UNESCO mirası Safranbolu’nun tarihi camileri koruma altında
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’da, farklı mimari özellikleriyle ilçenin tarihi kimliğinin önemli parçalarını oluşturan 32 koruma altındaki cami, aslına uygun şekilde korunarak gelecek nesillere aktarılıyor. Ahşap ve taş ağırlıklı yapıları, işlemeleri, minareleri ve kubbeleriyle öne çıkan camiler, yalnızca ibadet mekanları değil, aynı zamanda Safranbolu’nun kültürel mirasının ve toplumsal hafızasının önemli unsurları arasında bulunuyor.
Tarihi camiler Safranbolu’nun mimari kimliğini yansıtıyor
Karabük’ün UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Safranbolu ilçesinde bulunan tarihi camiler, özgün mimari özellikleri korunarak gelecek kuşaklara taşınıyor. Tarihi ilçede, ahşap ya da taş ağırlıklı farklı mimari özelliklere sahip 32 koruma altındaki cami bulunuyor.
Dış mimarileri, işlemeleri, minareleri ve kubbeleriyle Safranbolu’nun simgeleri arasında yer alan yapılar, halk arasında ve çeşitli kaynaklarda anlatılan ilginç yapılış hikayeleriyle de dikkat çekiyor. Safranbolu Tarihi Çarşı ve ilçe genelinde 87 cami bulunduğunu belirten Safranbolu Müftüsü Aydın Bostancı, ilçe genelindeki toplam cami sayısının ise 227 olduğunu ifade etti.
“Ecdat yadigarı camileri gözbebeğimiz gibi koruyoruz”
Bostancı, Camiler ve Din Görevlileri Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, camilerin Türk medeniyeti ve kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Camilerin yalnızca ibadet edilen mekanlar olmadığını belirten Bostancı, bu yapıların toplumu bir araya getiren, sorunların konuşulup çözümler arandığı ve toplumsal birlikteliğin güçlendirildiği mekanlar olduğunu kaydetti.
Bostancı, Kurtuluş Savaşı sırasında camilerde verilen vaazlarla halkın vatan savunması konusunda bilgilendirildiğini, 15 Temmuz 2016’da ise camilerden yükselen salaların milletin meydanlara yönelmesinde etkili olduğunu ifade etti.
Türk-İslam şehir geleneğinde caminin yerleşimin merkezinde konumlandırıldığını anlatan Bostancı, Safranbolu’nun Candaroğulları, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden miras kalan kadim bir kültüre sahip olduğunu belirtti. Tarihi Çarşı’daki camilerin ecdat tarafından emanet bırakıldığını vurgulayan Bostancı, bu yapıların “gözbebeği gibi” korunarak gelecek nesillere aktarılması için çalıştıklarını söyledi.