybet, konuşmasında her yıl 2 milyar tondan fazla kentsel atık üretildiğini ve bu miktarın 2050’de 3,8 milyar tona ulaşabileceğini belirtti. Aybet, atık kirliliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Bu yılki etkinliğin odağında yer alan gıda israfının boyutları ise dikkat çekici: Dünya genelinde yılda yaklaşık 1 milyar ton gıda çöpe giderken, yüz milyonlarca insan açlık ve gıda güvensizliği ile karşı karşıya bulunuyor. Gıda atıkları, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8 ila 10’unu oluşturuyor.
Aybet, bu tablo karşısında Sıfır Atık yaklaşımının sürdürülebilir ekonomi ve iklim eylemi için kritik bir araç olduğunu ifade ederek, özellikle gıda israfının azaltılmasının kısa vadede somut sonuçlar doğurabilecek alanlardan biri olduğunun altını çizdi.
Türkiye’nin öncülüğünde küresel hareket
Türkiye’nin 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık Girişimi, kısa sürede uluslararası bir politika aracına dönüştü. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 2022 yılında kabul edilen kararla 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesi, bu sürecin en önemli dönüm noktalarından biri olarak öne çıktı.
UNESCO Genel Konferansı 43. Oturum Başkanı Khondker Mohammad Talha, dünyanın mevcut üretim ve tüketim alışkanlıklarının sürdürülemez olduğuna dikkat çekerek “Sadece bir gezegenimiz var” ifadesiyle küresel sorumluluğa vurgu yaptı.
UNESCO Yürütme Kurulu Başkanı Nasser Bin Hamad Al Hinzab ise her gün 1 milyon tondan fazla gıdanın israf edildiğini belirterek, bu durumun sürdürülebilirlik hedefleriyle çeliştiğini ifade etti.
Sürdürülebilir gelecek için ortak eylem çağrısı
UNESCO Genel Direktör Yardımcısı Lidia Arthur Brito, gıda israfının insanlık için “acı bir paradoks” olduğunu belirterek, açlık ve israfın aynı anda var olmasının küresel sistemdeki eşitsizlikleri gözler önüne serdiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı yetkilisi Steven Stone da atık yönetiminin maliyetinin 250 milyar doları aştığını belirterek, Türkiye’nin bu alandaki liderliğinin uluslararası işbirliği açısından önemli bir örnek oluşturduğunu dile getirdi.
Uzmanlar, sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevre politikası değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirlik, sosyal adalet ve kaynak yönetimi açısından bütüncül bir model sunduğunu vurguluyor. Paris’teki etkinlik, bu yaklaşımın küresel ölçekte yaygınlaştırılması için güçlü bir irade ortaya koydu.


Nezih Başgelen: Türkiye her yıl biraz daha iyi ajanda ile kültürel alanda ilerliyor.
Pera Müzesi'nin Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisi yenilendi
Koç Holding, Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat sergisine hazırlanıyor
Kibyra Antik Kenti'ndeki Medusa Mozaiği Yeniden Ziyarete Açıldı