Danıştay Birinci Dairesi, İBB tarafından rekonstrüksiyon çalışmaları sürdürülen Karaköy Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii’nin mülkiyetini Vakıflara devretti. Danıştay kararının ardından, tüm raporlar, projeler, uygulama dokümanları ve teknik veriler Vakıflar Genel Müdürlüğüne iletildi.
Karaköy Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii Vakıflar’a devredildiİstanbul’un önemli tarihî ve inanç mirasları arasında yer alan Karaköy Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii’nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen rekonstrüksiyon çalışmaları, Danıştay Birinci Dairesi’nin 10 Eylül 2025 tarihli kararıyla mülkiyetin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne tescil edilmesi üzerine sona erdi. Kararın kesinleşmesiyle birlikte alanın yönetimi ve tüm teknik dokümanlar ilgili kuruma devredildi.
Adnan Menderes döneminde İstanbul Yol Projeleri çerçevesinde yıkılan camiler arasına yer alan Karaköy Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii’nde yürütülen rekonstrüksiyon çalışmaları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından Koruma Kurulu onaylı şekilde süreken, Danıştay Birinci Dairesi’nin 10 Eylül 2025 tarihli kararıyla cami alanının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu hükme bağlandı. Kararın kesinleşmesiyle birlikte, İBB’nin sahadaki tüm yetki ve sorumlulukları sona erdi ve alan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tasarrufuna geçti.
Arkeolojik kazı ile caminin tarihî temellerinin ortaya çıkarılmıştıRekonstrüksiyon süreci, İBB Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda ve Koruma Kurulu tarafından onaylanan proje kapsamında yürütüldü. Çalışmalara, Prof. Dr. Baha Tanman, Prof. Dr. Feridun Çılı, Büke Uras ve Prof. Dr. Kutay Özaydın’dan oluşan Bilim Kurulu yön verdi. Kurulun görüşleri doğrultusunda, yapının özgünlüğünü esas alan hassas bir uygulama programı hayata geçirildi.
Çalışmaların ilk aşamasında, arkeolojik kazı titizliğiyle caminin tarihî temellerinin ortaya çıkarılmasına odaklanıldı. Kazı sürecinde elde edilen veriler doğrultusunda mevcut proje yeniden değerlendirilerek, yapının özgün izleriyle uyumlu bir rekonstrüksiyon yaklaşımı benimsendi. Ortaya çıkarılan temel duvarları, tarihsel veriler ve mühendislik ölçütleri çerçevesinde detaylı biçimde analiz edildi.
Zemin güvenliğine yönelik çalışmalar, zemin mekaniği verileri esas alınarak yürütüldü. Bu kapsamda, Prof. Dr. Kutay Özaydın tarafından önerilen zemin enjeksiyonu yöntemi uygulanarak zemin sağlamlaştırma işlemleri gerçekleştirildi. Yapılan müdahalelerle, olası bir deprem durumunda caminin güvenli bir zemine oturması amaçlandı.
Çevresiyle birlikte güçlendirilen zemin üzerinde, mevcut temellerin korunması ve sağlamlaştırılması amacıyla mütemadi hatıl uygulamasına yönelik hazırlıklar tamamlandı. Beden duvarlarının örülmesine geçilmeden önce, zemin ve temel sistemlerinin bütüncül biçimde güvence altına alınması esas alındı; hem yapısal güvenliği hem de tarihî dokuya uygunluğu önceleyen aşamalar planlandı.
Rekonstrüksiyon projesi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiSüreç devam ederken, Danıştay Birinci Dairesi’nin kararı doğrultusunda cami alanının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu hükme bağlandı. Bu kararın kesinleşmesiyle birlikte, İBB’nin sahadaki tüm yetki ve sorumlulukları sona erdi ve alan tamamen Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tasarrufuna geçti.
Danıştay kararının kesinleşmesinin ardından, İBB tarafından alanda yürütülen tüm çalışmalara ilişkin raporlar, projeler, uygulama dokümanları ve teknik veriler Vakıflar Genel Müdürlüğü ile eksiksiz biçimde paylaşıldı. Ardından şantiye sahasının fiziki teslim süreci başlatılarak, alanın yönetimi ve sorumluluğu resmen ilgili kuruma devredildi.


Komnenos Mirasından Çağdaş Kültüre: Kızlar Manastırı Örneği
Moğolistan ve Türkiye’den Ortak Tarih Okuması: Hülagü Han’ın Sarayı
Balkanlar’da Neolitik Çağda ev, kadın ve bereketi birleştiren Tumba Madzari sembolü
İspanya'da Las Luminarias festivalinde atlar 300 yıldır ateş üzerinden atlıyor