Roma Tiyatrosu’nun Altındaki Tarih: İznik’te Veba İzleri Ortaya Çıktı
Bursa’nın İznik ilçesindeki Roma Tiyatrosu’nun güneyinde sürdürülen kazılarda, Doğu Rodma dönemine tarihlenen nekropolde yaklaşık 20 bireye ait iskelet kalıntısı bulundu. Kemikler üzerinde yapılan incelemelerde Anadolu’daki en erken veba örneğine rastlandı. Yetişkin kadın, erkek ve çocuklara ait mezarlar, Hristiyan defin geleneğiyle uyumlu özellikler taşıyor.
Doğu Roma Dönemine Ait Nekropol Ortaya Çıkarıldı
Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve desteği, Bursa Büyükşehir Belediyesinin sponsorluğunda yaklaşık 10 dönümlük alanda yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları, İznik Roma Tiyatrosu’nun ana yapısı dışındaki alanlarda da devam ediyor. 1980’li yıllarda başlayan, 2016’dan itibaren Dokuz Eylül Üniversitesi ekibince sürdürülen kazılarda tiyatronun farklı dönemlerde farklı işlevlerle kullanıldığına ilişkin önemli bulgular elde ediliyor.
Bu yıl temmuz ayında tiyatronun güneyindeki dış alana yoğunlaşan arkeologlar, Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bir nekropolde yaklaşık 20 bireye ait iskelet kalıntısı ortaya çıkardı. Kazı Başkanı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç, bulunan iskeletlerin yetişkin kadın, erkek ve çocuklara ait olduğunu belirterek alanın Bizans döneminde bireysel gömüler için kullanıldığını aktardı.
Kemiklerde Erken Veba Bulgusu
Nekropolde ele geçirilen insan kemikleri üzerinde yapılan incelemeler, araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından birini ortaya koydu. Prof. Dr. Meriç, Anadolu’daki en erken veba örneğine rastlandığını belirterek bulgunun önemine dikkat çekti.
Araştırmalara Kanada’daki McMaster Üniversitesi, ABD’deki Rutgers Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ve Muş Alparslan Üniversitesinden uzmanlar da katkı sunuyor. Kemiklerin yanı sıra yüzük taşı, sikke, boncuk ve seramikler de sistemli biçimde belgelenerek kazı evine taşınıyor; burada temizlik, analiz ve kayıt işlemleri gerçekleştiriliyor.
Mezarların yüzeyden yaklaşık 1 metre aşağıda bulunduğunu belirten Meriç, bazı gömülerin üst üste, bazılarının ise tek başına yapıldığını söyledi. Bireylerin doğu yönüne bakacak ve elleri karınlarının üzerinde olacak şekilde gömüldüğü, bu uygulamanın Hristiyan defin geleneğiyle uyumlu olduğu ifade edildi. Mezarlarda belirgin ölü hediyelerine ise rastlanmadı.
“Tiyatroda Sadece Tiyatro Yok”
İznik Roma Tiyatrosu’nun farklı dönemlerde değişen işlevlerine dikkat çeken Meriç, yapının özgün kullanımından sonra mezarlık, dini yapı ve üretim alanı olarak da değerlendirildiğini belirtti. Tiyatronun ana mekanlarının kazı ve restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından 2024’te ziyarete açıldığını hatırlatan Meriç, alanda kiliseler, nekropoller ve çini fırınlarının da bulunduğunu kaydetti.
Kazı çalışmalarının mevcut alanlarda genişletilerek sezon sonuna kadar sürdürülmesi planlanıyor. Tiyatro alanındaki çalışmaların yaklaşık dört yıl içinde tamamlanması öngörülüyor. Yeni buluntuların, İznik’in Doğu Roma dönemindeki sosyal yaşamı, defin gelenekleri ve salgın hastalıkların tarihine ilişkin bilimsel verilerin artırılması açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.