Anasayfa / Arkeoloji / Türkiye

Prof. Dr. İlknur Taş, Aslantepe ve Yumuktepe kazılarını anlattı

Uluslararası Arslantepe Arkeoloji Sempozyumu izlenimlerini paylaşan Prof. Dr. İlknur Taş, Arslantepe’de arkeologların gün yüzüne çıkardığı yaklaşık 5.500 kerpiç sarayın yazılı tarihin seyrini değiştirecek öneme sahip olduğuna dikkat çekti.

 

Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Hititolog Prof. Dr. İlknur Taş Umut Radyoda yayınlanan ‘Ben Anadolu ‘ programında katıldığı arkeolojik kazı çalışmaları ve Malatya da İnönü Üniversitesi – Roma La Sapienza Üniversitesi işbirliğince düzenlenen 1. Uluslararası Arslantepe Arkeoloji Sempozyumu izlenimlerini paylaştı.

Yumuktepe 9 bin yıl önce Neolitik çiftçiler tarafından kuruldu

Uğur Çınar’ın sorularını yanıtlayan Prof. Dr. İlknur Taş, daha önce Umut Radyo stüdyolarında aynı programa canlı yayın konuğu olan La Sapıenza Üniversitesi’nden Prof. Dr. İsabella Caneva başkanlığında yürütülen Mersin Yumuktepe Höyüğü kazı heyetinde başkan yardımcılığı görevini üstlendiğini belirterek, buranın geçmişinin Milattan Önce 7 binli yıllara uzandığını Yumuktepe Höyüğünün, Anadolu’nun en eski yerleşim yerleri arasında yer aldığını söyledi. Prof. Dr. İlknur Taş, Mersin’in Toroslar ilçesinde yer alan Yumuktepe Höyüğü tam bir medeniyetler beşiği olduğuna dikkat çekerek, buranın geçmişten günümüze tarımsal anlamda bölgeler arası bir köprü rolü gördüğünü ve Yumuktepe nin günümüzden 9 bin yıl kadar önce Neolitik çiftçiler tarafından kurulduğunu ifade etti.

Prof. Dr. İlknur Taş: Aslantepe dünyanın en eski kerpiç sarayı

Taş, Yumuktepe nin dünyada tarımın ilk yapıldığı yerler arasında olduğunu belirterek, burada binlerce yıl öncesine dair buğday ve zeytin yetiştiriciliği ile ekmek üretiminin izlerine rastlandığını ve günümüzde sadece yaz aylarında sürdürülen arkeolojik kazı çalışmaları ile Anadolu coğrafyasına ait birçok bilinmeyene ışık tutulmasının amaçlandığını kaydetti. Yumuktepe Höyüğü Arkeolojik kazı çalışmaları hakkında bilgiler aktaran Prof. Dr. Taş, Yumuktepede, ilk kez 1936 – 1937 yıllarında İngiliz Arkeolog Jhon Garstang başkanlığındaki kazı heyetinin kazı çalışmaları yaptığını yürütülen çalışmaların İkinci Dünya Savaşı sırasında sekteye uğradığını, 1946 – 1947 yıllarında yeniden yapılan kazıların ardından, 1993 senesinden bu yana düzenli olarak sürdürüldüğünü dile getirdi.

Taş, ‘Ben Anadolu’ programında önceki hafta katıldığı İnönü Üniversitesi ve Roma La Sapienza Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen 1. Uluslararası Arslantepe Arkeoloji Sempozyumu izlenimlerini de paylaştı. Taş, Unesco Dünya Koruma listesine alınan Malatya Arslantepe Höyüğü’nde bugüne kadar gün ışığına çıkarılan tarihi kalıntıların yazılı tarihin seyrini değiştirecek önemde olduğunu söyledi. Türkiyede ve dünyada ilk kez gerçekleşen bu sempozyuma yurt içi ve dışından 60 akademisyenin katıldığını ve iki gün devam ettiğini belirten Taş, Aslantepe Höyüğü’nde bulunan ve “dünyanın en eski kerpiç sarayı” olduğu belirtilen yapıda, Millatan Önce 3 binli yıllara ait olduğu tahmin edilen kerpiç tahtın gün yüzüne çıkarıldığını kaydetti.

Kerpiç saray, yazılı tarihin seyrini değiştirecek öneme sahip.

Taş,“İtalyan Profesör Marcella Frangipane’nin 41 yıldır kazı başkanlığını yaptığı Arslantepe’de gün yüzüne çıkarılan kerpiç saray, yazılı tarihin seyrini değiştirecek öneme sahip. Millatan Önce 3 bin 600 – 3 bin 500 yıllarına ait bir tapınak, binlerce güzel mühür baskısı, kaliteli metal eserler bulundu. Elde edilen veriler, o dönemde Arslantepe’nin aristokrasinin doğduğu ve ilk devlet şeklinin ortaya çıktığı resmi, dini ve kültürel bir merkez olduğunu ortaya koydu” dedi.

Arslantepe Asur kralı Sargon tarafından tamamen yakılıp yıkılmış

Milattan Önce 5 bin yılının sonundan 4 bin sonuna kadar olan zamanda güneydeki önemli tarihsel olayların da belirgin olarak yansıdığına dikkat çeken Prof. Dr. İlknur Taş, “Malatya’nın bu bölgesi, her ne kadar Yukarı Mezopotamya’nın bir parçasını oluşturmaktaysa da tam anlamıyla yerel özelliklerini yitirmemiş. Millattan Önce 2 bin yılında Arslantepe’nin, Fırat Nehri’ne doğru genişleyen Hitit İmparatorluğu’nun şehri olarak kullanıldığı ortaya çıktı. Kuzeydoğu yamacına açılan şehir kapısı ve galerisi ile Orta Anadolu Hitit kentlerine benzeyen, etrafı toprak surla çevrili bir Hitit şehri olan Arslantepe, Millatan Önce bin 200 yıllarında Hitit İmparatorluğu’nun çöküşünde Doğu Anadolu Geç Hitit başkenti olarak Arslantepe Asur kralı Sargon tarafından tamamen yakılıp yıkılmış”.