Anasayfa / Arkeoloji / Türkiye

Oylum Höyük 2019 yılı arkeoloji kazıları başladı

Türkiye-Suriye sınırında bulunan, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük höyüklerinden Oylum Höyük'te 30'uncu dönem kazı çalışmaları başladı.

 

Kilis'te Suriye sınırına sıfır noktada yer alan Oylum Höyük'te Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle başlatılan kazı çalışmalarına 15'i teknik olmak üzere, 30 kişilik ekiple devam ediliyor.

Kazı Başkanı ve Gaziantep Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yılki çalışmalarla daha önce bir bölümü açığa çıkarılan sarayın güneye doğru uzanan bölümlerine ağırlık verileceğini söyledi.

Bulgular, antik Kuilzila ya da Mezopotamya kaynaklarındaki Ulisim/Ullis olabileceğini gösteriyor

Oylum Höyük’teki çalışmanın, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde sürdürülen uzun soluklu projelerden biri olduğunu ve yaklaşık 30 yıldır devam ettiğini anlatan Engin, "Oylum Höyük, hem Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin hem de Türkiye’nin önemli höyük yerleşimlerinden bir tanesidir. Burada yaptığımız çalışmalarda elde ettiğimiz özellikle çivi yazılı belgeler ile kraliyet mühür ve mühür baskıları, buranın önemli bir yönetim merkezi olduğuna şüphe bırakmamıştır. Arkeolojik bulgular, buranın antik Kuilzila ya da Mezopotamya kaynaklarındaki Ulisim/Ullis olabileceği yönünde güçlü emareler göstermektedir. Bu bölge aslında Nuhaşşe ülkesinin önemli bir kenti ya da başkenti konumundadır." diye konuştu.

Engin, kazı çalışmaları yapılan alanın, özellikle Orta Tunç Çağı’nın başlarına tarihlenen yaklaşık 4 bin yıl önceye ait önemli bir yapı olduğunu ve bunu "saray" olarak nitelendirdiklerini aktardı.

Şu ana kadar yapının sadece bir bölümünü açığa çıkardıklarını aktaran Engin, 209 yılı çalışmaları kapsamında sarayın güneye doğru uzanan bölümlerini açığa çıkartmayı hedeflediklerini ifade etti.

Engin, “Görünüşe göre bu saray çok katlı ve şiddetli bir yangın tahribatıyla yıkılmış. Açığa çıkan bölümlerde yağmalanmış bir görüntü var. Umudumuz sarayın özellikle yazılı belgeler vermesidir. Bu şekilde höyük ve bölge tarihi ile ilgili daha kapsamlı bilgilere ulaşmamız mümkün olabilecektir.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Atilla Engin, kazı alanında elde edilen özellikle Hitit İmparatorluğu çağında tarihlenen yapıyla bağlantılı Hitit kraliyet mühürleri, mühür baskıları ve Hitit İmparatoru tarafından yerel krala hitaben yazılmış bir çivi yazılı belgenin önemli buluntular arasında olduğunu sözlerine ekledi.

 İzzet Mazi - AA