Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin 2018’de açtığı Radyo ve Gramofon Müzesi, 1890’dan günümüze uzanan 703 parçalık koleksiyonuyla iletişim tarihini görünür kılıyor. Müzenin en dikkat çekici objesi ise telgraftan dönüştürülen 1920 Fransız yapımı lambalı radyo. Askerî ve istihbarat amaçlı kullanılan bu cihaz, erken dönem yayıncılık teknolojisini somutlaştırarak özellikle genç ziyaretçilere nostaljik ve öğretici bir deneyim sunuyor.
Malatya’da İletişim Tarihine Açılan Müze
Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Radyo ve Gramofon Müzesi, 1890’dan günümüze uzanan geniş koleksiyonuyla Türkiye’de iletişim teknolojilerinin dönüşümünü izlenebilir kılan örnek kurumlardan biri olarak öne çıkıyor. Kent mimarisine uygun biçimde 2018’de inşa edilen iki katlı kerpiç evde hizmet veren müze, toplam 703 eseri kronolojik düzenle ziyaretçilere sunuyor. Koleksiyonda yalnızca cihazlar değil; TRT Radyosu’nun gelişimi, İstanbul Telsiz Evi, ilk radyo yayını ve tematik yayıncılık bölümlerine ilişkin materyaller de yer alıyor.
Müze, özellikle çocuklar ve gençler açısından “nostalji” ile “teknoloji tarihi”ni bir araya getiren eğitsel bir deneyim alanı oluşturuyor. Bu yönüyle, yerel müzeciliğin güncel hedeflerinden biri olan teknoloji okuryazarlığı ve kültürel hafıza üretimine katkı sunuyor.
Telgraftan Radyoya: 1920 Model Bir Dönüşüm Nesnesi
Müzenin en dikkat çeken parçalarından biri, telgraftan dönüştürülen 1920 yılı Fransız yapımı lambalı radyo. Yapıldığı dönemde askeri ve istihbarat amaçlı kullanıldığı belirtilen cihaz, erken dönem haberleşme ve yayın teknolojisinin somut bir temsilcisi olarak değerlendiriliyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi Müzeler Sorumlusu Ebubekir Yalnız, müzedeki eserlerin kronolojik sıraya göre sergilendiğini vurgulayarak, söz konusu radyonun ziyaretçilerde özel bir merak uyandırdığını ifade ediyor.
Yalnız’a göre cihazın içinde günümüz radyolarından farklı olarak lambalar bulunuyor. Bu lambalar hem güvenlik işlevi görüyor hem de ses kalitesini ve çekim gücünü artırıyor. Dönemin teknik mantığına göre, lambaların sayısı arttıkça yayın alım kalitesi de yükseliyor. Cihazın üst bölümünde antenler yer alırken, ilk dönemlerde evlerin çatılarında kullanılan “kılçık anten” sistemleriyle bağlantı kurulduğu; sonraki yıllarda ise antenin radyoya entegre edildiği belirtiliyor.
Ziyaretçi Deneyimi: Nesneler Üzerinden Tarih Okuması
Müze ziyaretçilerinden Sümeyye Karadağ, asırlık cihazları görmenin kendisinde şaşkınlık ve heyecan uyandırdığını belirterek, özellikle cihazların boyutlarıyla günümüz minimalist tasarımları arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu dile getiriyor. Karadağ’ın “Bu radyolar hangi haberleri taşıdı, kimler dinledi?” sorusu, müzenin yalnızca teknik bir sergileme değil, aynı zamanda geçmişe dair düşünsel bir merak üretme kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor.
Bu bağlamda Malatya’daki Radyo ve Gramofon Müzesi, erken dönem yayıncılığın maddi izlerini koruyarak, teknolojinin toplumsal hafızadaki yerini görünür kılan önemli bir kültür durağı niteliği taşıyor.
Okan Coşkun aa


Buldan’da Bulunan Tahıl Küpü Koruma Altına Alındı
Sultanhanı Kervansarayı’nda Zaman Yolculuğu Deneyimi
Listra Kazılarında Selçuklu Dönemine Tarihlenen Tılsımlı Kolye Ucu Bulundu
Cem Karaca: Anadolu Rock’ın Hafızası, Sürgünün Sesi ve Dönüşün Şarkısı