Tyana Antik Kenti'nde Çok Katmanlı Mezarlık Gün Yüzüne Çıkıyor
Niğde'nin Bor ilçesindeki Tyana Antik Kenti'nde sürdürülen kazılar, Geç Roma Dönemi'nden Orta Çağ'a uzanan gömü geleneklerine ışık tutuyor. Sekizgen planlı kilisede tespit edilen 42 mezardan 18'i gün yüzüne çıkarılırken, antropolojik incelemeler alanın dört farklı evrede mezarlık olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. Bulgular, Tyana'nın sosyal yapısı, dini yaşamı ve tarihsel gelişimine ilişkin önemli bilimsel veriler sunuyor.
Tyana'da mezarlar kentin tarihine ışık tutuyor
Niğde'nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesinde yer alan Tyana Antik Kenti'nde yürütülen arkeolojik kazılar, Geç Roma Dönemi'nden Orta Çağ'a uzanan yerleşim ve gömü geleneklerine ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen çalışmalarda, sekizgen planlı kilisede belirlenen 42 mezardan 18'i bilimsel yöntemlerle açılarak incelenmeye başlandı.
Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Osman Doğanay, 2026 yılı kazı sezonunun 1 Nisan'da başladığını belirterek çalışmaların dördüncü ayına ulaştığını ifade etti. Kazıların öncelikli hedeflerinden birinin Tyana'nın simgesi haline gelen su kemerlerini turizme kazandırmak olduğunu vurgulayan Doğanay, aynı zamanda sekizgen planlı kilisenin de antik kentin önemli ziyaret noktalarından biri haline getirilmesini amaçladıklarını söyledi.
Kazı ekiplerinin kilisenin orta nefinde yoğunlaştığını belirten Doğanay, çok sayıda uzman ekibin eş zamanlı çalışması sayesinde araştırmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini dile getirdi.
Antropolojik analizler dört evreli mezarlığı ortaya koydu
Kazılara insan iskeleti kalıntılarının incelenmesi amacıyla katılan Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Dilek Erdal ise mezarların özellikle kilisenin batı nefinde yoğunlaştığını belirtti. Son iki yıldır sürdürülen çalışmalar kapsamında insan kalıntılarının ilk kez ayrıntılı antropolojik analizlerden geçirildiğini ifade eden Erdal, kilisenin Hristiyanlığın erken dönemlerinden itibaren kullanıldığını ve zaman içerisinde çeşitli onarımlar geçirdiğini söyledi.
Araştırmaların ilk sonuçlarının, alanın tek dönemli bir mezarlık olmadığını gösterdiğini belirten Erdal, üst üste yer alan tabakalı mezarların buranın farklı dönemlerde gömü alanı olarak kullanıldığını ortaya koyduğunu kaydetti. Bulgular, mezarlığın dört ayrı evrede kullanıldığına işaret ederken, kilisenin Geç Roma Dönemi'ne ait yapı kalıntıları üzerine inşa edildiği ve yaklaşık 10. yüzyıldan sonra terk edildiği değerlendiriliyor.
Kazılarda erken dönem gömülerinin büyük ölçüde halk mezarları niteliği taşıdığı görülürken, alt tabakalarda ortaya çıkarılan daha özenli mezarların ise kilisenin ilk kullanım evresinde özel statüye sahip bireylere ait olabileceği düşünülüyor.
Geçtiğimiz yıl başlatılan mezar tespit çalışmalarında başlangıçta 25 mezar belirlenmişti. Temizlik ve belgeleme çalışmaları ilerledikçe bu sayı 42'ye yükseldi. Bugüne kadar 18 mezarın kazısı tamamlanırken, bu sezon iki mezarın daha açılması planlanıyor. Geriye kalan 22 mezar ise bilimsel yöntemlerle korunarak gelecek kazı sezonunda ayrıntılı biçimde incelenecek. Elde edilen bulguların Tyana Antik Kenti'nin sosyal yapısı, gömü ritüelleri ve tarihsel gelişiminin daha iyi anlaşılmasına önemli katkılar sağlaması bekleniyor.