Anasayfa / Etkinlikler

Sağkalım programı Açık Radyo'da kadim bilgelik ile yeniçağ diyalektiğini buluşturuyor

Arkeoloji, sanat ve kültür dünyasının ünlü ismi yayıncı ve editör arkeolog Nezih Başgelen ile antropoloji ve medya-iletişim üzerine akademik çalışmaları ile tanınan yazar Ebru Güzel, Açık Radyo'da imza attıkları Sağkalım programı ile dinleyicileri çok farklı ve birbirinden ilginç konuları dinlemeye davet ediyor. Program Açık Radyo'da 15 günde bir pazartesi günleri saat 15.30'da yayınlanacak.

 

28 Nisan 2024'e kadar devam edecek 58. yayın dönemi başlayan Açık Radyo, çok farklı ve hayli renkli konular vaad eden "Sağkalım" programının tanıtım bölümü yayınladı.

Programı hazırlayan ve sunanlar; ünlü yayıncı ve editör arkeolog Nezih Başgelen ile antropoloji ve medya-iletişim üzerine akademik çalışmalara imza atmış üretken yazar Ebru Güzel...

Programın ilk bölümünde ana ekseni, doğakültür, ekoloji, mitoloji, tarih, arkeoloji ve insan olan, bütüncül paradigma içeren  programın 26 haftalık akışı hakkında bilgi verildi.

Programın hedefi "Sağkalım ile ekolojik arkeoloji eksenli bir program sunulurken hem bölgesel olarak yerel ürünler ve eko-ağını güçlü kurmuş, kadim bilgeliği doğru aktarabilecek girişimciler tanıtılacak hem de bölgenin tarihöncesi ekolojik izi sürülecektir. Bu yolla dinleyicilere ekolojik bilinç aşılanırken ekolojik kıyamete karşı ümitvar bir yorum katmak amaçlanmıştır. Bugün büyükşehirlerde giderek artan sayıda köye dönmek isteyen kişilerin olması, toprağa dönüş hareketinin canlı olduğunu da göstermektedir. Bu hareketin temsilcileri yeni öncülerin ve ona ilişkin kavramların dinleyiciye aktarılması sayesinde Sağkalım’ın bir kılavuz program olması hedeflenmektedir" şeklinde açıkladı.

Nezih Başgelen ve Ebru Güzel; programın "50’li yıllardan sonra inanılmaz yoğunlukta ivme kazanan ekolojik tahribatı ve kentleşmenin getirdiği sorunları çözüme kavuşturacak adımlar, toprağa dönüş kavramı ve bu bağlamda kadın yaratıcılığının, üreticiliğinin ve sağaltıcı gücünün dünyaya etkisi, antropolojik, etnolojik ve arkeolojik verilerin, analizlerin eşliğinde ele alacağını" ifade ettiler. 

Programın adının irkilticiliğine dikkat çeken sunucu Ebru Güzel, "İnsanı irkilten, uyandıran bir başlık. Programı dinlediğinizde, amaçlananın tam da bu misyon üzerine, uyarı ve farkındalık yaratma olduğunu anlıyorsunuz. İrkiltmek, uyandırmak ve bir an önce toparlanmak için adım attırmak... çünkü üçüncü bin yılın şafağında, korkunç bir tüketme arzusu ve eylemiyle dünyayı yaşanmaz hale getirmek için tüm potansiyelimizi kullanıyor, tüketiyor, tüketiyor ve yine tüketiyoruz. Sanayi Devrimi’nden bu yana logaritmik biçimde artan enerji ihtiyacımız, konfor bağımlılığımız ve sahip olma iştahımız biyosferin yenilenme hızının ötesine geçerek, bir birim zamanda neredeyse iki birimlik üretimi tüketecek hıza ulaştı. Şu an, bir yıllık bir zaman diliminde bir buçuk yıldan daha fazla sürelik dünya kaynağını tüketiyor, deyim yerindeyse yerküreyi, evimizi acımasızca sömürüyoruz. Yaptığımız, gelecekten çalmaktan öte bir şey değil." dedi ve "Sözün özü; uygarlık tarihinin hiç yaşamadığı ölçekteki sorunlar karşısında büyük bir dönüşümün/mücadelenin ve de artık kaçınılmaz bir sağkalım sürecinin şafağındayız. Ekoloji ve arkeolojiyi birlikte düşünme beceresi toplumların geleceğini belirleyen hayatta kalma biçimlerine ışık tutmaktadır" diyerek amaçlarını açıkladı.

Programda yapılan açıklamaya göre,  İlk 13 bölümde başlangıç olarak, ekolojik arkeoloji, doğakültür anlayışı, tohum, agroekolojik tarım, sürdürülebilirlik, ekoköyler, yeni öncüler, kooperatifçilik, ortakyaşam, antroposen çağı, birlikte-oluş felsefesi, Mitolojinin tanrıçalarından siborglara, anayanlı toplumlar ve paganizm ve MA kültü, eko ağlar ve komünite gibi ekolojik konu ve kavramlar modern ve arkaik toplumların karşılaştırması yoluyla anlatılacak.

İkinci 13 bölümde ise Türkiye’de 2000’li yıllardan itibaren kırsalda üretim yapan çiftçi ve kooperatif kurucuları ile doğal yaşama dair ürün üreten ve hizmet veren ekolojik girişimciler konuk alınarak belirli bir tema dahilinde konular işlenecektir. Bu konular işlenirken yine kadim toplumların yaşadıkları deneyimler , çevresel felaketler örneklenerek sağkalım için çözüm önerileri sunulacak.