Anasayfa / Akademik

Türk Arkeolojisinin Prestij Arenasının 40 yılı

Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sonuçları Toplantısı 40 Yaşında. ilki 1979 yılında gerçekleştirilen ve bu ay kırkıncı kez gerçekleştirilecek Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sonuçları Toplantısı’nın 40 Yılını ünlü editör arkeolog Nezih Başgelen arekolojikhaber.com'a değerlendirdi.

 

Bu sene Türkiye arkeoloji camiasına damga vurmuş iki önemli oluşum 40. yılını kutluyor. Bunlardan biri Türkiye'nin Arkeoloji Zirvesi kabul edilen Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu. Diğeri ise Türkiye'de arkeolojik yayınların öncülüğünü ve liderliğini yapan Arkeoloji ve Sanat Yayınları ile aynı bünyede yayınlanan Arkeoloji ve Sanat Dergisi.

Arkeoloji ve Sanat Yayınlarının kurucusu ve Arkeoloji ve Sanat Dergisinin editörü ünlü arkeolog Nezih Başgelen;  Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sonuçları Toplantısı’nın 40 Yılını ünlü arkeolojikhaber.com'a değerlendirdi.

Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sonuçları Toplantısı’nın 40 Yılı (1979 - 2018)

Arkeoloji alanında Türkiye'de gerçekleştirilen en önemli bilimsel etkinlik olan Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sonuçları Toplantısı’nın 40.’sı 2018 Troia Yılı kapsamında bu yıl 07-11 Mayıs 2018 tarihleri arasında Çanakkale'de yapılacak. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 1979 yılından beri aralıksız bir şekilde her yıl düzenlediği bu sempozyum 2006 yılından sonra ikinci kez Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.

Sempozyum süresince Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Türk ve yabancı bilim insanlarınca gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, yüzey araştırmaları ve bu çalışmalarda ele geçen buluntular üzerindeki arkeometrik çalışmalara ilişkin bildiriler sunuluyor. Çanakkale'deki sempozyumda 2017 'de bakanlığın izniyle Türk ve Yabancı bilim insanlarınca gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, yüzey araştırmaları ve arkeometrik çalışmalara ilişkin üç yüzün üzerinde bildirinin sunulacak.

2017 yılı itibari ile Türkiye'de müze kurtarma kazıları hariç Bakanlar Kurulu Kararlı 112 yerli ve 29 yabancı kökenli bilimsel kazı projesi ile 94 Türk kökenli ve 8 yabancı kökenli araştırma projesi yapılmıştır. Sempozyuma ABD, Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Fransa, Hollanda, İngiltere, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada ve Polonya gibi çeşitli ülkelerden çok sayıda yerli ve yabancı bilim insanının katılması beklenmektedir.

İlki “Kazı Sonuçları Toplantısı “ olarak 15-18 Ocak 1979 tarihlerinde yapıldı

T.C. Kültür Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü düzenlediği ilk “Kazı Sonuçları Toplantısı “ 15-18 Ocak 1979 tarihlerinde Türk Tarih Kurumu’nun salonunda düzenlenmiştir. 1979 sempozyumunun son gününde yapılan tartışma bölümünde sırasıyla Ekrem Akurgal, Halet Çambel, Turgut Batur, Sabahattin Türkoğlu, Hasan Tahsin Uçankuş, Ufuk Esin, Machteld Mellink, Hamit Zübeyir Koşay, Baki Öğün, Nezih Başgelen, Aykut Özet söz almış ve görüşlerini bildirmişlerdir. (1). Kazı Sonuçları Toplantısı’nın ikincisi 11-15 Şubat 1980’de, üçüncüsü 9-13 Şubat 1981’de, dördüncüsü T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından 8-12 Şubat 1982’de Ankara’da yapılmıştır(2). 23-27 Mayıs 1983’te İstanbul’da yapılan sempozyumda yüzey araştırmaları sonuçları ilk kez ayrı bir bölüm halinde ele alınmış ve 1983 yılından itibaren de ayrı bir seri olarak yayımlanmaya başlanmıştır.

Altıncı sempozyum 16-20 Nisan 1984’te İzmir’de, yedincisi 20-24 Mayıs 1985’te Ankara’da düzenlenmiş, 1985 yılından itibaren Arkeometri Sonuçları da toplantıda ayrı bir seksiyon halinde yer almış ve sonuçları ayrı bir seri halinde yayımlanmaya başlamıştır. Sekizincisi 26-30 Mayıs 1986’da, dokuzuncusu 6-10 Nisan 1987’de Ankara’da düzenlenmiş, 23-27 Mayıs 1988’deki Ankara’daki onuncu sempozyum T.C. Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Başkanlığı tarafından, 18-23 Mayıs 1989’da Antalya’daki onbirinci toplantıdan2 itibaren ise T.C. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmeye devam edilmiştir.

Onikincisi 28 Mayıs-1 Haziran 1990 Ankara’da, onüçüncüsü 27-31 Mayıs 1991’de Çanakkale’de, ondördüncüsü 25-29 Mayıs1992’de Ankara’da, onbeşincisi 24-28 Mayıs 1993’te Ankara’da, onaltıncısı 30 Mayıs-3 Haziran 1994’te Ankara’da, onyedincisi 29 Mayıs-2 Haziran 1995’te Ankara’da, onsekizincisi 27-31 Mayıs 1996’da Ankara’da, ondokuzuncusu 26-30 Mayıs 1997’de Ankara’da, yirmincisi 25-29 Mayıs 1998’de Tarsus’ta, yirmibirincisi 24-28 Mayıs 1999’da Ankara’da, yirmiikincisi 22-26 Mayıs 2000’de İzmir’de, yirmiüçüncüsü 23 Mayıs-1 Haziran 2001’de Ankara’da, yirmidördüncüsü 27-31 Mayıs 2002’de Ankara’da, yirmibeşincisi 26-31 Mayıs 2003’te Ankara’da, yirmialtıncısı 24-28 Mayıs 2004’te Konya’da, yirmiyedincisi 30 Mayıs-3 Haziran 2005’te Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde, yirmisekizincisi 28 Mayıs-1 Haziran 2006’da Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde, yirmidokuzuncusu 28 Mayıs-1 Haziran 2007’de Kocaeli’nde, otuzuncusu 26-30 Mayıs 2008’de Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde, otuzbirincisi 25-29 Mayıs 2009’da Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde, otuzikincisi 24-28 Mayıs 2010’da İstanbul’da, otuzüçüncüsü 23-27 Mayıs 2011’de Malatya İnönü Üniversitesi’nde, otuzdördüncüsü ise Çorum Hitit Üniversitesi’nde yapılmıştır.

Bundan sonra 36’ncısı, 2014 yılında Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde' 37’ncisi, 11-15 Mayıs 2015 tarihleri arasında, Erzurum Atatürk Üniversitesi, Kültür ve Gösteri Merkezi’nde 38’ncisi, 27 Mayıs 2016 tarihinde Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi’nde , 39. uncusu Kültür ve Turizm Bakanlığı, Uludağ Üniversitesi ve Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 22-26 Mayıs tarihlerinde Bursa’da yapılmıştır.

Türkiye arkeolojisinde serbest rekabet ortamının oluşmasına neden oldu

Ahmet Taner Kışlalı’nın Kültür Bakanlığı sırasında başlayan Kazı Sonuçları Toplantıları, Genel Müdürlüğün ikinci sempozyumdan itibaren resmi izinle arazide çalışan tüm ekipleri katılmak zorunluluğu getirmesi, Türkiye arkeolojisinde serbest bir rekabet ortamının oluşmasına neden olmuş, ekiplerin yaptıkları çalışmaları bilim dünyası önünde paylaşması karşılaştırma, hesap verme ve bilimsel rekabet ortamının doğmasına zemin hazırlamıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle tüm ülke genelinde Türk ve yabancı bilim insanlarınca gerçekleştirilen arkeolojik kazıların, yüzey araştırmalarının ve bu çalışmalarda ele geçen buluntular üzerindeki arkeometrik çalışmaların her yıl sunulmak zorunda kalınmasından, herkes diğer ekiplerin çalışmalarını kendi yaptıklarıyla kıyaslama imkanını bulmuştur.

Sempozyumu, kazı ve araştırma ekiplerinin kendilerini ortaya koydukları prestij arenası haline gelmiştir.

Sonuçların değerlendirilmesi, özellikle kullanılan plan ve görsellerin niteliği, ekiplerin birbirlerinin yaptıklarından haberdar olması, yapılan kazı ve araştırmaların kalitesini kısa sürede etkilemiş ve meslek içi geliştirici bir rekabet ve otokontrol mekanizması getirmiştir. Öte yandan, zamanla bir yarış havası da oluşmuş, Kazı Sonuçları Sempozyumu, bir anlamda kazı ve araştırma ekiplerinin kendilerini ortaya koydukları bir prestij arenası haline gelmiştir. Yıldan yıla sunumların tekniği, içeriği ve görsel malzemelerin kalitesi inanılmaz şekilde gelişmiş ve olumlu yönde değişmiştir.

1979 öncesi çok değişik yerlerde ve dağınık bir biçimde yayımlanan sonuçlar, her yıl düzenli olarak yayımlanmaya başlamıştır (3) . Sempozyum toplantılarında bildiri sunabilme imkanının ekip üyelerine de tanınması genç kuşağın gelişiminde olumlu bir etki yaratmış, onları yeni alanlarda kazı ve araştırmalar yapmaya cesaretlendirmiştir. Böylece ülkemizdeki kazı ve araştırmaların sayısı hızla artmış, daha önceden bilinmeyen yeni uygarlık merkezlerinin sansasyonel sonuçları, Türkiye’yi arkeoloji açısından tekrar ilgi odağı haline getirmiştir. Bir dönem Türkiye’ye yönelik ilginin azalmasıyla kapanan bölüm, enstitü ve programlar tekrar canlanmış, hatta yenileri açılmıştır. Türkiye arkeolojisinin genç kuşağı başarılı projeleriyle dünya bilim platformunda hak ettiği yeri almış, Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sonuçları Toplantısı tüm arkeoloji dünyasında en önemli ve izlenen arkeoloji etkinliklerinden biri olarak ün yapmıştır.

Yadsınamaz bir rolü ve önemi vardır

Bu sonucun elde edilmesinde 1979 yılından beri aralıksız olarak 40 yıl düzenlenen Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu’nun yadsınamaz bir rolü ve önemi vardır.

Editör Arkeolog Nezih Başgelen - Arkeolojikhaber.com

NOTLAR

1. Bkz. Arkeologlar Derneği Haber Bülteni, Sayı: 8, Şubat 1979, s. 11. Bu ilk toplantı, yalnızca Türk bilim insanlarına yönelik olarak düzenlenmiş, katılım daha sonraki toplantılarda olduğu gibi zorunlu değil, isteğe bağlı bırakılmıştı. Ancak toplantının gördüğü ilgi bunun kurumsal bir kimlik kazanarak Türkiye’de yapılan bütün çalışmaları kapsaması kararını almaya Genel Müdürlüğü yönlendirmiştir.

2. Kazı Sonuçları Toplantısı'nın yoğun ilgi görmesine karşın o yıllarda renkli saydam filmlerin ülkemizde basılamaması, yurt dışına yollanan filmlerin geç gelmesi, konuşmacıların Şubat ayında sunum yapmasında sorun olarak ortaya çıkmış, ayrıca yabancı meslektaşların Şubat ayında Türkiye’ye gelmesi de problem olunca sempozyumun Mayıs ayına, kazı sezonunun hemen öncesine alınmasına genel istek üzerine karar verilmiştir.

3. Sadece 1979 toplantısının bildirileri kitap olarak hazırlandığı halde basılamamıştır. 1980 toplantısı KST II olarak yayımlanmıştır.