Hisardere Nekropolü’nde Benzersiz Keşif: Çoban İsa Tasvirli Hipoje Restorasyonu

Hisardere Nekropolü’nde Benzersiz Keşif: Çoban İsa Tasvirli Hipoje Restorasyonu

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan Hisardere nekropol alanında sürdürülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan “Çoban İsa” freski, Anadolu’daki Erken Hristiyanlık ikonografisi açısından benzersiz bir keşif olarak değerlendiriliyor. Roma ve Erken Bizans dönemlerine tarihlenen hipojede bulunan fresklerin zarar görmeden gün yüzüne çıkarılması için titiz koruma ve restorasyon çalışmaları yürütülüyor.

Hisardere Nekropolü ve Kazıların Tarihsel Bağlamı
İznik’in kuzeydoğusunda yer alan Hisardere mevkii, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde, yaklaşık MS 2. yüzyıldan 5. yüzyılın sonlarına kadar aktif olarak kullanılan önemli bir nekropol alanı olarak bilinmektedir. Günümüzde kazı çalışmaları sürdürülen alan, geçmişte bağ ve zeytinlik olarak kullanılan yaklaşık 10 dönümlük bir araziyi kapsamaktadır. 2018 yılında başlatılan sistematik kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle ve “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yürütülmektedir. Çalışmalar, İznik Müze Müdürü Tolga Koparal başkanlığında, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden uzman bir akademik ekip tarafından gerçekleştirilmektedir.

Hipoje Geleneği ve Mezar Mimarisinin Özellikleri
Kazıların temel amacı, Roma ve Erken Bizans dönemlerine ait mezar mimarisi ile gömü geleneklerini ayrıntılı biçimde ortaya koymaktır. Bu kapsamda araştırılan yapılardan biri, yer altında tonozlu mimarisiyle dikkat çeken bir hipojedir. Hipoje, ölülerin yatırıldığı taş kline, duvar resimleri ve sembolik tasvirlerle donatılmıştır. 3. yüzyıla tarihlendirilen bu mezar odası, hem mimari özellikleri hem de barındırdığı ikonografik unsurlarla dönemin inanç dünyasına ışık tutmaktadır.

Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç

“Çoban İsa” Freski ve İkonografik Önemi
Kazı sezonunun en dikkat çekici buluntusu, hipojenin kuzey duvarında yer alan ve Hazreti İsa’yı çoban olarak tasvir eden fresk olmuştur. Freskte İsa, omuzlarında bir, sağında ve solunda ikişer keçiyle betimlenmektedir. Erken Hristiyanlık Dönemi’nde “iyi çoban” teması, İsa’nın koruyucu ve yol gösterici kimliğini simgeleyen en erken ikonografik anlatımlardan biridir. Kazının bilimsel koordinatörü Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç, bu tasvirin Anadolu’da bugüne kadar bilinen ilk ve şimdilik tek duvar resmi örneği olduğunu vurgulamaktadır. İtalya’da çok sayıda benzeri bulunan bu ikonografinin Anadolu’daki varlığı, bölgenin erken Hristiyanlıkla olan kültürel ilişkilerini yeniden değerlendirmeyi gerektirmektedir.

Mezar Sahipleri ve “Cennet” Tasviri
Hipojenin doğu ve batı duvarlarında, mezar sahipleri ve onlara hizmet eden uşak figürleri resmedilmiştir. Fresklerde ayrıca çiçekler, kuşlar ve girlandlar gibi cennet betimlemeleri yer almaktadır. Kline üzerinde bulunan üç iskeletin bir erkek, bir kadın ve bir bebek mezar sahiplerine ait olduğu düşünülmektedir. Figürlerin giyim tarzı, mücevher detayları ve kompozisyonun zenginliği, mezarın aristokrat ya da varlıklı bir aileye ait olabileceğine işaret etmektedir. Prof. Dr. Meriç, tüm bu sahnelerin, ölümü bir son değil, cennetle bütünleşen bir geçiş olarak kurgulayan erken Hristiyanlık anlayışını yansıttığını ifade etmektedir.

Koruma, Restorasyon ve Gelecek Planları
Kazı sırasında hipojenin moloz ve toprakla dolu olduğu, iç mekânda ciddi tahribatların bulunduğu tespit edilmiştir. Öncelikle dolgu temizlenmiş, ardından iskeletler ve duvar resimleri belgelendirilmiştir. Aşırı derecede zarar görmüş iskeletler laboratuvar ortamına taşınırken, kline üzerindeki bireylerin yerinde korunması planlanmaktadır. Fresklerin yüzeyinde biriken kireç ve toz tabakasının, konservasyon uzmanları tarafından kontrollü biçimde temizlenmesi hedeflenmektedir. Ayrıca hipojenin üzerinin cam bir koruma sistemiyle kapatılarak hem korunması hem de ileride ziyaret edilebilir hale getirilmesi planlanmaktadır. Yapılan temizlik ve sağlamlaştırma çalışmalarının ardından fresklerin detaylarının daha net biçimde ortaya çıkması beklenmektedir.



 


Benzer Haberler & Reklamlar