Anasayfa / Restorasyon

İstanbul’un Kayıp Yalı Köşkü Tarihi Silüete Geri Dönüyor

Osmanlı saray teşkilatının denizle ilişkisini simgeleyen önemli yapılardan Yalı Köşkü, İstanbul Valiliği tarafından yürütülen “Yadigar” projesi kapsamında yeniden inşa ediliyor. Topkapı Sarayı’nın Sarayburnu kıyısında yer alan tarihi köşk, özgün mimarisine uygun biçimde ihya edilerek İstanbul’un tarihî silüetine yeniden kazandırılacak.

 

Osmanlı Donanmasının Uğurlandığı Tarihi Mekân Yeniden Yükseliyor
İstanbul’un tarihî yarımadasında, Topkapı Sarayı’nın Sarayburnu kıyısında yer alan Yalı Köşkü, uzun yıllar sonra yeniden İstanbul silüetindeki yerini almaya hazırlanıyor. Kaynaklarda “Cebeciler Köşkü” adıyla da anılan yapı, İstanbul Valiliği tarafından yürütülen “Yadigar” projesi kapsamında özgün mimarisine uygun şekilde yeniden inşa edilecek.

Sepetçiler Kasrı’nın yanında konumlanan köşk, Osmanlı döneminde yalnızca mimari bir yapı değil; aynı zamanda devlet törenlerinin ve deniz seferi ritüellerinin merkezi olarak önemli bir işleve sahipti. İstanbul Üniversitesi Türk İslam Sanatları Tarihi Dr. Öğr. Üyesi Fatih Sarımeşe’ye göre yapı, 16. yüzyılın sonlarında Sultan III. Murat döneminde dönemin hassa başmimarı Davut Ağa tarafından inşa edildi. Davut Ağa’nın, Mimar Sinan’ın ardından Osmanlı mimarlık geleneğini sürdüren önemli isimlerden biri olduğu biliniyor.

Sarımeşe’nin aktardığına göre Yalı Köşkü’nün bulunduğu alanda daha önce II. Bayezid dönemine ait başka bir köşk yer alıyordu. Tarihçi Necdet Sakaoğlu’nun çalışmalarında, Barbaros Hayreddin Paşa’nın Kanuni Sultan Süleyman tarafından bu köşkte kabul edildiğine ilişkin önemli bilgiler bulunuyor. Bu yönüyle yapı, yalnızca mimari değil, Osmanlı denizcilik tarihi açısından da sembolik bir hafıza mekânı niteliği taşıyor.

Yalı Köşkü, özellikle kaptanıderyaların ve Osmanlı donanmasının sefere uğurlandığı törenlerle öne çıkıyordu. Sefer öncesinde dualar eşliğinde düzenlenen merasimlerde askerler ve leventler burada padişah tarafından uğurlanırken, zaferle dönen komutanlar yine aynı mekânda karşılanıyordu. Köşk, bu yönüyle Osmanlı saray teşkilatının deniz kuvvetleriyle kurduğu ilişkinin törensel merkezlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

İznik Çinileriyle Bezenmiş Kayıp Bir Saray Yapısı
Bugün ayakta olmayan Yalı Köşkü’nün mimari özellikleri, eski gravürler, sınırlı sayıdaki fotoğraf ve dönemin seyyah notları sayesinde kısmen takip edilebiliyor. Fatih Sarımeşe, yapının Türk sivil mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyan orta sofalı, üç eyvanlı ve kubbeli bir divanhane planına sahip olduğunu belirtiyor. Yapının plan şemasının, 17. yüzyılda inşa edilen Revan Köşkü gibi klasik Osmanlı saray yapılarıyla benzerlik gösterdiği ifade ediliyor.

Köşkün en dikkat çekici unsurlarından biri ise dönemin zirve örnekleri arasında gösterilen İznik çinileriyle bezeli iç mekânıydı. Kaynaklarda yaklaşık 6 bin çini parçasının kullanıldığı belirtilirken, bitkisel motifler ve klasik Osmanlı desenlerinin yapıya görkemli bir görünüm kazandırdığı aktarılıyor. Geniş saçakları, mermer revakları ve sütun aralarına çekilen perdeleriyle yapı, uzaktan bakıldığında çadırı andıran estetik bir silüete sahipti.

Sultan Abdülmecid döneminde hanedanın Dolmabahçe Sarayı’na taşınmasıyla birlikte işlevini yavaş yavaş kaybetmeye başlayan köşk, Sultan Abdülaziz dönemine kadar kullanılmayı sürdürdü. Ancak Yedikule-Sirkeci demiryolu hattının inşa edilmesiyle birlikte bölgedeki birçok yapı gibi Yalı Köşkü de zamanla atıl hale geldi ve ortadan kayboldu.

Cumhuriyet dönemi mimarlık tarihinin önemli isimlerinden Sedat Hakkı Eldem’in hazırladığı restitüsyon çalışmaları, bugün yürütülen rekonstrüksiyon sürecinin temel kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, projede yalnızca yazılı belgelerden değil, benzer dönem yapılarından yapılan analoji çalışmalarından da yararlanıldığını belirtiyor.

İstanbul Valiliği YİKOB Uygulama İşleri Amiri Mimar Faruk Çelen, “Yadigar” projesinin İstanbul genelindeki tarihi çeşmelerden hamamlara, askeri yapılardan eğitim kurumlarına kadar çok sayıda kültür varlığını kapsayan geniş ölçekli bir koruma programı olduğunu ifade ediyor. Çelen’in verdiği bilgilere göre hâlen restorasyonu devam eden 403 proje bulunurken, 132 proje tamamlandı ve 460 proje için de planlama süreci sürüyor. Gerekli kurul onaylarının ardından Yalı Köşkü’nün iki yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.

Projeye zemin hazırlayan arkeolojik çalışmalar ise İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde gerçekleştirildi. Yüklenici firma bünyesinde görev yapan arkeolog Evren Yıldız’ın aktardığına göre bölgede ilk kazılar 2007 yılında başladı ve belirli aralıklarla 2017’ye kadar sürdürüldü. Yaklaşık 1900 metrekarelik alanda yapılan çalışmalarda Yalı Köşkü’ne ait temel kalıntıları ortaya çıkarıldı.

2025 yılının Aralık ayında yeniden başlatılan kazılarda ise duvar temelleri, tuğla kanallar ve ahşap zemin güçlendirme sistemleri tespit edildi. Deniz kıyısındaki yapının zemininin, günümüzdeki fore kazık sistemlerine benzer şekilde ahşap kazıklarla güçlendirildiği anlaşıldı. Bu bulgular, Osmanlı döneminde gelişmiş mühendislik tekniklerinin kullanıldığını göstermesi açısından dikkat çekiyor.

Yalı Köşkü’nün yeniden inşası, yalnızca kaybolmuş bir yapının fiziksel olarak geri dönüşü değil; aynı zamanda İstanbul’un tarihî hafızasının ve Osmanlı denizcilik kültürünün yeniden görünür hale gelmesi açısından da önemli bir kültürel miras projesi olarak değerlendiriliyor.