Türk - Moğol Miras Araştırmaları Sempozyumu
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Türk ve Moğol Kültürel Miras Araştırmaları Sempozyumu”, Türkiye–Moğolistan ilişkilerinin tarihsel arka planını akademik iş birlikleri üzerinden yeniden gündeme taşıdı. Sempozyumda ortak Türkoloji altyapısı, Orhun bölgesindeki miras çalışmaları ve 2026-2027’de açılması planlanan ortak diplomalı yüksek lisans programları öne çıktı. Etkinlik, arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası saha projelerine de ivme kazandırmayı hedefliyor
Köklü İlişkilerden Kurumsal İş Birliğine
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), “Türk ve Moğol Kültürel Miras Araştırmaları Sempozyumu” ile Türkoloji, Mongolistik ve kültürel miras çalışmalarını disiplinlerarası bir çerçevede buluşturdu. Üniversitenin Çiğli yerleşkesinde, Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyum; yalnızca bilimsel bir toplantı olmanın ötesinde, Türkiye ile Moğolistan arasındaki ilişkilerin tarihsel sürekliliğini güncel akademik programlar ve saha araştırmaları üzerinden yeniden tartışmaya açtı.
Açılış konuşmasında İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Moğolistan coğrafyasının Hun, Göktürk ve Uygurlar başta olmak üzere pek çok Türk topluluğuna ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, bu tarihsel mirasın iki ülke arasındaki kültürel diplomasiye güçlü bir zemin sunduğunu vurguladı.
Ortak Enstitü, Orhun Çalışmaları ve 2026-2027 Müjdesi
Köse, İKÇÜ ile Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında 2018 yılında imzalanan ilk iş birliği protokolünün, ortak akademik üretimi destekleyen bir altyapı yarattığını belirtti. Bu süreçte kurulan Ortak Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü’nün, Türk ve Moğol dil, tarih ve kültürleri üzerine yürütülen ortak projeler ve bilimsel etkinlikler için kurumsal bir çerçeve oluşturduğu ifade edildi.
Sempozyumun dikkat çeken duyurularından biri, 2026-2027 öğretim yılında öğrenci kabul etmesi planlanan ortak diplomalı yüksek lisans programları oldu. Köse, Moğolistan Milli Üniversitesi ile Eski Türkçe ve Mongolistik; Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Modern Türkiye Tarihi alanlarında yürütülecek programların, akademik iş birliğini daha üst bir seviyeye taşıyacağını kaydetti.
Rektör Köse ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı katkıları ve TİKA ortaklığıyla Orhun bölgesinde yürütülen çalışmaların, Türk tarihinin en erken yazılı mirası açısından uluslararası ölçekte önem taşıdığını belirterek, bölgede dünya mirası niteliğinde eserlerin görünürlük kazandığını dile getirdi.
Moğol Araştırmalarında Disiplinlerarası Genişleme
Moğolistan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ochirkhuyag Bayanjargal ise iki kurum arasındaki iş birliklerinin eğitim ve öğretim boyutunda önemli bir ivme yarattığını söyledi. Bayanjargal, Moğol araştırmalarının artık yalnızca dil, tarih ve kültürle sınırlı kalmadığını; toplum, ekonomi ve hukuk gibi çağdaş disiplinleri de içine alacak şekilde genişlediğini vurguladı.
Bu çerçevede, 13. Uluslararası Moğol Araştırmalar Kongresi’ne yönelik davet dikkat çekti. Bayanjargal, kongrenin 10-14 Ağustos tarihleri arasında Moğolistan Cumhurbaşkanı Khurelsukh Ukhnaa’nın himayesinde düzenleneceğini, toplantının dünya çapında Moğol araştırmaları alanındaki en kapsamlı etkinliklerden biri olacağını ifade ederek, Türk araştırmacıları bildiri sunmaya davet etti.
Yurt Dışı Odaklı Arkeoloji: 5 Ülkede 12 Çalışma
Sempozyumun arkeoloji ve kültürel miras boyutuna ilişkin değerlendirmeyi Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı ve İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan yaptı. Doğan, enstitünün genç bir kurum olduğunu ancak kuruluş amacının doğrudan yurt dışı arkeolojik çalışmalarına odaklandığını belirtti.
Doğan’ın verdiği bilgiye göre, yapılan yeni temaslarla birlikte 5 ülkede 12 farklı arkeolojik çalışmanın temelleri atıldı. 2026 yılı içinde bu projelerin yurt dışı odaklı biçimde sürdürülmesi planlanırken; Türkiye’de ise arkeoloji ve kültürel miras alanındaki etkinlik ve yayın faaliyetlerinin artırılması hedefleniyor.
Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve İKÇÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Ceritoğlu da toplantının iki gün süreceğini, oturumlarda araştırmacıların Türk ve Moğol kültürü, tarihi ve dili üzerine hazırladıkları çalışmalarını sunacağını belirtti.
Tezcan Ekizler aa