Anasayfa / Kütüphane / Sözlük

Agora

Agora nedir?

 

1. Agora:  Gezmek, görmek, çarşı pazar manasındadır.

Antik Yunan kentlerinde yurttaşların çeşitli etkinlikler için toplandığı alan. 

Eski Yunan ve Roma şehirlerinde ticari, resmi, adli, siyasi ve dini fonksiyonları olan açık toplantı alanı. Roma'da buna Forum adı verilir. 

 

2. Agora: Yunan kent devletinde insanların toplandığı merkezi açık olan meydan; pazar, çarşı veya sosyal yaşam alanı.

Siyasi faaliyetler genelde agorada yürütülürdü.

Herodotos şöyle yazar: "Kyros İstediği bilgiyi aldıktan sonra Sparta elçisine şöyle cevap vermiş: Yalan yere yeminler ederek birbirlerini aldatmak için kentlerinin orta yerinde özel bir buluşma yeri ayırmış olan insanlardan korkum yoktur... Kyros bu hakareti bütün Yunanistan’ın yüzüne çarpıyordu, çünkü orada satılan ve satın alınan şeyler için çarşılar vardır; Perslerde böyle bir şey yoktur, çarşı bilmezler, buna benzer bir şeyleri yoktur”

Romalılardaki karşılığı forum’dur.

 

3. Agora: Yunan kentlerinde, çeşitli etkinlikler için yurttaşların toplantı yeri olarak kullandıklan açık alan.

İlk olarak Homeros'un yapıtlannda yer alan agora sözcüğü, toplantı yapılan bir mekânı tanımladığı kadar insanların toplanmasını da çağrıştırır. MÖ 5. yüzyılda Yunanlar bu sözcüğü, yaşamlarının temel özellikleri olarak gördükleri günlük dinsel, siyasal, hukuki, toplumsal ve ticari etkinlikleri anlatmak için kullandılar. Kamu yapıları ve tapınaklarıyla çevrili olan agora, ya kentin ortasında ya da limanın yakınında bulunurdu. Bu mekân bazen içinde dükkânlarda bulunan kolonodlarla ya da stoalarla  çevrilir, heykeller, sunaklar ve çeşmelerle donatılırdı.  Bu dönemde genel eğilim, agorayı kentin geri kalan bölümünden ayırmaktı. Agora planının kökeni önce Doğuda aranmışsa da, bu arayış Girit'teki Minos (örneğin Ayai Triadha'da) ve Yunanistan'daki Miken uygarlıklarında (örneğin Tirnys'te) daha olumlu sonuç vermiştir. MÖ 5. ve 4. yüzyıllarda iki tür agora vardı; MÖ 2. yüzyılda yazar Pausanias bunlardan birini Arkaik, öbürünü işe İon türü olarak nitelendirir ve MÖ 470'ten sonra yapılan Elis Agorası'nı, çevresindeki kolonadlarla öbür yapılar arasında bir uyum bulunmamasından ve genel düzensizliğinden ötürü Arkaik tipe örnek gösterir. Pers savaşlarından sonra yeniden yapılan Atina agorası da Arkaik tiptedir. İon tipi ise daha simetriktir ve kolonadları çoğu kez ya bir dikdörtgenin üç kenarını çevreler ya da tam bir kare oluşturur. Miletos, Priene ve Magnesia Ad Meandrum gibi bazı Anadolu kentlerindeyse bu tipin ilk örnekleri bulunur. Giderek yaygınlaşan bu tür, Helenistik Dönemde ve Roma çağmda daha da geliştirildi. Bu süreç içinde agora, önce Roma forumunun biçimini etkiledi, bunun ardından da bu oluşumdan etkilendi. Temelde agoradan daha katı bir biçimde tasarlanan forum, giderek çevresi özel bir plana göre yerleştirilmiş yapılarla çevrili, belirli ve düzenli bir açık alana dönüştü. Agora değişik dönemlerde farklı biçimlerde kullanıldı. Klasik dönemde bile yalnızca halkın toplantı yeri olarak kalmadı. Atina'da meclis toplantı salonunun (ekklesiastenon) Akropoüsin batısındaki pnyks denen tepeye taşınmasına karşın, yurttaşlıktan çıkarma işiyle ilgili toplantılar hala asıl mahkemenin bulunduğu
agorada sürdürülüyordu. Gerek Teselya'da, gerekse öbür bölgelerde, ticaret ve tören agoralan arasındaki ayırım sürdü. Atina'dakT gibi çok gelişmiş agoralarda her zanaat ya da meslek için nfn bir yer ayrılırdı. Birçok kentte, bu alam denetlemekle görevli agoranomoi denen memurlar vardı. Sahne ve jimnastik gösterileri için özel yapıların ve mekânların düzenlenmesine değin, agora bu etkinliklere de hizmet etti. Atina'da saygıdeğer kadınların agorada görünmeleri çok ender olurdu. Cinayet ve benzeri suçlardan sanık olanların da, yargılanacakları zamana değin agoraya girmeleri yasaktı. Özgür erkekler buraya yalnızca iş görüşmeleri ve jüri çalışmaları için değil, güldürü, ozanların sık sık değindiği gibi, sohbet etmek ve dolaşmak için de gelirdi. Çok olağanüstü bir durum olmakla birlikte bazen bir yurttaşın mezarının agorada yapılmasına izin verilir, bu o yurttaş için çok büyük bir onur sayılırdı.

Anadolu'da Pergamon ve Nysa agoralan Helenistik Dönemden, Aizanoi, Ephesos, Assos agoraları da Roma çağından kalmadır.