Anasayfa / Kütüphane / Sözlük

Sibernetik

Sibernetik nedir?

 

Sibernetik; insani müdahaleye gerek duymadan, dış dünyanın gereksinimlerine göre kendinin yenileyip, kendisine verilen görevleri yerine getirip amacına göre hareket etmesini sağlayan yapay veya biyolojik sistemlerin kontrol ve haberleşmesi üzerinde yoğunlaşan bilim dalıdır.

Sibernetik terimi antik Yunanca  kybernétes: "dümenci" veya güdüm bilimi; canlı ve cansız tüm karmaşık sistemlerin denetlenmesi ve yönetilmesini inceleyen bilim dalıdır.

Sibernetiğin etkilediği ya da sibernetikten etkilenen çalışma alanları arasında oyun teorisi, sistem teorisi (sibernetiğin matematiksel karşılığı), algısal kontrol teorisi, sosyoloji, psikoloji (özellikle nöropsikoloji, davranışsal psikoloji, bilişsel psikoloji alanlarında), felsefe ve mimarlık yer almaktadır

Sibernetik terimi ilk olarak Fransız matematikçi ve fizikçi André-Marie Ampère tarafından kullanılmıştır. Terim, Amperè’nin 1834 yılında yönetim bilimlerini konu alan Essai sur la philosophie isimli eserinde yer almıştır. Terim güncel anlamını Norbert Wiener’in 1948 tarihli Sibernetik ya da hayvan ve makinelerde kontrol ve iletişim isimli kitabı ile edinmiştir.

Modern sibernetiğin kurucuları arasında gösterilen Amerikalı matematikçi ve felsefeci Norbert Wiener, sibernetiği insan ve hayvanlarda kontrol ve iletişimi konu alan çalışma alanı olarak tanımlamıştır.

Sibernetik biliminin en önemli ismi El Cezeri

12. yüzyılda Cizre'li fizikçi, robot ve matris ustası bilim insanı El-Cezeri, sibernetik alanın ilk isimlerindendir. Dünya bilim tarihi açısından bugünkü sibernetik ve robot biliminde çalışmalar yapan ilk bilim adamı olan El Cizirî, "Mekanik Hareketlerden Mühendislikte Faydalanmayı İçeren Kitap" (El Câmi-u’l Beyn’el İlmî ve El-Amelî’en Nâfi fî Sınâ'ati’l Hiyel adlı eserinde ortaya koydu. 50’den fazla cihazın kullanım esaslarını, yararlanma olanaklarını çizimlerle gösterdiği bu olağanüstü kitapta Cizirî, “Tatbikata çevrilmeyen her teknik ilmin, doğru ile yanlış arasında kalacağını” söyler. Bu kitabın orijinali günümüze kadar ulaşamadıysa da, bilinen 15 kopyasından 10’u Avrupa'nın farklı müzelerinde, 5 tanesi Topkapı ve Süleymaniye kütüphanelerinde yer almaktadır