Adana'da Deprem Sonrası Kültürel Dönüşüm: İl Halk Kütüphanesi Tarihi Kilisede Yeni İşlev Kazandı

Adana'da Deprem Sonrası Kültürel Dönüşüm: İl Halk Kütüphanesi Tarihi Kilisede Yeni İşlev Kazandı

6 Şubat depremlerinde hasar gören binasından taşınarak 1845 tarihli Aya Nikola Kilisesi’nde hizmet vermeye başlayan Adana İl Halk Kütüphanesi, 16 ayda 65 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı. Tarihi mekânın yeniden işlevlendirilmesi, kültürel mirasın korunması ile kamusal bilgi hizmetinin buluştuğu örnek bir model ortaya koyarken, kullanıcı deneyiminde de belirgin bir artış sağladı.

Tarihi Yapının Yeniden İşlevlendirilmesi
Adana’da 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında binası hasar gören İl Halk Kütüphanesi, 1845 yılında Rum cemaati tarafından inşa edilen ve “Kuruköprü Kilisesi” olarak da bilinen Aya Nikola Kilisesi’ne taşındı. Osmanlı döneminde ibadethane olarak kullanılan yapı, mübadele sonrası farklı işlevler üstlenmiş; bir dönem Adana Arkeoloji Müzesi ve Adana Etnografya Müzesi olarak değerlendirilmişti.

20 Ekim 2024’te yeni yerinde kapılarını açan kütüphane, kültürel miras yapılarının yeniden işlevlendirilmesine (adaptive reuse) yönelik güncel koruma yaklaşımlarına somut bir örnek oluşturuyor. Haftanın altı günü 08.30–18.30 saatleri arasında hizmet veren kurum, 37 bin 375 aktif üyesiyle bölgesel ölçekte önemli bir kamusal bilgi merkezi niteliği taşıyor.

Okuma Kültürü ve Mekânsal Deneyim
Kütüphanede yaklaşık 70 bin kitap ve 25 süreli yayın bulunuyor. Yetkililer, tarihi atmosferin kullanıcı deneyimini güçlendirdiğini ve özellikle öğrenciler için motive edici bir çalışma ortamı sunduğunu belirtiyor. 16 ayda 65 bini aşkın ziyaretçi sayısına ulaşılması, mekânsal niteliğin kültürel katılım üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre taş yapı dokusu, yüksek tavanlı iç mekân ve tarihsel hafıza unsurları, bireylerin okuma ve araştırma süreçlerinde odaklanmayı artıran bir çevresel bağlam sunuyor. Ayrıca yazar-okur buluşmaları ve kültürel etkinlikler, kütüphaneyi yalnızca bir okuma alanı değil, çok yönlü bir kültür platformuna dönüştürüyor.
Bu dönüşüm, afet sonrası kamusal hizmetlerin sürekliliğini sağlarken, kültürel mirasın korunarak toplumsal faydaya sunulabileceğini gösteren örnek bir model olarak değerlendirilmektedir.



Kaynak: Yakup Sağlam aa


Benzer Haberler & Reklamlar