Anasayfa / Aktüel

Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'a saygı, Yapı Kredi Kültür Sanat'ta sel oldu, taştı

Dünyaca ünlü ve saygın Türk Arkeoloğu Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'a Armağan edilen "The Neolithic in Türkiye. The Eastern Taurus" kitabının takdimi için düzenlenen saygı buluşmasına gelenlerin bir kısmı ayakta kalmalarına rağmen etkinliğin sonuna kadar alandan ayrılmadılar. Etkinlik sonrasındaki kokteylde ise adeta Prof. Dr. Mehmet Özdoğan ile yan yana fotoğraf çektirme yarışı vardı.

 

Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'a Saygı Etkinliğinde YKKS doldu, taştı

İstanbul'un Beyoğlu ilçesi  İstiklal Caddesi üzerindeki Yapı Kredi Kültür Sanat (YKKS) Merkezi 6 Mayıs Çarşamba günü oldukça anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Türk Arkeoloji dünyasının üstatlarından Emeritus Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'ın onuruna düzenlenen etkinlik yoğun ilgi gördü. Etkinliğe gelen onlarca konuk salonda yer bulamadığı için etkinliği kokteyl salonundaki ekranlardan veya kapı aralıklarından dinlemek zorunda kaldı.

Mehmet Özdoğan’a Saygı Buluşması: Doğu Toroslar’da Neolitik Miras


Türkiye'nin Bilim Dünyasında damga vuran arkeolojik keşiflerinin dünyaya duyurulması amacıyla Arkeoloji ve Sanat Yayınlarınca neşredilen ve akademik çevrelerde oldukça büyük yankı uyandıran "The Neolithic in Türkiye" kitap serisinin Prof. Dr. Mehmet Özdoğan’a ithaf edilen 7. kitabının tanıtımı amacıyla düzenlenen "Doğu Torosların Hafızası: Mehmet Özdoğan’a Armağan  The Neolithic in Türkiye. The Eastern Taurus" başlıklı etkinlik  Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Genel Müdürü Tülay Güngen'in selamlama konuşması ile başladı. 

Ziyaretçilere "hoş geldiniz" diyerek Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'ın Türk Bilim Dünyasındaki önemine vurgu yapan Tülay Güngen, Yapı Kredi Kültür Merkezi olarak kapılarını bilim ve sanata daima açık tutacaklarını belirtti. 

Prof. Dr. Necmi Karul: Halet Çambel'in açtığı yolun yolcusuyuz

Daha Sonra  Taş Tepeler Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul kürsüye çıkarak "Doğu Toroslar’da Neolitik Araştırmaların Dünü Bugünü" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. 

Karul konuşmasına "Neolitik Devrim" kavramı ile ilgili tezlerle başladı. V. Gordon Childe'nin Marksist yaklaşımının ardından Robert J. Bralwood'un karşı tezini ve sonrasındaki gelişmelerle değişen tanımları özetle aktardı. Amik Ovasında Tell El Cüdeyde kazılarından başlayarak Türkiye'deki Neolitik keşifleri özetleyen Prof. Dr. Karul, Çayönü kazılarında hocası Mehmet Özdoğan'ın  Prof. Dr. Halet Çambel'in asistanı olduğunu belirterek, "Hepimiz Prof. Dr. Halet Çambel'in izinde yürüyoruz" diyerek onun Türkiye arkeolojisindeki öneminin altını çizdi. Prof. Dr. Necmi Karul daha sonra Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'ın arkeoloji dünyasına kazılarını özetledi ve dünya arkeoloji literatürüne kazandırdığı teorilere dikkat çekti.

Panelistler Taş Tepelerdeki İlginç Bulguları Dinleyicilere Anlattı

Etkinlik, Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden Dr. Lee Clare'ın Neolitik Ortam ve Zaman, İstanbul Üniversitesinden Dr. Güven Eken'in "İnsan Ekolojisi", Hacettepe Üniversitesinden  Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal'ın "Neolitikte Ölüm" ve İ.Ü'den Prof. Dr. Eylem Özdoğan'ın "Sanat ve Toplum" başlıklı sunumları ile sürdü.

Sunumlarda Taş Tepeler'deki güncel bulgular ve şu ana dek elde edilen bulgulardan yola çıkarak yapılan bilimsel yorumlar paylaşıldı.  

Konuşmalar pür dikkat dinlendiği gibi sunun sonunda pek çok dinleyicinin soru sormak istemesi etkinliğin dikkat çekici yönlerindendi. Salondaki arkeologlar ve diğer disiplinlere mensup bilim insanları aktarılan bilgilerle ilgili açılımlar sağlayan sorularla salondaki ilgili daha da artırdılar. İki saati aşkın sürmesine rağmen salondan neredeyse kimse ayrılmadığı gibi panel bitimine doğru yeni dinleyicilerin içeride boş yer aradıkları gözlemlendi. 

Doğu Toroslar mı, Güneydoğu Toroslar mı Tartışması

Panele soruları ile katkı sağlayanlar arasında en çok yankı uyandıran açılım İstanbul Üniversitesi Coğrafya Fakültesi'nden Prof. Dr. Sedat Avcı tarafından yapıldı.  Konuşmasında coğrafi özelliklerin önemine dikkat çekerek "önceden insanlar avlarının peşinde göçerken, bu coğrafyada avladıkları hayvanlar göç ettiği için onlar göçe gerek görmediler" diyen Dr. Güven Eken'in sunumun ardından söz alan Prof. Dr. Sedat Avcı, "Kavram kargaşası yaşansın istemem, kitabın editörleri Doğu Toroslar tanımını uygun görmüş onların dayanaklarına da saygı duyarım ama bu tanımlama ne kadar doğru sorgulamak gerekiyor. Burası için en doğru tanım Güneydoğu Toroslar olmalı" dedi. 

Prof. Dr. Sedat Avcı'nın uyarısı sonrası kürsüye çıkanların "Doğu Toroslar" demekte tereddüt etmesi dikkat çekti..  

Panelde dikkat çekici bir coğrafik tartışma konusu da Dicle ve Fırat havzası arasındaki arkeolojik bulgular arasındaki farklar oldu, 

Prof. Dr. Mehmet Özdoğan: Göbeklitepe'nin Neolitik Çağ Ürünü Olduğunu Sanmıyorum

Panelin ardından kürsüye çıkan Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, kendisine gösterilen ilgiye teşekkür ederek "Neolitik Kavramına Küresel Bir Bakış" konuşmasını gerçekleştirdi. Konuşmasını yer yer esprilerle süsleyen Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, öncelikle salondaki herkesin arkeolog olmadığına dikkat çekerek "Neolitik Devrim" Kavramını açıklamakla söze başladı.

Neolitik Devrim'i kendisinden sonra gelen tarihi çağların altlığı olarak tanımlayan Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, "Neolitikten sonra insan oğlunun doğayı dönüştüren müdahaleleri başlıyor. Tarla açma gibi doğayı geri dönüşemez şekilde dönüştüren müdahalelerin ardından "bu tarla kime kalacak?" kaygısı ile mülkiyeti doğurduğunu savunan Özdoğan, aynı zamanda "artı üretim" ile birlikte depolama, hesaplama çağının başladığını ve bürokrasinin daha sonraki evrede de "devlet" olgusunun ortaya çıktığını belirtti.

Prof. Dr. Mehmet Özdoğan Taş Tepeler'deki bulguların insanlık tarihini değiştiren olgularına dikkat çekerken Göbeklitepe konusunda "Bence Göbeklitepe'nin ne kadar Neolitik eseri olduğu tartışmaya açık. Şahsen oranın Neolitik ürünü olduğunu sanmıyorum, bana göre oradaki yapılar Paleolitik dönem eseridir" dedi.

Nezih Başgelen: Özdoğan hocam eserleri konusunda çok titiz, satır satır kontrol ediyor 

Daha sonra kürsüye çıkan Yayıncı Arkeolog Nezih Başgelen, “The Neolithic in Türkiye" eserinin nasıl doğduğunu özetledi ve Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'ın akademik çalışmalarının yanı sıra arkeoloji eğitimine kazandırdığı eserlere dikkat çekti. 

Başgelen, "Mehmet Özdoğan hocam eserleri konusunda çok titiz. Eserlerini yayına hazırlık aşamasına satır satır inceliyor ve akademik dünyada yanlış algılanabilecek tek bir cümle kalmasın diye çaba sarf ediyor. yataktan kalkamayacak kadar hasta olduğu dönemlerde bile bu tavrından taviz vermedi ve o haliyle bile yayınlanacak eserlerini satır satır kontrol etti. Onun bir hassasiyeti de akademi dışındaki okurların da kolay anlamasını sağlamaya çalışmak. Konuları nasıl daha basit ve anlaşılır anlatabilirim kaygısı onun takdire şayan bir başka yönü" dedi ve Özdoğan Külliyatını tanıttı.

Mehmet Özdoğan: İnşallah Ayağıma düşürmem!

Başgelen'in konuşmasının ardından etkinlik Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'ın hayatını özetleyen bir kısa video gösterimi ve onunla çalışmış ünlü isimlerin ona gönderdiği görüntülü mesajlarla sürdü.  Dada sonra salonda bulunan bazı isimler kısa birer saygı konuşması gerçekleştirdiler.

Saygı mesajlarının ardından, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'a  kendisisine armağan olarak hazırlanan “The Neolithic in Türkiye. The Eastern Taurus” kitabı sahnede takdim edildi. Kitabın hacmine kendisine has esprili üslubu ile dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, "inşallah ayağıma düşürmem" diyerek kendisini bu ithafa layık görenlere ve emeği geçenlere teşekkür etti. 

Etkinlik Taş Tepeler ekibinin toplu hatıra fotoğrafı çektirmesi ile noktalandı ve daha sonra kokteyl gerçekleştirildi. Kokteyl esnasında Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'ın çevresindeki kalabalık hiç eksilmedi ve konuklar onunla fotoğraf çektirmek için adeta birbirleri ile yarıştılar.

Adnan Erdoğan - Yaşar İliksiz - Arkeolojikhaber.com