Edirne Mevlevihanesi Tarihi Kimliğiyle Yeniden Hayat Buluyor
Osmanlı döneminde yaklaşık 500 yıl boyunca Edirne ve Balkanlar'ın önemli Mevlevi merkezlerinden biri olarak hizmet veren Edirne Mevlevihanesi, yürütülen ihya çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor. Tarihi kaynaklar, eski fotoğraflar ve arkeolojik izler doğrultusunda hazırlanan restorasyon projesinde yapım süreci tamamlanırken, çevre düzenlemesinin ardından yapının kültürel mirasa yeniden kazandırılması ve ziyaretçilere açılması hedefleniyor.
Tarihi belgeler ışığında yeniden inşa edildi
Osmanlı döneminde Edirne ve Balkanlar'ın en önemli Mevlevi merkezlerinden biri olan Edirne Mevlevihanesi'nin ihya çalışmalarında sona gelindi. Edirne Valisi Yunus Sezer'in talimatıyla 2024 yılında başlatılan projede, yapının özgün planına ulaşabilmek amacıyla tarihi kaynaklar ve eski fotoğraflar incelendi. Temel kazılarında elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanan rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin ardından uygulama süreci tamamlandı. Edirne Valiliği Çevre Koruma Vakfı tarafından yürütülen çalışmalarda şimdi çevre düzenlemesi ve peyzaj uygulamalarının bitirilmesi bekleniyor.
Beş asırlık Mevlevi geleneği yeniden canlanıyor
15. yüzyılda II. Murat tarafından Muradiye Camisi Külliyesi'nin kuzeyinde inşa ettirilen Edirne Mevlevihanesi; semahane, tekke yapıları, harem dairesi, dede odaları, kütüphane ve imarethanesiyle yaklaşık beş yüzyıl boyunca önemli bir kültür ve tasavvuf merkezi olarak hizmet verdi. Konya ve Afyonkarahisar mevlevihaneleriyle birlikte dönemin en önemli Mevlevi yapıları arasında gösterilen yapının ilk postnişininin Mevlana'nın torunu Celalettin Çelebi olduğu kabul ediliyor. Depremler sonrası onarımlar gören ve 1925'ten sonra farklı amaçlarla kullanılan yapı, daha sonra yıkılmıştı. İhya projesiyle bu önemli kültür mirasının yeniden yaşatılması amaçlanıyor.
Edirne Mevlevihanesi hakkında
Tarihi kaynaklara göre, 2. Murat tarafından 15. yüzyılda Muradiye Camisi Külliyesi’nde, caminin kuzeyine yaptırılan ahşap mevlevihane, tekke binaları, harem dairesi, semahane, dede odaları ve kütüphaneden oluşuyordu.
Mevlevi dervişlerinin, öğrencilerin ve misafirlerin yemek ihtiyacının karşılandığı imarethaneden cami minaresinin gölgesinin ulaştığı alandaki evlere her gün ekmek, perşembe günleri ise pilav ve zerde ikram ediliyordu.
Konya ve Afyonkarahisar mevlevihaneleri kadar önemli kabul edilen Edirne Mevlevihanesi'nin ilk postnişinin, Mevlana'nın torunu Celalettin Çelebi olduğu belirtiliyor.
Kayıtlarda, 1752'de meydana gelen depremde zarar gören mevlevihanenin 1753'te onarıldığı, 1909'da ise yine tamir edildiği bilgisi yer alıyor.
Edirne Mevlevihanesi, 1925 yılında bir süre ilkokul olarak kullanıldı. Yapı, daha sonra Trakya Umumi Müfettişi General Kazım Dirik tarafından yıktırıldı.
Muradiye Camisi'nin haziresinde, mevlevihanenin şeyhlerinden Celalettin Çelebi, Cemaleddin Çelebi, Mehmet Arif Dede, Osman Dede, Şair Neşati Dede, Seyyid Mahmut Dede, Mehmet Emin Dede, Ali Eşref Dede ve Süleyman Dede'nin mezarları bulunuyor.