Edirne Makedon Kulesi Restorasyonunda Son Aşama: 2026’da Ziyarete Açılıyor

Edirne’nin Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine tanıklık eden en önemli simgesel yapılarından biri olan Makedon Kulesi’nde 2021 yılında başlatılan kapsamlı restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde yürütülen proje kapsamında hem kulenin yapısal güçlendirmesi tamamlandı hem de çevresindeki arkeolojik alanda çok katmanlı tarihsel buluntular gün yüzüne çıkarıldı. Yapının 2026 yılının ortasında yerli ve yabancı ziyaretçilere açılması hedefleniyor.

Tarihsel Sürekliliğin Mimari Tanığı: Makedon Kulesi
Roma İmparatoru Hadrianus döneminde (MS 117–138) Edirne sur sisteminin bir parçası olarak inşa edilen Makedon Kulesi, antik kentin savunma mimarisinden günümüze ulaşabilmiş nadir örneklerden biridir. Osmanlı döneminde Edirne Valisi Hacı İzzet Paşa tarafından eklenen ahşap katlar ve saat mekanizması sonrasında yapı “Saat Kulesi” olarak anılmaya başlamış; farklı dönemlerde yangın gözetleme kulesi gibi işlevler üstlenmiştir. 1953 depremi sonrası geçirdiği yapısal dönüşümler ve 1990’lı yıllardaki restorasyon girişimleri, kulenin modern dönemdeki korunma sürecinin temel aşamalarını oluşturmuştur.

Restorasyon Süreci: Bilimsel, Teknik ve Disiplinlerarası Yaklaşım
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2021 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları, Edirne’de yürütülen en kapsamlı kültürel miras yatırımlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk’ün açıklamalarına göre, projede duvar ve zemin jeoradar analizleri gerçekleştirilmiş, moloz taş duvarlarda enjeksiyon yöntemiyle güçlendirme uygulamaları yapılmıştır. Yapıya zarar veren bitki örtüsü temizlenmiş; özgün olmayan çimento harçları kaldırılarak tarihsel dokuya uygun derz ve harç teknikleri uygulanmıştır. Ayrıca arkeolojik alan ve kule çevresindeki izinsiz yapılar kaldırılarak mekânsal bütünlük yeniden tesis edilmiştir.

Arkeolojik Bulgular: Çok Katmanlı Bir Kültürel Peyzaj
Kulenin arka bölümünde sürdürülen kazı çalışmaları, Edirne’nin tarihsel sürekliliğini gözler önüne seren önemli buluntular ortaya koymuştur. 10. yüzyıla tarihlenen bir şapel ve müştemilatı, Bizans dönemine ait seramik fırınları, Geç Roma dönemine tarihlenen üretim izleri, Osmanlı dönemine ait buzhane, su yolları ve altyapı sistemleri bu çok katmanlı arkeolojik peyzajın başlıca unsurları arasında yer almaktadır. Ayrıca geç Osmanlı dönemine ait konut temelleri, alanın kentsel gelişim sürecine dair yeni veriler sunmaktadır. Bu buluntular, Makedon Kulesi çevresinin yalnızca bir savunma yapısı değil, aynı zamanda uzun süreli bir yaşam ve üretim alanı olduğunu ortaya koymaktadır.

Ziyaretçi Deneyimi ve Kültürel Turizm Potansiyeli
Restorasyonun ikinci ve son etabında, yapının çağdaş müzecilik ve ziyaretçi deneyimi anlayışı doğrultusunda düzenlenmesi planlanmaktadır. Proje kapsamında panoramik asansör, seyir terası ve bilgilendirme alanları oluşturulacak; ziyaretçiler kulenin en üst noktasından Edirne kent dokusunu panoramik olarak izleyebilecektir. Traklar döneminden Cumhuriyet’e uzanan tarihsel süreç, teşhir ve tanzim alanlarında kronolojik bir anlatımla sunulacaktır. Bilgi panoları, dijital içerikler ve yönlendirme sistemleriyle yapı, yalnızca mimari bir anıt değil; aynı zamanda eğitsel ve kültürel bir merkez olarak işlev kazanacaktır.

Genel Değerlendirme: Kültürel Mirasın Yeniden İşlevlendirilmesi
Makedon Kulesi restorasyonu, tarihsel sürekliliğin korunması ile çağdaş kullanımın dengelenmesine yönelik örnek bir uygulama olarak öne çıkmaktadır. Roma, Bizans ve Osmanlı izlerini bir arada barındıran yapı, Edirne’nin kültürel kimliğini güçlendiren simgesel bir odak noktası hâline gelmektedir. 2026 yılının ortasında ziyarete açılması hedeflenen kule, kentin kültürel turizm kapasitesini artırma ve tarihsel mirası daha geniş kitlelerle buluşturma potansiyeline sahiptir.


Gökhan Balcı aa


Benzer Haberler & Reklamlar