Çanakkale Savaşı'nda siper tartışması, 2 cephe arasındaki fark ve şehit düşen alay

Çanakkale Savaşı'nda siper tartışması, 2 cephe arasındaki fark ve şehit düşen alay

Miralay: Şefik Aker’in Öyküsü kitabının yazarı tarihçi Haluk Oral, Aker’in yalnızca askeri tecrübesi ile değil, karakteriyle de dikkat çeken bir subay olduğunu vurguladığı söyleşisinde, onun teknik bakış açısının, savunma hatlarının etkin kullanımı ve askerlerin savaş etkinliğini koruması açısından önem taşıdığını aktardı.

Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen 100 Yüze İmza ve Söyleşi programının Aralık ayı buluşması, tarih severlerin yoğun ilgisiyle gerçekleşti. Mustafa Aplay’ın moderatörlüğünde yapılan söyleşide tarihçi-yazar Haluk Oral, yeni çalışması Miralay: Şefik Aker’in Öyküsü’nü dinleyicilerle paylaştı. Etkinlik, 23 Aralık Salı akşamı saat 19.30’da başladı ve izleyicilere kitap hediye edildi.

Söyleşide konuşan Oral, Osmanlı subayı Şefik Aker’in dürüstlüğü, askeri tutumu ve Çanakkale Savaşı’ndaki görevlerine dikkat çekti. Oral, kitabın önsözünü yazan Prof. Dr. Mesut Uyar’ın değerlendirmelerine atıfla, Aker’in yalnızca askeri tecrübesi ile değil, karakteriyle de dikkat çeken bir subay olduğunu vurguladı.

Söyleşi, özellikle Aker’in Çanakkale Cephesi’ndeki 27. Alay komutanlığı dönemine odaklandı. Oral, Aker’in teknik bakış açısının, savunma hatlarının etkin kullanımı ve askerlerin savaş etkinliğini koruması açısından önem taşıdığını aktardı.

Haluk Oral, “Şefik Aker’in Çanakkale Savaşı’nda yaptığı en önemli şeylerden biri teknik bir insan olarak düşünmesi. 27. Alay’a siperleri kalaslarla kapatılması için emir geliyor. Çünkü düşman siperleri çok yakın. Şefik Bey burada önemli bir rol oynuyor. Bu emre karşı çıkıyor. Kalaslarla kapatırsak düşman hücum ettiğinde askerlerimiz çıkıp hücuma geçemez, ateş edemez diyor. Bu yüzden de siperlerini kapatmıyor. Komutanı olan Mustafa Kemal de buna izin veriyor. Daha sonra Şefik Bey’in ne kadar haklı olduğu ortaya çıkıyor. 47. Alay’daki askerlerimiz siperlerden hiç çıkamadan şehit oluyor. Ama 27. Alay’ın askerleri düşmanı geri püskürtüyorlar.” dedi.

Akademik Not

“Siperleri kapatan / kapatmayan alay” anlatısı doğrudan emir metinleriyle kesin biçimde belgelenmiş bir karşılaştırma değildir.

Bu ayrım, ağırlıklı olarak hatırat, sözlü tarih ve ikincil anlatılarda yer alır; akademik literatürde temkinli ele alınır.

************************************************

ÇANAKKALE SİPER SAVAŞLARI VE ALAYLARA DAİR BİLGİLER

ÇANAKKALE CEPHESİ – İLGİLİ BİRLİKLER VE KOMUTANLARI (1915)

5. Ordu Komutanı: Mareşal Otto Liman von Sanders

III. Kolordu Komutanı: Esat Paşa (Esat Bülkat)

19. Tümen Komutanı: Yarbay Mustafa Kemal (Atatürk)

Siper Tartışmasının Merkezindeki Birlikler

27. Piyade Alayı

Alay Komutanı: Yarbay Mehmet Şefik Bey (Şefik Aker)

Bağlı Olduğu Tümen: 19. Tümen (Mustafa Kemal)

Alay, 25 Nisan 1915 Arıburnu muharebelerinde ilk temas eden birliktir.

47. Piyade Alayı

Kaynaklarda farklılık olmakla birlikte en yaygın isim: Yarbay Mehmet Şefik Bey

Bağlı Olduğu Birlik: 16. Tümen – III. Kolordu

Alay’ın siper muharebelerine ilişkin ayrıntılı alay-seviyesi raporları sınırlıdır; anlatılar çoğunlukla hatırat ve ikincil kaynaklara dayanır.

Karşılaştırma İçin Sık Anılan Diğer Birlik

57. Piyade Alayı Komutanı:
Yarbay Hüseyin Avni Bey (Arıburnu’nda şehit)

Bağlı Olduğu Tümen:
19. Tümen

Çanakkale Cephesi’ndeki siper savaşı birinci Dünya Savaşı’nın karakteristik muharebelerinden biri olarak kabul edilir; Batı Cephesi’ndeki siperleşme yaklaşımlarına benzer şekilde, Osmanlı savunması da özellikle 1915’te geniş hatlarla ve yoğun siper hatlarıyla organize edildi. Bu dönem, siper hatlarının benzerden çok daha karmaşık yönlerinin ortaya çıktığı bir mekan oldu. Alay, 25 Nisan 1915’te Arıburnu’nda ilk Anzak çıkarma karşısında Osmanlı savunmasının ön saflarında yer aldı. Bu birlik, siper hattında düşmana karşı fiilen direnen ilk Türk birliklerinden biri olarak kabul edilir.

Ayrıntılı akademik çalışmalarda, 27. Alay’ın siper muharebelerinde belirli taktik uygulamalar yaptığı, yer yer siper hattının nasıl kullanılacağı konusunda komuta kademesi içinde rapor ve kayıtlar tuttuğu görülür. Bu raporların bir kısmı da dönemin askeri kayıtlarında mevcuttur.

Akademik literatürde 47. Alay üzerine odaklanan belge veya geniş kapsamlı analizler az olmakla birlikte, muharebe kayıtlarında 25 Nisan sonrası çeşitli birliklerin siperlerinden çıktıkları ve farklı cephe mevzilerinde çatıştıkları görülüyor. Bu tür ayrıntılar, kimi yerel rapor ve muharebe cetvellerinde kayda geçmiştir.

Genel tarihsel çalışmalar, 27. Alay ve daha büyük birlikler arasındaki etkileşimi, siper savaşının nasıl icra edildiğini ve komuta kararlarının muharebe üzerindeki etkilerini harbi strateji ve askeri tarih perspektifi ile ele almaya devam etmektedir.

************************************************

Ali Zülfikar Emin - Arkeolojikhaber.com


Benzer Haberler & Reklamlar