Kurutulan Gavur Gölü Yeniden Su Tuttu

Kurutulan Gavur Gölü Yeniden Su Tuttu

1964’te sıtmayla mücadele ve tarım alanı kazanımı amacıyla kurutulan Kahramanmaraş’taki Gavur Gölü, son yağışların ardından yeniden su tutarak kuş türlerine ev sahipliği yapmaya başladı. Uzmanlara göre gölde su rejiminin kalıcı hâle gelmesi, hem göçmen kuşlar için üreme ve konaklama alanı oluşturacak hem de bölgedeki tarımsal verimlilik ile ekosistem dengesine önemli katkılar sağlayacak.

Tarihsel Arka Plan ve Yeniden Su Tutma Süreci
Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesi sınırlarında yer alan Gavur Gölü, 1964 yılında sıtmayla mücadele ve tarım alanı elde etme amacıyla kurutularak “Sağlık Ovası”na dönüştürülmüştü. Ancak son haftalarda etkili olan yoğun kar ve yağmur yağışları, göl havzasında yeniden su birikimini mümkün kıldı. Uzun yıllar kurak kalan alanın tekrar su tutması, bölgenin hidrolojik ve ekolojik hafızasının tamamen kaybolmadığını gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Yapılan gözlemlerde sakarmeke, ördek, angut, su çulluğu, karabatak, mezgeldek, martı ve balıkçıl gibi çok sayıda türün alana geri döndüğü kaydedildi. Kuş hareketliliğinin havadan görüntülenmesi, sulak alanın kısa sürede biyolojik cazibe merkezi hâline gelebildiğini ortaya koydu.

Prof. Dr. Kevser Cırık

Göç Yolları Üzerindeki Stratejik Konum
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kevser Cırık’a göre, Gavur Gölü Türkiye’nin önemli kuş göç yolları üzerinde bulunuyor. Kurutulmadan önce yaklaşık 450 kuş türünün kaydedildiği alanda, bunların 239’unun gölü konaklama veya mola noktası olarak kullandığı belirtiliyor.

Cırık, suyun kalıcılığının sağlanması hâlinde gölün yeniden önemli bir konaklama ve üreme alanına dönüşebileceğini ifade ediyor. Bu durum, yalnızca tür çeşitliliği açısından değil, bölgesel ekosistem sürekliliği bakımından da kritik bir eşik anlamına geliyor.

Ekosistem ve Tarımsal Etkiler
Gavur Gölü’nün yeniden su tutması, yalnızca kuş popülasyonları için değil, çevredeki bitki örtüsü ve diğer canlı türleri açısından da yaşamsal önem taşıyor. Sulak alanlar; yeraltı sularını besleyen, yüzey sularını tutan ve toprağın nem dengesini koruyan doğal sistemler olarak işlev görüyor. Bu özellikleri sayesinde tarım arazilerinde su seviyesini dengeleyerek verimliliği artırıyor ve erozyonu azaltıyor.

Prof. Dr. Cırık, geçmişteki drenaj ve kurutma çalışmalarının habitat üzerinde uzun süreli etkiler bıraktığını, ancak son yağışların gölün toparlanma potansiyelini ortaya koyduğunu vurguluyor. Bunun kalıcı bir ekolojik iyileşmeye dönüşebilmesi için sürdürülebilir su yönetimi politikalarının uygulanması gerektiği ifade ediliyor.
Gavur Gölü’nün yeniden canlanması, Türkiye’de kaybedilmiş sulak alanların restorasyonu ve iklim değişikliği bağlamında su rejimi yönetimi tartışmalarına somut bir örnek sunuyor.

Kaynak: Mehmet Kasapkara aa


Benzer Haberler & Reklamlar