Topkapı Darphane-i Amire Külliyesi yedi yıllık restorasyonun ardından açıldı
Topkapı Sarayı’ndaki Darphane-i Amire Külliyesi, yedi yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından beş farklı müzeyle ziyarete açıldı. Toplam 17 bin metrekarelik alana yayılan yedi yapı ve 46 salonda, saray envanterindeki 10 bin 500 eser sergilenecek. Hüsn-i hat, askerî teçhizat, harita, endüstri araçları ve saray porselenlerine ayrılan müzeler, tarihî yapıları araştırma, kültür ve sanat faaliyetleriyle buluşturmayı amaçlıyor.
Yedi yapı ve 46 salon müze olarak düzenlendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Topkapı Sarayı’nda düzenlenen Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, külliyede gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının tamamlandığını ve tarihî yapıların beş farklı müze olarak düzenlendiğini açıkladı. Yedi yıl süren kapsamlı çalışmayla 17 bin metrekarelik alana yayılan yedi yapı ve 46 salon yeniden işlevlendirildi. Topkapı Sarayı envanterinde bulunan toplam 10 bin 500 eser, yeni müzelerde ziyaretçilerle buluşmaya başladı.
Erdoğan, Osmanlı Devleti’nin yaklaşık dört asır boyunca yönetim merkezi olan Topkapı Sarayı’nda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, külliyenin İstanbul ve Türkiye’nin kültürel mirası açısından önemini vurguladı. Restorasyon çalışmalarını gerçekleştiren Milli Saraylar Başkanlığını ve projede görev alanları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı, tarihî eserlerin yalnızca geçmişten kalan değerler olarak görülmemesi, korunarak zenginleştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirtti. Topkapı Sarayı’nın mimarisi, koleksiyonları ve tarihî birikimiyle başlı başına bir şaheser olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin kültürel mirasının asırlara yayılan bir birikimin sonucu olduğunu söyledi.
Açılışı yapılan müzelerin, sarayın diğer bölümlerinde sergilenen yaklaşık 7 bin 500 esere ek olarak 10 bin 500 eseri daha ziyaretçilerle buluşturacağını belirten Erdoğan, bu koleksiyonların Topkapı Sarayı’nın dünya müzeleri arasındaki konumunu güçlendireceğini kaydetti. İstanbul’da yaşayanları ve kenti ziyaret edenleri de tarihî yapıları ve koleksiyonları yerinde görmeye davet etti.
Harita Müzesi ve Hüsn-i Hat Eserleri Müzesi
Darphane-i Amire Külliyesi’nde oluşturulan müzelerden Harita Müzesi, Osmanlı coğrafyasının farklı bölgelerini gösteren yaklaşık 200 haritaya ev sahipliği yapacak. Aynı binanın üst katında ise basılı kitap ve dergilerin bulunduğu kütüphane ile Milli Saraylar Araştırma Merkezi yer alacak.
Yıldız Albümleri başta olmak üzere 800 binden fazla yazılı ve görsel kaynağın dijital ortamda bir araya getirildiği araştırma merkezinin, akademisyenlere ve araştırmacılara hizmet vermesi planlanıyor. Böylece külliye, eserlerin sergilendiği bir müze alanı olmanın yanı sıra tarihî kaynakların incelenebileceği bir araştırma ortamına da dönüşecek.
Hüsn-i Hat Eserleri Müzesi’nin temelini, Ahmet Karahisari, Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Mehmet Tahir Efendi ve Sami Efendi gibi önemli hattatların eserlerinden oluşan koleksiyon oluşturuyor. Daha önce depolarda muhafaza edilen 2 binden fazla hüsnühat eserinin, 12 salonda ilk kez ziyaretçilerin beğenisine sunulacağı bildirildi.
Koleksiyon, Osmanlı hat sanatının farklı dönemlerini ve ustalarını tanıma imkânı sağlayacak. Eserlerin özel olarak düzenlenen salonlarda sergilenmesiyle daha önce ziyaretçilerin doğrudan göremediği parçalar da kültürel mirasın bir parçası olarak görünür hale gelecek.
Darphane ve Endüstri Araçları ile Esliha-i Hümayun müzeleri
Darphane ve Endüstri Araçları Müzesi’nde, Darphane-i Amire’nin tarihini ve işlevini yansıtan üretim araçlarıyla yaklaşık 500 endüstri aracı sergilenecek. Koleksiyon, darphane faaliyetlerinde kullanılan araçları ve üretim süreçlerinin maddi izlerini ziyaretçilerle buluşturacak.
Külliyedeki iki yapı ise Esliha-i Hümayun Müzesi olarak düzenlendi. Bu bölümlerde yedinci yüzyıldan 20. yüzyıla kadar farklı dönemlere tarihlenen 2 bin 500’den fazla askerî teçhizat yer alacak. Ok, kılıç, mızrak, kalkan, zırh ve miğfer gibi eserlerin yanı sıra Fatih Sultan Mehmet’in kılıcı ve zırhlı gömleği ile diğer Osmanlı padişahlarına ait silahlar da sergilenecek.
Erdoğan, koleksiyonun askerî teknolojinin gelişim ve dönüşümünü ortaya koyacağını belirtti. Osmanlı’da kurulan ilk silah müzesinin de aynı avluda bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, yeni müzenin tarihî sürekliliğe işaret edeceğini ifade etti.
Külliyedeki bir diğer sergi alanı Saray Porselenleri Müzesi olacak. Müzede Çin, Japonya, İran, İngiltere, Vietnam, Fransa ve Rusya’da üretilen porselenlerle Yıldız Porselen Sarayı Fabrikası’nda imal edilen eserler bir araya getirilecek. Farklı üretim merkezlerinden gelen parçalar, saray koleksiyonlarının çeşitliliğini yansıtacak.
Yazma eserler kütüphanesi ve sanat galerileri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darphane-i Amire Külliyesi’nde müzelerin yanı sıra Topkapı Sarayı Yazma Eserler Kütüphanesi’nin de yer alacağını açıkladı. Hâlihazırda Enderun avlusundaki Ağalar Camisi’nde muhafaza edilen Topkapı Sarayı Yazma ve Matbu Eserler Koleksiyonu’nun daha güvenli üç binaya taşınması planlanıyor.
Yakın zamanda tamamlanması öngörülen bu alanlarda Fatih Sultan Mehmet’in şahsi kütüphanesi, Osmanlı kitap sanatının seçkin minyatürleri, Kur’an-ı Kerim koleksiyonu ile el yazması ve matbu kitaplar bulunacak. Böylece saray kütüphanesinin önemli parçalarının korunması ve araştırmacıların erişimine uygun bir ortamda muhafaza edilmesi amaçlanıyor.
Külliyedeki iki yapı da sanatçılara ve sivil toplum kuruluşlarına ayrılarak Darphane Sanat Galerileri olarak hizmet verecek. Bu binalarda geçici sergiler, konferanslar ve farklı etkinlikler düzenlenecek. Erdoğan, bu düzenlemelerle Topkapı Sarayı’nın kültür ve sanat faaliyetlerinin gerçekleştirildiği canlı bir merkez haline gelmesini hedeflediklerini belirtti.
Kütüphane, araştırma merkezi, müzeler ve sanat galerilerinin aynı külliyede bir araya gelmesi, tarihî yapıların farklı kültürel işlevlerle kullanılmasına imkân sağlayacak. Böylelikle Darphane-i Amire, koleksiyonların sergilendiği alanların yanında bilimsel araştırma, sanat üretimi ve kamusal etkinliklere de ev sahipliği yapacak.
İstanbul’un kültürel mirasında yeni restorasyonlar
Erdoğan, konuşmasında İstanbul’daki diğer kültürel miras çalışmalarına da değindi. Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının müze, kütüphane, tiyatro ve sergi salonlarıyla kültür ve sanat merkezlerine dönüştürüldüğünü söyledi. İstanbul Arkeoloji Müzeleri bünyesindeki Eski Şark Eserleri Müzesi ile Çinili Köşk’ün yenileme çalışmalarının tamamlanarak ziyarete açıldığını aktardı.
Topkapı Sarayı’nda daha önce ziyaretçilere kapalı olan bazı bölümlerin de kullanıma açıldığını belirten Erdoğan, Enderun avlusundaki Fatih Köşkü, Seferli Koğuşu, Mukaddes Emanetler Dairesi ve Hazine Koğuşu ile sarayın son yapısı olan Mecidiye Köşkü’nün 2023’te ziyaretçilerle buluşturulduğunu hatırlattı. Topkapı Sarayı Saat Müzesi’nin 2025’te, Kadınefendiler Taşlığı’nın ise 2026’da ziyarete açıldığını; Aşçılar Mescidi’nin de ibadete açıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı ayrıca Dolmabahçe Sarayı’ndaki Resim Müzesi, Beykoz’daki Cam ve Billur Müzesi ile Çamlıca Camisi Külliyesi’ndeki İslam Medeniyetleri Müzesi’nin hizmete sunulduğunu belirtti. Ayasofya’nın 2020’de yeniden ibadete açılmasını da konuşmasında anarak kültürel ve tarihî yapıların korunması çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Erdoğan, konuşmasında tarihî mirasın korunmasının önemini vurgularken geçmişte bazı kültür varlıklarının farklı amaçlarla kullanıldığını ve kimi eserlerin ihmal edildiğini dile getirdi. Darphane-i Amire Müzeleri’ni de tarihî yapılara ve koleksiyonlara sahip çıkma yaklaşımının bir örneği olarak değerlendirdi.
Edirne Sarayı’nın ihyası sürüyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende Osmanlı tarihinin önemli yapılarından Edirne Sarayı’nın ihyasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü açıkladı. Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa ettirilen ve İstanbul’un fethinin planlandığı yerlerden biri olarak anılan sarayın, yaklaşık 300 yıl boyunca padişahlar tarafından Topkapı Sarayı’yla birlikte kullanıldığını belirtti.
Erdoğan, çalışmalar tamamlandığında Edirne Sarayı Cedid-i Amire’nin Türkiye’nin önemli tarihî eserleri arasında yerini alacağını söyledi. Sarayın yeniden ayağa kaldırılmasını, Osmanlı döneminden kalan mimari ve kültürel mirasın korunması yönündeki çalışmaların bir parçası olarak değerlendirdi.
Darphane-i Amire Müzeleri’nin açılış töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Prof. Dr. Sadettin Ökten ile Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız tarafından Necm Suresi’nin 39. ayetinin yer aldığı bir tablo takdim edildi.
Restorasyonla yeniden işlev kazanan Darphane-i Amire Külliyesi, farklı dönemlere ait sanat eserleri, tarihî belgeler, askerî teçhizat ve üretim araçlarını bir araya getirerek Topkapı Sarayı’nın kültürel mirasını daha geniş bir koleksiyonla ziyaretçilere sunuyor. Beş müze, araştırma merkezi, kütüphane ve sanat galerileriyle külliyenin hem tarihî eserlerin korunmasına hem de kültür ve sanat faaliyetlerine katkı sağlaması hedefleniyor.