Taşın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Usta: Ali İnal
Kayseri’de 43 yıllık taş ustası Ali İnal, geleneksel taş işlemeciliğini geleceğe taşımak için yeni ustalar yetiştiriyor. Talas’ta faaliyet gösteren eğitim merkezinde ücretsiz kurslar veren İnal, yok olmaya yüz tutan zanaatların yeniden canlandırılmasını hedefliyor. Geleneksel ustalık bilgisini genç kuşaklara aktaran bu çaba, somut olmayan kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından dikkat çekici bir model sunuyor.
Gelenekten Geleceğe Ustalık Zinciri
Kayseri’nin Talas ilçesinde yaşayan 56 yaşındaki taş ustası Ali İnal, çocuk yaşlarda başladığı mesleğini bugün bir kültürel miras sorumluluğu olarak sürdürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” unvanına layık görülen İnal, 43 yıllık deneyimini gençlere aktarmak için Talas Restorasyon Eğitim Merkezi bünyesinde usta öğretici olarak görev yapıyor.
Granitten mermer ve kirece kadar farklı taş türleriyle çalışan İnal, kariyeri boyunca cami, köprü, han, hamam ve anıtsal yapıların hem inşa hem de restorasyon süreçlerinde yer aldı. Geleneksel el aletleriyle yürütülen bu zanaat, yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda sabır ve estetik anlayış gerektiriyor.
Mimar Sinan’ın İzinde Bir Meslek
İnal, mesleğini sürdürürken ilhamını Mimar Sinan’dan aldığını vurguluyor. Osmanlı mimarisinin zirve isimlerinden Sinan’ın memleketinde bu sanatı icra etmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten usta, taşın yaşamın her alanında var olduğuna dikkat çekiyor.
“Eşiğimizden mezarımıza kadar taş bizim yaşam alanımız” diyen İnal, taşın yalnızca bir yapı malzemesi değil, aynı zamanda kültürel bir ifade biçimi olduğunu savunuyor. Bu bakış açısı, taş işçiliğini sıradan bir zanaatten öteye taşıyarak tarihsel bir anlatıya dönüştürüyor.
Kaybolan Zanaatlara Karşı Mücadele
Günümüzde taş ve ahşap ustalarının giderek azaldığını belirten İnal, en büyük hedefinin yeni ustalar yetiştirmek olduğunu söylüyor. Bu doğrultuda eğitim verdiği merkezde kursiyerlere ücretsiz eğitim imkânı sunarak mesleğin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.
İnal’a göre taş işlemeciliği yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; kültürel sürekliliğin temel unsurlarından biri. “Ne kadar çok yayarsak o kadar gururlanıyoruz” diyen usta, mesleğin yok olmasını engellemenin bir sorumluluk olduğunun altını çiziyor.
Bugün Talas’ta sürdürülen bu eğitim modeli, yerel ölçekte başlasa da kültürel mirasın korunması açısından ulusal düzeyde örnek teşkil ediyor. Geleneksel ustalık bilgisinin modern eğitim yöntemleriyle buluştuğu bu yaklaşım, kültürel değerlerin geleceğe aktarılmasında önemli bir rol üstleniyor.
Kaynak: Hasan Can Şahin aa