Anasayfa / Müzeler

Srebrenitsa'da Hafızayı Yaşatan Müze: Soykırımın Tanıklıkları Geleceğe Aktarılıyor

Bosna Hersek'te, Srebrenitsa Soykırımı'nın sembol mekânlarından eski akü fabrikasında Türkiye'nin desteğiyle oluşturulan müze, 1995 yılında yaşanan insanlık suçunun izlerini gelecek kuşaklara aktarıyor. Kurbanlara ait kişisel eşyalar, tanıklıklar, görsel belgeler ve arşiv materyalleriyle ziyaretçileri yakın tarihin en karanlık sayfalarından biriyle yüzleştiren müze, kolektif hafızanın korunmasında önemli bir kültürel bellek merkezi olarak öne çıkıyor.

 

Eski fabrika, toplumsal hafızanın mekânına dönüştürüldü
Bosna Hersek'in Srebrenitsa kentinde bulunan ve 1995 yılındaki soykırımın sembol yapılarından biri olarak hafızalara kazınan eski akü fabrikası, Türkiye'nin katkılarıyla müzeye dönüştürülerek yakın tarihin en önemli bellek mekânlarından biri haline getirildi. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Srebrenitsa Anıt Merkezi iş birliğinde hayata geçirilen müze, soykırım kurbanlarının kişisel eşyalarını, tanıklıklarını ve savaş dönemine ait görsel arşivleri ziyaretçilerle buluşturuyor.

Sergi alanlarında Bosna Savaşı'nın başlangıcından Srebrenitsa'da yaşanan trajediye kadar uzanan süreci anlatan bilgi panoları, video gösterimleri ve belgeler yer alıyor. Kurbanların fotoğraflarının bulunduğu anı duvarı ile geriye kalan ayakkabı ve kişisel eşyaların sergilendiği bölümler ise ziyaretçilerin en yoğun duygusal bağ kurduğu alanlar arasında bulunuyor. Müze, yalnızca tarihsel olayları aktarmakla kalmıyor; bireysel yaşam öykülerini görünür kılarak toplumsal hafızanın korunmasına da katkı sağlıyor.

Yahya Coşkun

Kişisel hikâyeler soykırımın insani boyutunu anlatıyor
TİKA Başkan Yardımcısı Yahya Coşkun, dünyanın farklı bölgelerinde insanlığa karşı suçların hâlâ yaşandığına dikkat çekerek, Srebrenitsa Soykırımı'nın uluslararası toplumun gözü önünde gerçekleşmiş olması nedeniyle ayrı bir tarihsel öneme sahip olduğunu vurguladı. Coşkun, en az 8 bin 372 Boşnak erkeğinin yaşamını yitirdiği katliamın unutulmaması amacıyla fabrikanın restore edilerek müzeye dönüştürüldüğünü belirtti.
Müzede savaşta yaşamını yitirenlerin yalnızca isimleri ya da fotoğraflarıyla değil, gündelik yaşamlarından geriye kalan kişisel eşyaları ve yaşam öyküleriyle temsil edildiğini ifade eden Coşkun, her objenin gerçek bir insanın yaşamına tanıklık ettiğini söyledi. Bu yaklaşımın ziyaretçilerin trajediyi istatistiklerden öte insani boyutuyla kavramasını sağladığını dile getirdi.

11 Temmuz 1995'te Ratko Mladić komutasındaki Sırp birliklerinin Srebrenitsa'yı işgal etmesinin ardından Birleşmiş Milletler korumasındaki sivil Boşnaklar Sırp güçlerine teslim edilmiş, en az 8 bin 372 Boşnak erkek katledilmişti. Savaş sonrasında toplu mezarlarda kimlikleri tespit edilen kurbanlar ise her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenen törenlerle defnedilmeye devam ediyor. Müze, bu acı tarihin unutulmaması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.