Seddülbahir Kalesi EMYA 2026 Adayı
Osmanlı’dan Çanakkale Savaşları’na uzanan çok katmanlı tarihsel belleğiyle Seddülbahir Kalesi, Avrupa Yılın Müzesi Ödülü 2026’ya aday gösterilerek uluslararası müzecilik sahnesinde dikkat çekti. Bilimsel restorasyon, özgün mimari koruma ve çağdaş sergileme tekniklerini bir araya getiren kale, Türkiye’nin kültürel miras yönetimindeki dönüşümünün simge örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Boğazın Muhafızı: Seddülbahir Kalesi’nin Tarihsel Konumu
Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Boğazı’nın girişini kontrol eden stratejik konumuyla yükselen Seddülbahir Kalesi, Osmanlı savunma sisteminin en önemli yapılarından biri olarak inşa edildi. Osmanlı Padişahı IV. Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından 1659 yılında yaptırılan kale, yüzyıllar boyunca Boğaz’ın güvenliğinde kilit rol üstlendi. Kadın baniliğiyle inşa edilmiş olması, yapıyı yalnızca askeri değil, toplumsal ve kültürel tarih açısından da özgün bir konuma yerleştiriyor.
Çanakkale Savaşları’nda Gazi Bir Mekân
Seddülbahir Kalesi, Çanakkale Savaşları sırasında Boğaz savunmasının en ön cephe noktalarından biri oldu. Kale, 3 Kasım 1914’te İngiliz ve Fransız donanmalarının bombardımanına maruz kaldı; Şubat 1915’te ise müttefik kuvvetler tarafından yeniden hedef alındı. On iki topuyla savunmaya katılan kale, Çanakkale Savaşları’nda verilen ilk şehitlerin mekânsal tanığı olarak “gazi yapı” niteliği kazandı. Bu yönüyle Seddülbahir, yalnızca bir savunma yapısı değil, savaş hafızasının somutlaştığı bir anıt olarak değerlendiriliyor.
Bilimsel Restorasyon ve Müzeleşme Süreci
2015–2023 yılları arasında yürütülen restorasyon çalışmaları, kalenin özgün mimari dokusunu korumayı esas alan çok disiplinli bir yaklaşımla gerçekleştirildi. Arkeolojik kazılar, mimari belgeleme, malzeme analizi ve çağdaş koruma teknikleri eş zamanlı olarak uygulandı. Restorasyon süreci, kaleyi yalnızca fiziksel olarak ayağa kaldırmakla kalmadı; aynı zamanda yapının müze kimliğinin yeniden kurgulanmasına da olanak sağladı. 2023 yılında Cumhurbaşkanlığı himayesinde ziyarete açılan kale, kısa sürede yoğun ziyaretçi ilgisiyle karşılaştı.
Çağdaş Sergileme Yaklaşımları ve Müze Deneyimi
Seddülbahir Kalesi, klasik sergileme anlayışının ötesine geçen yenilikçi müze uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Dijital anlatımlar, mekâna özgü tarihsel canlandırmalar ve çok duyulu sergileme teknikleri, ziyaretçilere savaşın ve savunmanın mekânsal deneyimini yaşatmayı amaçlıyor. Tarihi Alan Başkanlığı tarafından geliştirilen bu yaklaşım, koruma–kullanma dengesi gözetilerek hayata geçirildi ve Avrupa müzecilik standartlarıyla uyumlu bir model sundu.
EMYA 2026 Adaylığının Uluslararası Anlamı
European Museum Forum tarafından düzenlenen Avrupa Yılın Müzesi Ödülü (EMYA), yenilikçi, toplumsal etkisi yüksek ve müze deneyimini dönüştüren kurumları ödüllendirmesiyle Avrupa’nın en prestijli müzecilik platformlarından biri olarak kabul ediliyor. Seddülbahir Kalesi’nin EMYA 2026 aday listesinde yer alması, Türkiye’nin kültürel miras yönetimi ve müzeleşme alanındaki yetkinliğinin Avrupa ölçeğinde tanındığını gösteriyor. Adaylık, aynı zamanda Çanakkale’nin uluslararası kültür rotalarındaki görünürlüğünü güçlendiren stratejik bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
Kültürel Diplomasi ve Geleceğe Miras
Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Seddülbahir Kalesi’ni hem tarihsel hafızayı koruyan bir mekân hem de çağdaş müzeciliğin örnek uygulamalarından biri olarak konumlandırmayı hedefliyor. Haziran ayında İspanya’nın Bilbao kentinde gerçekleştirilecek EMYA değerlendirme süreci, kalenin uluslararası müzecilik ağı içindeki yerini daha da sağlamlaştıracak. Bu süreç, Türkiye’nin kültürel mirasının evrensel düzeyde tanıtılması açısından da önemli bir kültürel diplomasi fırsatı sunuyor.
Çiğdem Münibe Alyanak, Sevi Gözay Aslan aa