Anasayfa / Etkinlikler

Zeytinburnu Mozaikleri Sempozyumu müze müjdesiyle gerçekleşti

Birbirinden ilginç ve renkli sunumlara sahne olan Zeytinburnu Mozaikleri Sempozyumu'nda, İstanbul sur dışının tarihini değiştirecek mozaiklerin, sanatsal, arkeolojik, tarihi önemine dair bilgiler paylaşılırken, buluntuların yerinde sergileneceği ve alanın müzeye dönüştürüleceği belirtildi.

 

Zeytinburnu Kazlıçeşme’de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait ve yaklaşık 1500-1600 yıllık oldukları tespit edilen ve takriben 425 metrekarelik alana döşendiği tahmin edilen, şu ana dek İstanbul Sur Dışında keşfedilen en büyük çaplı mozaikleri konu edinen Zeytinburnu Mozaikleri Sempozyumu, Kazlıçeşme Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Zeytinburnu Belediyesi'nin bir mekanda dört farklı zamanın kalıntılarının üst üste olmasından yola çıkarak, “4 Zaman 4 Hikaye 1 Mekân” teması ile  organize ettiği sempozyum daha önce Zeytinburnu Belediye Başkanlığı Binası olarak da hizmet vermiş Kazlıçeşme’deki tarihi binada yapıldı. 

Zeytinbunu Eski Belediye Binası Restorasyon Çalışması sırasında ortaya çıkarılan mozaiklerin sanatsal, arkeolojik ve tarihi önemininin yanı sıra, İstanul'un farklı zamanlardaki kültür, gelenek ve değerlerinin konu edildiği sempozyumun açılışını Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy yaptı.

Başkan Ömer Arısoy:  Mozaiklere ulaşmamızı bir lütuf olarak görüyorum.

Dünya'nın tarihi zenginliğe sahip en büyük kentleri arasına yer alan İstanbul'un Zeytinburnu semtinin tarihinin de zengin olduğunun arkeolojik keşiflerle ortaya çıktığını belirten Başkan Ömer Arısoy “Zeytinburnu eskiden sur içinde yaşayanlar için ‘surların öte yanı’ imiş. O zamanlar surların dışında olmak, şehre dahil olmamayı ifade ediyor. 1957’de ilçe olan Zeytinburnu, 1984’te büyükşehir yasasıyla belediye haline geldi. Kim bilir hangi hazinelerin üzerinde oturuyoruz ve onlardan habersiziz. Sayısız hatıra taşıyan bu görmüş geçirmiş binada 15 yıl görev yapmıştım ama oturduğum odanın birkaç metre altında böyle değerli bir kültür varlığı olabileceği hiç aklıma gelmemişti. İyi tarafından bakınca bu binanın mozaiği saklayıp koruduğunu ve ortaya çıkmasına vasıta olduğunu düşünebiliriz. Nihayetinde ona ulaşmamızı bir lütuf olarak görüyorum. Türkiye’de dünyaca ünlü mozaikler ve mozaik müzeleri var ve Bakanlık görevim sırasında onlarla yakından ilgilendim. Ama takdir edersiniz ki Zeytinburnu mozaiğinin bendeki yeri başka.” dedi. 

Merhum mimar Turgut Cansever’in önerileri doğrultusunda, Zeytinburnu’nu bir kültür vadisine dönüştürme çalışmalarının 1999’da başladığını hatırlatan Arısoy, “Zeytinburnu’nun başka belediyelere örnek ve motivasyon kaynağı olacak dönüşümü 1999’da başlamıştır. Bu sürenin 15 yılında başkan yardımcısı olarak görev yaptım. Türkiye sanayi tarihinde önemli bir yer tutan ilçenin kültür ile anılması bu dönemde başlamıştır. Bölgenin tarihi ve kültürel potansiyelin ortaya çıkartarak bir Kültür Vadisi ortaya çıkarmak üzere kültürel restorasyon hamlesine girişildi ve birçok eser ihya edilirken bölge şehircilik ilkelerine göre yeni baştan ele alındı. Bu uzun soluklu proje artık meyvelerini vermektedir. Zeytinburnu Belediyesini öne çıkaran bir başka hususiyet ise kültür sanat faaliyetleri ve özellikle kültür yayıncılığı olmuştur.” şeklinde konuştu.

Alan Mozaik Müzesine Dönüştürülecek

Arısoy, Kazlıçeşme Mozaiklerinin bulunduğu alanın müzeye döüştürüleceğini müjdelerek şunları söyledi: "Bu sempozyumda çokça anacağımız, bulunduğumuz kültür merkezinin hemen önünde yer alan eski başkanlık binasıyla ilgili en eski kaynak 1828 tarihlidir. Askeri hastane olarak faaliyete başlayan konak, 1847’de İbrahim Halil Paşa tarafından 75 yataklı olarak yeniden yaptırılmış. Yapı 1984’ten başlayarak 30 yıl süreyle Zeytinburnu Belediyesi başkanlık binası olarak hizmet verdi.  Belediye başkanlığının yeni binasına taşınmasıyla üç yıl süren bir restorasyon geçirdi ve kültür merkezi halini aldı. Restorasyon sırasında zeminde Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaiği bulduk ve koruma altına aldık. Sur dışında bulunan ilk örnek olduğu için özel önemi olan mozaiğin bina dışında devam edeceğini düşünerek İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde kazıyı genişlettik. Geçen yıl eylül ayında mozaiğin bütününe ulaştık.  Bir arkeolog, bir sanat tarihçisi aradığı kalıntıya ulaşınca nasıl sevinirse öyle sevindik.  Artık elimizde İstanbul’un tarihi için yeni bir tanık vardı.  Kısa süre sonra burayı bir mozaik müzesi haline getirmeye karar verdik. İnşallah Müzemizin açılmasının sevincini de birlikte yaşacağız"

 Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın: Bu muhteşem mozaikler İstanbulumuzun tarihine katkı sağlayacak

Bizans Sanat Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın; Zeytinburnu mozaiklerinin, geç Roma dönemi olarak tanımlanan yeni bir düzene geçiş dönemi kültürel üretimin devam ve değişikliğinin maddesel tanıkları olduğunu belirterek, "Bunlar mutlaka daha zengin bir bütünün parçaları olmalıydı düşüncemiz Zeytinburnu’nda çıkan mozaikleri ile daha sağlan temellere oturmakta. Buradaki muhteşem döşemenin süsleme repertuvarı, tekniksel çözümler, formlama bize Roma ortak kültür dilinin ne kadar güçlü şekilde devam ettiğini göstermekte. Zeytinburnu Belediyesi’nin tarihi binasında bir raslantı sonucu kendini bize göstermiş olan bu muhteşem döşeme mozaikleri İstanbulumuzun tarihi topografyasına, sanatsal ve kültürel birikime katkı sağlayacak önemli bilgiler verecektir." dedi. 

Mozaiklerin bir öneminin de insutu yani yerinde olduğu gibi bulunması olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın, "Bu kıymetli hazinenin bulınduğu yerde restore edilmesi ve sergilenmesinin de takdi edilecek bir karar olduğunu belirtti ve emeği geçen herkesi kutladı.

Zeytinburnu Mozaikleri Sempozyumu oturumlarında, Kazlıçeşme Sanat binasında restorasyon esnasında bulunan ve koruma altına alınan tarihi mozaikler ele alındı.

İstanbul Rölöve ve Anıtlar Müdürü Mimar Olcay Aydemir'in başkanlığında yapılan "Zeytinburnu ve Kazı Alanı Tarihçesi" başlıklı ilk oturumda konuşan editör arkeolog Nezih Başgelen, “Tarihi yarımada; inanılmaz zenginlikte, İstanbul’a kimliğini veren bir alan. Ancak anlaşılıyor ki sur dışında da tarihi zneginliği yansıtan pek çok eser var.  Zeytinburnu Mozaikleri’nin sur içindeki mozaiklerle karşılaştırması tarihi açıdan oldukça heyecan verici bilgiler ortaya çıkartacak gibi görünüyor.” diyerek İstanbul'da bulunan mozaiklerle ilgili bilgiler paylaştı.

İstanbul Büyük Saray Mozaikleri Müzesi'ndeki motfileri paylaşarak, izleycilerle bu mozaiklerden sağlanan tarihi bilgilerin önemini paylaşan Başgelen, dönemin İstanbul Arkeoloji Müzesi arkeologlarından Rüstem Duyuran'ın kazının başından itibaren mozailerin ortaya çıkışını belirlediğini belirtti ve "Biyografi çalışması sırasınd ulaştığımız Rüstem Duyuran'ın defterlerinde görseller de yer alıyordu. Görselleriyle birlikte mesela vilayetin önündeki mozaiğin çıkışının bütün safhalarına sayesinde ulaştık. Öte yandan Selahattin Adil Paşa'nın oğlu Semih Adil ile görüşmemiz esnasında da İstanbul belediye sarayı yapılırken zeminde çıkan mozaikler ve ilgili temel kazısının fotoğraflarına ulaştık" dedi. 

Prof. Dr. Şevket Dönmez: İstanbul'un tarihi yeniden yazılıyor

Kazlıçeşme'de keşfedilen mozaiklerin oluşum sürecine ışık tutması amacıyla İstanbul'da gerçekleştirilen son dönem arkeolojik kazılar ve daha önce gerçekleşen kazılarda elde edilen tarihi buluntulara dair bilgileri paylaşan Arkeolog Prof. Dr. Şevket Dönmez "İstanbul'un tarihi değişiyor. Bugüne dek İstanbul'un kuruluşuna dair Batılı Bakış açısı ile mitolojik öykülerden kurgulanan bilgiler kullanılıyordu. Ancak yeni arkeolojik keşifler, bu kurguların yanlış olduğunu gözler önüne seriyor. İstanbul'un ilk sakinlerinin zannedildiği gibi Egeli kolonistler değil Traklar olduğu anlaşılıyor" dedi.

"Yenikapı kazı alanında ortaya çıkan tarihi kalıntılar ve arkeolojik buluntular, İstanbul'da varlığı yıllardır bilinen neolitik dönemin tarihi yarımadada mevcut olduğunu tartışmaya yer bırakmayacak biçimde belgelemektedir." diyen Dönmez, Zeytinburunu Moziklerinin de İstanbul'un kuruluş tarihine dair önemli ipuçları verebileceğine dikkat çekti.

Rahmi Asal: Mozaikler müzelere taşınmaktan ziyade bulunduğu yerde sergilenmeli

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Rahmi Asal, bölgenin tarihi değeri, arkeolojik buluntular ve mozaiklerin konu edildiği oturumda  Zeytinburnu ve çevresinin arkeolojisi ile İstanbul'da bulunan mozaiklere ilişkin değerlendirmede bulundu ve "Mozaikler yaşam alanlarının parçaları. Onların mğzelere taşımasını doğru bulmuyorum çünkü mozaikler bağlamından kopartıldığında çok şey kaybediyorlar. Mozaikler müzelere taşınmaktan ziyade bulunduğu yerde sergilenmeli. Zeytinburnu Belediyesini de bu mozaikleri yerinde sergilemeyi seçtiği için kutluyorum" dedi. 

"4 Zaman 4 Mekan 1 Hikaye" temasıyla gerçekleştirilen Zeytinburnu Mozaikleri Sempozyumu'nun ikinci oturumu ise Prof. Dr. Füsun Alioğlu başkanlığında yapıldı.

Nezih Başgelen'in moderatörlüğünde gerçekleşen "Kent Arkeolojisi ve Zeytinburnu'nun Kent İçindeki Önemi" başlıklı oturumda Prof. Dr. Nurcan Yazıcı Metin, arkeolog Emrah Kahraman ve Prof. Dr. Mustafa Şahin bilgiler paylaştı.

 Prof. Dr. Nurcan Yazıcı: Kazlıçeşme, Osmanlı döneminin en eski sur dışı mahallesiydi 

Sanat Tarihçi Prof. Dr. Nurcan Yazıcı Metin, Kazlıçeşme'nin Osmanlı Dönemindeki en eski sur dışı mahallelerden biri olmasının yanı sıra, sanayi açısından da önemli semti olduğunu belirterek, Zeytinburnu Fabrika-ı Hümayunu'nun kuruluşuna ve bölgeye ve hammade teminine dair bilgiler paylaştı. 

Deri üretim merkezi olmasının yanı sıra, sanayileşmeyeuygun geniş arazileri ile de Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılında sanayi bölgesi hâline geldiğini ifade eden Metin, " Zeytinburnu Fabrika-ı Hümayunu’nun kuruluşunda Barutçubaşı Ohannes Dadyan görevlendirildi. Yurtdışında yaptığı incemeler sonrası planlarını oluşturdu ve 1843 yılında inşaat başladı. 1846’da fabrikanın bazı birimleri tamamlandı ve faaliyete geçti. 1849’da tamamlanarak Tophane-i Amire’ye devredildi." dedi.  

Arkeolog Emrah Kahraman: Mozaik M.S. 400'lü yıllarda yapılmış olabilir

Zeytinbunu Eski Belediye Binası Restorasyon Çalışmasına iştirak eden arkeolog Emrah Kahraman, mozaiklerin nasıl, ne zaman ve hangi şartlarda ortaya çıkarıldığını aktardı ve tarihi ile boyutları hakkına bilgiler paylaştı: "Malesef tarihlendirme sağlayacak organik ve kimyasal buluntular elde edemedik ama kullanılan motifleri diğer mozaik buluntuları ile karşılaştırarak tahmini yaşına ulaşabiliryoruz. Mozieklerde resim yok sadece motifler var. Mozaikler muhtemelen M.S 400 ve 500 yılları arasında inşa edilmiş. Sütunsuz ve çok geniş bir alana döşenmişler. Bu alan muhtemelen bir villa veya bir ihtimalle de dibi bir alan olabilir. Mozağin ortasındaki dairesel alana döşendiği anlaşılan motfilerin merkez olduğunu tahmin ettik ve bua göre tahmini bir çap belirledik. Merkez dairenin çapını 6 metre olarak belirdik. Zor olan bu merkezin dışındaki mozik döşemelerin binanın ne kadar dışına taştığıydı. Örgü motiflerinden yola çıkarak mozayiğin 22x22 metrelik bir alana döşendiğini tahmin ediyoruz. Buna göre mozaik tahmini olarak 425 metrekarelik bir alana sahip"

Prof. Dr. Şevket Dönmez'in moderatörlüğündeki "Çok Katmanlılık ve Kültürel Mirasın Korunması" başlıklı son oturumda Rölöve ve Anıtlar Müdürü Mimar Olcay Aydemir, sanat tarihçisi Hayri Fehmi Yılmaz ve mimar Celaleddin Çelik konuştu.

Olcay Aydemir neyi, neden ve nasıl korumak gerektiğine dair izlenimlerini ve tarihi tecrübelerini paylaşırken Hayri Fehmi Yılmaz Zeytinburnu genelindeki tarihi eserlerin önemine ve nasıl korunması gerektiğine dair önerini ifade etti.

Celaleddin Çelik ise alandaki mozaiklerin nasıl korunacağina dair teknik ve mimari bilgilerin yanı sıra, Zeytinburnu Mozaik Müzesi'nin nasıl olacağına dair 3D görüntüleri sundu

Sempozyum Bildirileri Kitaplaşacak

Zeytinburnu Mozaikleri Sempozyumunda sunulan tebliğlerin daha sonra kitaplaştırılacağı belirtilirken, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, "Müzemizin açılışı için de toplanmayı ümit ediyor, bütün katılımcılarımıza katkıları için teşekkür ediyorum" diyerek sempozyuma katılanlara teşekkür plaketi taktim etti. 

Pandemi sürecinde gerçekleşmesine ve internet üzerinden canlı yayınla gerçekleşmesine rağmen sempozyuma katılım oranınn yüksekliği dikkat çekti. 

Yaşar İliksiz - Arkeolojikhaber.com

“Tarihi yarımada; inanılmaz zenginlikte, İstanbul’a kimliğini veren bir alan. #ZeytinburnuMozaikleri’nin buradaki mozaiklerle karşılaştırması bizim için heyecan verici olacak.”