Anasayfa / Kütüphane / Sözlük

Naht: Naht Sanatı ve Hüsnü Naht

Naht nedir? Hüsnü Naht nedir? Naht Sanatı nedir?

 

Naht:  Sözlükte naht kelimesi “ahşap vb. şeyleri yontmak, kabuğunu soymak” anlamına gelir.

Kelime anlamı olarak ‘oyma ya da kabartma yöntemi ile taş ve ağaca şekil verme’ şeklinde tanımlanan naht sanatı, esas olarak ahşap oyma sanatının hattatlık ve tezyinat sanatları ile bir araya gelmesiyle doğmuş bir başka sanat dalıdır.

A) NAHT SANATI (EDEBİYATTA)

Birden fazla kelimeden yeni bir kelime elde etme anlamında sözlük bilimi terimi.

Marangozun ahşap parçalarını yontup düzeltmesi ve birleştirip yeni bir ürün meydana getirmesi işlemine benzediği için birden fazla kelimeden yeni bir kelime oluşturmaya da bu ad verilmiştir. Bu yolla elde edilen kelimeye menhût, kendisinden türetme yapılan asla da menhût minh denilir. “Bismillâhirrahmânirrahîm” terkibinden “b, s, m, l” harflerini alarak “besmele” (bismillâh ... dedi”) kelimesinin elde edilmesi bunun örneklerinden birini teşkil eder. Dilin gelişmesi ve söz varlığının artmasında önemli etkisi bulunan nahtın bir türetme şekli sayılıp sayılmayacağı hususu ihtilâflıdır. Nahtın mezcî terkiple (kaynaşma) ilgisi yoktur, çünkü onda her kelime harflerini muhafaza eder.

Günümüzde kimya, zooloji, biyoloji, botanik, tıp ve eczacılık gibi ilimlerin ve sanatların erbabı, yabancı terimleri Arapçalaştırmada en iyi yöntemin naht usulü olduğunu söyleyerek kıyasa taraftar olmuş, bu yolla birçok yabancı terime Arapça karşılık bulunmuştur.

Başlıca naht şekilleri şöylece özetlenebilir:

1. Fiil nahti. Çok kullanılan selâm, dua, iltifat ve dinî alâmet formülleri halindeki cümlelerden, onu söylemek ve muhtevasının gerçekleştiğini bildirmek üzere “fa‘lele” kalıbında fiillerin elde edilmesidir.

2. Sıfat nahti. İki kelimeden aynı anlamda veya daha vurgulu bir sıfatın elde edilmesidir

3. İsim nahti. Bağımsız iki isimden bazı harflerin alınıp birleştirilmesidir

4. Nisbet nahti. Tek yere, kabileye ve şeye nisbetle iki yere veya iki şeye nisbet edilmek üzere iki şekli vardır. Birincisi, özellikle “abdü” ile isim tamlaması oluşturan kabile adlarında görülen en eski naht biçimidir. İki şeye veya iki yere mensubiyet bildiren nisbet nahtine örnek olarak da Taberhazî (Taberistan ve Hârizmli) gibi.

5. Tahfif nahti. “Benû” ile isim tamlaması oluşturan ve harf-i ta‘rif alan kabile adlarında söyleyiş kolaylığı sağlamak amacıyla yapılmıştır: Benü’l-Anber → Bel‘anber gibi.

6. Harf (edat) nahti. Lâkinne → lâkin gibi.

************

B: NAHT SANATI (AHŞAP USTALIĞINDA)

Hüsnü Naht olarak da adlandırılan  Naht sanatı, hat sanatıyla yazılmış yazıların oyma, kakma, kabartma ve yakma usulleri yerine getirilerek ahşaba işlenmesiyle meydana gelir.

Ahşabın üzerine yapılan hatlar, daha sonra ahşap oymacılığı ve işlemeciliğinde kullanılan malzemelerle ayrıştırılır. Adeta üç boyutlu hale gelen hat, ahşap veya kumaş zemin üzerine oturtularak sanat eseri ortaya çıkarılır. Bu sanat dalı uygulandığı ahşaba, hassas dokunuşlarla işlenerek adeta bir dantel zarafeti katar.

Naht sanatı, Selçuklu ve Beylikler döneminde genellikle mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari eserlerde kendini gösterirken, ağaç oyma sanatının en yüksek seviyesine ulaştığı Osmanlı döneminde ise cami ve türbelerin mihrap ve minberleri, kapı, pencere, dolap kapakları, kiriş, konsol, tavan göbeği ve sanduka gibi mimarî eserlerin yanı sıra biraz daha sadeleşerek sehpa, kavukluk, yazı takımı, çekmece, sandık, kaşık, taht, kayık, rahle, Kur'an muhafazası gibi günlük hayatta kullanılan eşyalar üzerine uygulanmış örneklerine de rastlanır.

Osmanlı döneminde icra edilen eserlerde sanatçılar imza belirtmediği için dönemin usta sanatkârları çok fazla bilinmezken oldukça zahmetli olan ve büyük emek ve sabır isteyen bir sanat dalı olan naht sanatını icra edenlerin sayısı günümüzde ise neredeyse bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az.