Sultanhanı Kervansarayı’nda Zaman Yolculuğu Deneyimi

Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından 1229’da İpek Yolu üzerinde inşa ettirilen Sultanhanı Kervansarayı, yeni müze konseptiyle ziyaretçilerini 13. yüzyıla taşıyor. UNESCO’nun 2014’te Dünya Mirası Geçici Listesi’ne aldığı yapı, restorasyon sonrası Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hibesiyle düzenlenen mutfak, taht odası, hamam ve şifahane gibi mekânlarla deneyim odaklı biçimde yeniden açıldı.

Sultanhanı Kervansarayı’nda Selçuklu Dönemi Yeniden Canlandırılıyor

İpek Yolu’nun Güvenlik ve Konaklama Mirası
Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından 1229 yılında İpek Yolu üzerinde inşa ettirilen Sultanhanı Kervansarayı, tarihsel işlevini çağdaş bir müze diliyle yeniden üretmeye hazırlanıyor. Konya-Aksaray kara yolunda, Sultanhanı ilçesi girişinde bulunan yapı; ticaret yollarında konaklama, lojistik ve güvenlik sağlama amacıyla inşa edilen Selçuklu kervansaray geleneğinin en güçlü örnekleri arasında kabul ediliyor.
UNESCO tarafından 2014 yılında Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen kervansaray, yalnızca mimari bir anıt değil; aynı zamanda Anadolu’da ticaret ağlarının, şehirleşmenin ve sosyal dayanışma kurumlarının nasıl şekillendiğine dair somut bir belge niteliği taşıyor.

Mimari Kurgu: Kesme Taş, Kuleler ve İki Bölümlü Plan
Sultanhanı Kervansarayı, kesme taş duvarları, kulelerle güçlendirilmiş savunmacı karakteri ve revaklı avlulu planıyla öne çıkıyor. Yapı, yazlık açık avlu bölümü ile kışlık kapalı hol kısmından oluşan iki bölümlü bir şemaya sahip. Bu kurgu, Selçuklu döneminde iklim koşullarına göre tasarlanmış işlevsel mimari anlayışın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

2020’de restorasyon süreci tamamlanan yapı, ziyaretçiye yalnızca bir “gezilecek mekân” sunmak yerine, Selçuklu dünyasını mekânsal olarak deneyimletecek yeni bir içerik tasarımına yöneldi. Bu yaklaşım, kültürel mirasın korunmasının yanı sıra, mirasın anlatı ve eğitim boyutunu da güçlendirmeyi hedefliyor.

Yeni Odalarla “Yaşayan Müze” Deneyimi
Sultanhanı Belediye Başkanı Fahri Solak’ın verdiği bilgilere göre, kervansaray her yıl yaklaşık 500 bine yakın yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor ve bu sayı giderek artıyor. Daha önce yapı içerisinde halı müzesi ve müze kafe açılmış, ancak kullanılmayan 10 oda boş kalmıştı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınan hibe desteğiyle bu odalar, dönemin kullanım biçimlerine uygun şekilde yeniden düzenlendi. Mutfak, taht odası, Alaaddin Keykubat’ın yatak odası, kütüphane, ahi odası, misafir kabul odası, hamam, şifahane ile koku ve sağlık odası gibi mekânlar, dönemin ruhunu yansıtan eşyalarla tefriş edilerek müze konseptine dönüştürüldü.

Solak, bu dönüşümün en önemli çıktılarından birinin ziyaret süresini artırması olduğunu vurguluyor: Daha önce 20-25 dakika içinde gezilip çıkılan yapı, yeni mekân kurgusuyla daha uzun süreli bir deneyime dönüşmüş durumda. Ziyaretçilerden gelen geri bildirimler ise tarihsel atmosferin “bire bir yaşatıldığı” yönünde.
Bu yeni yaklaşım, Sultanhanı Kervansarayı’nı yalnızca taş bir anıt olmaktan çıkararak, Selçuklu döneminin gündelik hayatına dair çok katmanlı bir anlatı mekânına dönüştürüyor.


Benzer Haberler & Reklamlar