Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Osmanlı sadrazamı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’ya ait 546 eserden oluşan koleksiyonu kataloglayarak dijital erişime açtı. “Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Koleksiyonu Kataloğu ve Dijitalleştirme” projesiyle eserlerin bibliyografik verileri ve görüntüleri yek.gov.tr üzerinden araştırmacılara sunuluyor. Çalışma, Osmanlı yazılı kültürünün korunması, bilimsel erişimin hızlandırılması ve koleksiyonların standart kataloglama ile görünür kılınması açısından kritik
Yazma Eserlerde Yeni Dönem: Koleksiyonlar Dijital Hafızaya Taşınıyor
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), Osmanlı Devleti’nin en tartışmalı ama aynı zamanda en güçlü devlet adamlarından biri olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın yazma eser koleksiyonunu dijitalleştirerek araştırmacıların kullanımına açtı. “Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Koleksiyonu Kataloğu ve Dijitalleştirme” başlıklı proje kapsamında, 488 cilt içinde yer alan 546 eserin katalog bilgileri ve dijital görüntüleri kurumun çevrim içi veri tabanı üzerinden erişilebilir hale getirildi.
Bu hamle, yalnızca bir koleksiyonun çevrim içi görünürlüğünü artırmakla sınırlı kalmıyor; Osmanlı yazılı kültürünün temel taşı olan yazmaların korunması, erişim ve araştırma süreçlerinin hızlandırılması açısından da güncel bir örnek teşkil ediyor. Kültürel mirasın dijital yöntemlerle sürdürülebilir biçimde korunması, özellikle son yıllarda uluslararası literatürde “dijital beşeri bilimler” bağlamında tartışılan en kritik başlıklardan biri haline gelmiş durumda. TÜYEK’in bu proje ile oluşturduğu model, Türkiye’deki yazma mirasının kurumsal ölçekte yeniden okunmasına da zemin hazırlıyor.
546 Eser, Tek Platform: yek.gov.tr’nin Stratejik Rolü
TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz, kurumun yürüttüğü kataloglama ve dijitalleştirme çalışmalarının bir süredir yeni standartlar üzerinden ilerlediğini vurgulayarak, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Koleksiyonu’nun bu zincirin önemli halkalarından biri olduğunu belirtti. Yılmaz’a göre Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Hacı Bektaş Veli Dergâhı ve Trabzon Yazmaları gibi koleksiyonların erişime açılması, kurumun dijital kültür politikası açısından bir “kurumsal süreklilik” oluşturuyor.
Yılmaz, kurum veri tabanının 500 bine yakın yazma eseri barındırdığını ve yek.gov.tr’nin dünyanın en büyük yazma eser portallarından biri olduğunu dile getirerek, bu ölçekte bir dijital arşivin hem akademi hem de meraklı okur kitlesi için benzersiz bir kaynak sunduğunu ifade etti. Bu çerçevede Merzifonlu koleksiyonunun çevrim içi erişime açılması, yalnızca bir sadrazamın şahsi kütüphanesini değil, 17. yüzyıl Osmanlı ilim dünyasının “okuma haritasını” da görünür kılıyor.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa: Siyasi Kaderin Ötesinde Kültürel Bir Portre
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, tarih yazımında çoğunlukla 1683 Viyana Seferi ve sonrasında yaşanan siyasi çöküşle birlikte anılsa da, kültürel ve entelektüel yönü uzun süre ikincil planda kalmış bir isimdir. Dr. Coşkun Yılmaz, Paşa’nın “hazin bir son ve idamla biten” hayat hikâyesinin geride bıraktığı en kalıcı unsurlardan birinin yazma eser koleksiyonu olduğuna dikkat çekerek, bu koleksiyonun dijitalleştirilmesini “son derece kıymetli” bir çalışma olarak tanımladı.
Bu yaklaşım, Osmanlı tarihindeki seçkin aktörlerin yalnızca askerî ve idari faaliyetleriyle değil, aynı zamanda ilme, kitaba ve kültüre yaptıkları yatırımlarla da değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Nitekim Osmanlı elitinin kurduğu kütüphaneler, vakfiyeler ve külliyeler, devletin yalnızca siyasi değil kültürel bir süreklilik üretme biçimlerini de temsil eder.
8 Yıl Fiilen Devleti Yöneten Sadrazam: Tarihçinin Yorumu
Tarihçi ve yazar Prof. Dr. Abdülkadir Özcan, Merzifonlu’nun Merzifon kökenli bir Türk ailenin evladı olduğunu, babası Oruç Bey’in IV. Murat’ın Bağdat seferinde şehit düşmesi nedeniyle henüz dört yaşındayken yetim kaldığını aktardı. Özcan’a göre Merzifonlu’nun kaderini belirleyen en önemli etken, Köprülü Mehmet Paşa’nın himayesinde yetişmesi ve Köprülü ailesinin siyasi tecrübe havzası içinde eğitim almasıydı.
Özcan, Kara Mustafa Paşa’nın sadaret kaymakamlığı döneminde, Fazıl Ahmet Paşa seferdeyken devletin iç işlerini yönettiğini ve yaklaşık sekiz yıl boyunca fiilen yönetimde belirleyici rol oynadığını vurguladı. 1676’da sadrazamlığa getirilen Merzifonlu’nun 1678’de yaptığı seferin Osmanlı-Rus ilişkilerinde “ilk sıcak temas” niteliği taşıdığını belirten Özcan, Viyana seferine ise Orta Avrupa meselesini çözmek amacıyla çıktığını ancak şartların uygun olmadığını, karar süreçlerinde meşveretin yeterince işletilmediğini ifade etti.
Bu yorum, Merzifonlu’nun askeri ve siyasi mirasının tartışmalı yönlerini saklamadan; onu Osmanlı devlet geleneği içinde çok boyutlu bir figür olarak yeniden ele almayı mümkün kılıyor.
Koleksiyonun Bilimsel Niteliği: “Üst Medrese” Okuma Kültürü
TÜYEK Katalog Koordinatörü ve Yazma Eser Uzmanı Ali Aslan, koleksiyonun tarihsel serüveni hakkında önemli ayrıntılar paylaştı. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Külliyesi’nin Çarşıkapı’da yer aldığını, külliyenin bir parçası olan kütüphanenin vakfiyesinde kitapların da kayıtlı bulunduğunu belirten Aslan, koleksiyonun önce Nuruosmaniye Kütüphanesi’ne, daha sonra Beyazıt Kütüphanesi’ne intikal ettiğini ve bugün Beyazıt Umumi Koleksiyonu içinde yer aldığını söyledi.
Aslan’a göre koleksiyon, içerik itibarıyla klasik bir medrese koleksiyonu olmakla birlikte, sıradan bir eğitim düzeyini değil “üst medrese” seviyesini temsil ediyor. Özellikle Hanefi fıkhının temel metinlerinin koleksiyon içinde önemli bir ağırlığa sahip olması, bu kütüphanenin kadı veya müderris olmaya namzet öğrenciler için bir başvuru kaynağı olarak kullanıldığını düşündürüyor. Aslan, fıkıh veya tarih çalışılacaksa koleksiyonda eski tarihli nüshalara ve müellif hattı örneklerine ulaşmanın mümkün olduğunu belirterek, bu yönüyle koleksiyonun bilimsel değerini vurguladı.
Dijitalleşme, Erişim ve Gelecek: Yazılı Kültürün Yeni Haritası
Prof. Dr. Abdülkadir Özcan, dijitalleşmenin yazma eser araştırmalarında yarattığı dönüşüme dikkat çekerek, bu tür projelerin “bugüne ışık tutan” yönünün, eserlerin bir tıkla araştırmacının masasına gelmesi olduğunu ifade etti. Artık kütüphanelere fiziksel olarak gitmeden, yazmalara erişilebilmesi; özellikle şehirlerarası ve uluslararası araştırmacılar açısından ciddi bir zaman ve maliyet avantajı sağlıyor.
TÜYEK’in yürüttüğü dijitalleştirme ve kataloglama faaliyetleri, yalnızca eserlerin korunmasını değil; aynı zamanda Türkiye’nin kültürel mirasını küresel bilim dünyasıyla daha güçlü bir biçimde buluşturmayı da hedefliyor. Dr. Coşkun Yılmaz’ın vurguladığı üzere, ilme ve kültüre yatırım yapan aktörlerin kalıcı biçimde hatırlanması, yazma eserlerin günümüzün dijital araçlarıyla yeniden dolaşıma sokulması sayesinde daha görünür hale geliyor.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Koleksiyonu’nun dijital erişime açılması, Osmanlı kültür tarihinin yalnızca savaşlar ve seferler üzerinden değil, kitaplar, kütüphaneler ve ilim dünyası üzerinden de okunabileceğini hatırlatan güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor.
Ahmet Esad Şani aa


Buldan’da Bulunan Tahıl Küpü Koruma Altına Alındı
Sultanhanı Kervansarayı’nda Zaman Yolculuğu Deneyimi
Listra Kazılarında Selçuklu Dönemine Tarihlenen Tılsımlı Kolye Ucu Bulundu
Cem Karaca: Anadolu Rock’ın Hafızası, Sürgünün Sesi ve Dönüşün Şarkısı