Sultanahmet 400 Yıl Sonra Yenilendi, Ayasofya’da Tarihin En Kapsamlı Projesi Devam Ediyor

27 Şubat 2026’da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve bilim kurulları üyeleriyle Ayasofya-i Kebir Cami ve Sultanahmet Camii’ndeki restorasyonları inceledi.

Bakanlık Vizyonu ve Saha Ziyareti
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 27 Şubat 2026’da İstanbul Valisi Davut Gül ve ilgili bilim kurulları üyeleriyle Ayasofya-i Kebir Cami ve Sultanahmet Camii’ndeki restorasyon projelerini yerinde denetledi. Ersoy, süreçlerin bilim kurulları denetiminde, şeffaf ve çağdaş standartlara uygun yürütüldüğünü vurguladı.

Sultanahmet’te restorasyonun tamamlandığını, Ayasofya’da ise çok katmanlı müdahalenin planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini açıkladı. Bakanlık, 2018’den beri restorasyon, inşa ve ihya çalışmalarını ana hizmet alanı haline getirdiğini belirterek, Bodrum Kalesi’nden Sümela Manastırı’na, Selimiye’den Kariye Camii’ne, Galata ve Kız Kulesi’nden Haydarpaşa Garı’na kadar onlarca eserin restore edildiğini; yurt dışında Tiran Ethem Bey Camii ve Macaristan Gül Baba Türbesi gibi ata yadigârı yapıların ihya edildiğini hatırlattı. 6 Şubat 2023 depremi sonrası 11 ilde yıkılan eserlerin yeniden inşası da bu kapsamda yer aldı.

Ayasofya’da Tarihin En Kapsamlı Restorasyon Projesi
Ayasofya-i Kebir Cami’de yürütülen restorasyon, yapının Roma, Bizans ve Osmanlı katmanlarını koruyan Cumhuriyet tarihinin en geniş ölçekli müdahalesi olarak tanımlanıyor. Kuzey, doğu ve güney cepheler ile minarelerde yaklaşık 11 bin metrekare iskele kuruldu. Analizler sonucunda kuzey ve doğu cephelerde tespit edilen çimento esaslı sıvalar 2.800 m² alanda titizlikle temizlendi; raspalama sonrası biyolojik oluşum ve tuzdan arındırma işlemleri uygulandı. Mermer yüzeylerde mekanik temizlik devam ederken, merkez laboratuvar analizleri Erken Bizans, Geç-Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait derz ve harç bulgularını ortaya çıkardı. Bilim heyeti onayıyla bu dönemlere uygun el yapımı tuğla üretildi ve onarımlarda kullanıldı. Georadar taramaları ve sayısal modelleme ile 5.200 m² alanda güçlendirme projeleri hazırlandı ve onaylandı. Minarelerde, kuzeydoğu minaresinde şerefe altına kadar kontrollü söküm yapıldı; taşlar belgelendi, özgün yöntemlerle onarıldı ve yeniden örüldü. Mukarnas, petek, basamak, şerefe döşemeleri, korkuluklar, püskül imalatları ve bakır alem altın varak kaplaması tamamlandı; külah ve kurşun işleri sürüyor. Paslanmaz plaka ve rotlarla statik güçlendirme eş zamanlı ilerliyor.

Kubbe ve İç Mekan Müdahaleleri: Bilimsel ve Teknik Detaylar
Ayasofya’nın kubbesinin mimari-mühendislik şaheseri olduğu vurgulanarak, müdahaleler bilimsel tetkiklerle gerçekleştiriliyor. Kurşun örtü kaldırılırken mozaik ve iç mekan korunması için geçici çelik çatı ve platform projeleri onaylandı. 43,5 metre yüksekliğindeki çelik platform kurulumu öncesi zemin testleri, yükleme analizleri, georadar ve titreşim testleri yapıldı. Harimde mermer döşemeler belgelendi ve söküldü; yük dağılımı ve zemin koruması için çok katmanlı geçici döşeme sistemi uygulandı. Asansör ve merdiven erişimi sağlandı. Kubbe eteğinde temel ve baza imalatları ile çelik eleman üretimi atölyede devam ediyor. Bu adımlar, yapının uzun vadeli yapısal güvenliğini ve özgün malzeme yaşatılmasını hedefliyor.

Yer Altı Tünelleri ve Hipoje Keşifleri
Restorasyon sırasında Ayasofya’nın yer altı tünelleri ve hipoje (mezar yapısı) bölgelerinde etüt ve temizlik çalışmaları yoğunlaştı. Batı Bahçe’de Mekan 1 (31 Ocak-10 Mart 2025: 112 ton dolgu tahliyesi), Mekan 2 (12 Mart 2025’ten itibaren: 522 ton) ve Mekan 3’te (kısa sürede 32 ton) temizlik ilerledi. Yüzlerce metre uzunluğundaki 7 tünel hattı belgelendi; toplam 1.068 ton toprak çıkarıldı. Vezir Bahçe’deki hipoje alanında (2 Haziran-13 Ağustos 2025) 102 ton dolgu tahliye edildi; ana koridor ve simetrik mezar odaları gün yüzüne çıkarıldı. Amaç, tarihsel katmanları ortaya çıkararak riskleri tespit etmek ve mirası güvenli korumaktır. Tüm müdahaleler bilim heyeti onayıyla temizlik, belgeleme ve statik önlemlerle yürütülüyor; spekülasyonlara karşı kamuoyu doğru bilgilendiriliyor.

Sultanahmet Camii’nde 400 Yılı Aşan En Kapsamlı Müdahale
Sultanahmet Camii’nde restorasyon 2018’de başladı; deprem sonrası acil müdahalelerin ötesinde ibadete ve ziyarete kapatılmadan kapsamlı uygulama yapıldı. Harimde 1.200 m² alana 8 metre yüksekliğinde çelik platform ve 35 metre iskele kuruldu; ana kubbe kotuna ulaşıldı. 6 minarenin yapısal onarımı, külah ve korkuluk detayları tamamlandı. Yaklaşık 400 ton kurşun kaplama yenilendi; kubbe, ağırlık kulesi, revaklar ve minare alemleri altın kaplandı. İç-dış cephe taş/mermer temizlik ve sağlamlaştırma yapıldı. Revaklı avluda devşirme mermer döşeme sökülerek zemin altyapısı güçlendirildi, yağmur suyu tahliyesi sağlandı. 22 binden fazla 16.-17. yüzyıl çini karosu belgelendi; çimento müdahaleleri kaldırılarak özgün katmanlara ulaşıldı. Kalem işi ve malakari bezemelerde konservasyon, eksik kısımlar özgün tekniklerle bütünlendi. Kündekari sedefli ahşap kapı/kepenkler, bronz/demir şebekeler restore edildi. Evliya Çelebi’nin babası tarafından yapılan altın tombak işçilikli kapıda çalışmalar sürüyor; Hünkar Kasrı restorasyonu ve peyzaj devam ediyor.

Şeffaflık, Eleştirilere Yanıt ve Teşekkürler
Ersoy, eleştirilere karşı en güçlü cevabın yapılan işler olduğunu belirterek (Kız Kulesi örneği), tüm projelerin şeffaflıkla paylaşılacağını ifade etti. Ayasofya Bilim Kurulu’ndan Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın, Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten; Sultanahmet Kurulu’ndan Prof. Dr. Zekai Celep, Doç. Dr. Sultan Karaoğlu, Dr. Ali Rıza Özcan, Dr. Ahmet Vefa Çobanoğlu, Dr. Feyhan İnkaya Takoğlu, Yüksek Mimar İbrahim Hakkı Yiğit’e; ortak üyeler Prof. Dr. Can Şakir Binan ve Prof. Dr. Ahmet Güleç’e teşekkür etti. Sahadaki uzmanlar, sanatçılar ve işçilere şükranlarını sundu. Bu restorasyonlar, Türkiye’nin kültürel mirası stratejik sorumluluk olarak koruma politikasının en somut örneğini oluşturuyor.

Kaynak: Özlem Limon aa

İlgili Haberler


Benzer Haberler & Reklamlar