Anasayfa / Arkeoloji / Türkiye

Satala Antik Kenti'nde jeofizik araştırması yapıldı

Lejyonun ve kentin 10 yıl içerisinde görünür hale getirilebileceğini düşünüyoruz.

 

Roma İmparatorluğu döneminde askeri karargah amacıyla kurulan Satala Antik Kenti'nde gelecek yıl başlanması planlanan arkeolojik kazı öncesi veri elde etmek amacıyla jeofizik çalışmaları başlatıldı.

Gümüşhane'nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyü sınırları içerisinde bulunan Satala Antik Kenti'nde Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen izinle yürütülen çalışmalar, Gümüşhane Valiliği tarafından da destekleniyor.

Kazı Başkanı ve Bartın Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şahin Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Satala Antik Kenti'nin Roma İmparatorluğu'nun doğudaki en önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi.

Roma İmparatorluğu'nun doğu sınırını Fırat Nehri'nin oluşturduğunu belirten Yıldırım, nehir boyunca 4 büyük lejyonun (askeri karargah) konumlandırıldığını dile getirdi.

Bu lejyonlardan birinin Satala Antik Kenti'ndeki 15'inci Apollon lejyonu olduğuna işaret eden Yıldırım, lejyon kalelerinin saldırı amaçlı yapıldığını ve bunların Türkiye'nin ordu sistemindeki birinci, ikinci ordu gibi bir yapılanmaya sahip askeri kurumlar olduğunu anlattı.

Yıldırım, lejyonların tüm ihtiyaçlarını kentin karşıladığını ifade ederek, şunları belirtti:

"Satala'nın büyümesindeki ana etken 15. Apollon lejyonu. Kabaca bir lejyon 5 bin kişiden oluşuyor. Bunun içinde 3 bin 500 kadarı lejyoner ve süvari, bin 500 kadarı ise yardımcı hizmetler gibi unsurlardan meydana gelmekte. Satala'nın, lejyon kalesiyle şekillenen bir kent olduğunu görüyoruz. Antik çağdaki nüfusuna baktığımız zaman en az 10-15 bin kişi olduğunu da söylemek mümkün."

Yıldırım, arkeolojik kazı alanlarının belirlendiğini, çalışmaların bu yıl için jeofizik ölçümler, kazılacak alanların belirlenmesi, kazı evi yapımı ile çevrede yürütülen yüzey araştırmalarıyla devam ettiğini bildirdi.

Alandaki görünür tarihi eserlerin restore edileceğini aktaran Yıldırım, "Satala bizim açımızdan Türkiye'de Roma askeri mimarisiyle ilgili kazı yapılabilecek tek antik kent. Burası Türkiye'de bir lejyon kalesinin kazıldığı ilk yer olacak. Askeri mimariye ait yapılar ve Roma askeri sistemi ile ilgili çok önemli ipuçlarına ulaşmayı umuyoruz." diye konuştu.

Yıldırım, altyapı çalışmalarının ardından gelecek yıl arkeolojik kazıların başlamasını planladıklarını belirterek, kazılarda lejyon kalesinin geçirdiği tarihsel süreçleri göreceklerini söyledi.

- "Arkeoloji kazılarından beklentilerimiz yüksek"

Satala Antin Kenti'nin, Roma kent sistemine göre kurgulanmış bir yerleşim olduğunu, kazı çalışmalarından beklentilerinin yüksek olduğunu vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bizim açımızdan en önemli yer 15'inci lejyonun karargahı. Büyük olasılıkla tarihsel süreç içerisinde Partlar, Sasaniler, Bizans, Roma dönemlerinde bu kentin geçirdiği süreçleri göreceğiz. Askeri mimari kalıntılarıyla karşılaşacağız. Kentin önemli yapılarını ve konut alanlarını, Roma villalarını, yerleşim alanlarını ve bağlantılı yerlerini açmayı planlıyoruz. Roma İmparatorluğu'nun bütün tarihsel süreci ve Anadolu'daki bütün kaderi burada sona eriyor. Lejyon burada tarih sahnesinden siliniyor. Lejyonun burada var olup yok olması da oldukça önemli. Biz 15'inci lejyonun nasıl başladığını ve nasıl yok olduğunu da yapacağımız kazılarla görmüş olacağız."

- "Zeugma ile Satala aynı kadere sahip"

Yıldırım, Satala'nın Zeugma ile benzerliklerine dikkati çekerek, her iki antik kentin de ticari yollar üzerinde bulunan askeri garnizon şehirleri olduğunu ifade etti.

Zeugma ve Satala'nın aynı kadere sahip kentler olduğunu dile getiren Yıldırım, her ikisinin de milattan sonra 256 yılında Sasani kralı tarafından bir gece baskınıyla yakılarak yok edildiğini, sonrasında da bu lejyonların tarih sahnesinden silindiğini anlattı.

Bu kentlerin Roma'daki soyluların, zengin tüccarların ve askerlerin yaşadığı kentler olduğunu belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

"Zeugma'da villalar ve o villaların tabanlarında bulunan zengin motifli mozaikler ve duvarları üzerinde de renkli freskler yer almaktaydı. Satala'da da yine aynı şekilde yer aldıklarını söyleyebiliriz. 19. yüzyılda buradan kaçırılan bir Afrodit büstü söz konusu. Bugün Londra'daki British Museum'da sergilenmekte. Bu, Satala'nın önemini gösterir bir eser. Bununla beraber bu erimiş ve yanmış bir eser. Bunun benzerlerini Zeugma kazılarında da görmüştük. Bu kadar değerli eserlerin kentte olması, Satala'nın Roma çağında sadece lejyon değil ticari ve ekonomik anlamda da güçlü bir kent olduğunun göstergesidir. "

- "Lejyonun ve kentin 10 yıl içerisinde görünür hale getirilebileceğini düşünüyoruz"

Yıldırım, alanda kazı çalışmalarıyla birlikte deneysel arkeolojik çalışmaların da yapılacağını ifade ederek, "Bu çalışmalar özellikle finans açısından Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümüşhane Valililğince desteklendikçe daha da hız kazanacaktır. Bunlar 40-50 yıla kadar sürebilen çalışmalar. Arkeolojik çalışmalar uzun vadeli projelerdir. Lejyonun ve kentin 10 yıl içerisinde görünür hale getirilebileceğini düşünüyoruz." dedi.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Ateş de Satala Antik Kenti'nin 1988 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca tescil edildiğini anımsattı.

Alanda 2000'li yıllardan sonra yüzey araştırmalarının sıkılaştığını aktaran Ateş, "Kazı sonucu 15'inci lejyonun ortaya çıkarılması buranın Karadeniz'deki en önemli turizm destinasyonlarından birisi olacağı anlamına geliyor." ifadesini kullandı.

Veysel Kara - AA