Öteki Ankara Müzikali: Başkentin Görünmeyen Hikâyeleri Sahneye Taşınıyor
Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenen ve Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşacak “Öteki Ankara Müzikali”, başkentin görünmeyen sosyal katmanlarını sahneye taşıyor. Sabri Özmener rejisiyle hazırlanan eser, Altındağ çevresindeki yaşamları ve kentin tarihsel katmanlarını müzikal bir anlatıyla ele alıyor. Roma kalıntılarından gecekondu mahallelerine uzanan hikâye, Ankara’nın farklı toplumsal gerçekliklerini sanat aracılığıyla görünür kılmayı amaçlıyor.
Başkentte Yeni Bir Müzikal Deneyim
Türkiye tiyatro sahnesinde yeni bir üretim olarak dikkat çeken “Öteki Ankara Müzikali”, Devlet Tiyatroları bünyesinde hazırlanan özgün projeler arasında yer alıyor. Metni Cenk Türkkanı tarafından kaleme alınan eser, Türkiye’de ilk kez sahnelenecek bir müzikal olarak Ankara seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor.
Oyunun rejisini üstlenen deneyimli tiyatro sanatçısı Sabri Özmener, aynı zamanda Devlet Tiyatroları’ndaki 41 yıllık sanat yaşamının son döneminde bu projeyi sahneye taşıyor. Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından hazırlanan müzikal, geniş oyuncu kadrosu ve dans topluluğu ile başkentin önemli sahnelerinden biri olan Akün Sahnesi’nde prömiyer yapacak.
Eser, Ankara’nın tarihsel ve sosyal dokusuna farklı bir perspektiften yaklaşarak kent yaşamının çoğu zaman görünmeyen yönlerini ele almayı amaçlıyor.
Altındağ’dan Roma Kalıntılarına Uzanan Hikâyeler
Müzikalin merkezinde, Ankara’nın tarihsel yerleşimlerinden biri olan Altındağ bölgesindeki toplumsal yaşam yer alıyor. Özellikle Bentderesi çevresinde geçmişte var olan gecekondu mahalleleri ve bu alanlarda yaşayan insanların hikâyeleri oyunun temel anlatısını oluşturuyor.
Bu bölge, aynı zamanda antik dönemden kalma Roma Tiyatrosu kalıntılarıyla da dikkat çekiyor. Oyunda bu arkeolojik ve tarihsel katmanların modern kent yaşamıyla kesiştiği bir anlatı kurgulanıyor.
Sabri Özmener’e göre müzikal, kentin merkezinde ancak çoğu zaman görünmez kılınan sosyal grupların yaşamlarına odaklanıyor. Kağıt toplayıcılar, sokakta çalışan çocuklar, evsiz bireyler ve gündelik yaşam mücadelesi veren insanlar eserin karakterlerini oluşturuyor.
Bu yönüyle “Öteki Ankara Müzikali”, yalnızca bir sahne gösterisi değil, aynı zamanda kent sosyolojisine dair eleştirel bir anlatı olarak değerlendiriliyor.
Müzikalde Anadolu Ezgileri ve Halk Dansları
Eserin müzikleri besteci Nedim Yıldız tarafından hazırlandı. Müzikalde özellikle İç Anadolu’nun geleneksel bozlak ezgileri kullanılarak yerel müzik mirasının sahne sanatlarıyla buluşturulması hedefleniyor.
Koreografi çalışmaları ise Ahmet Rıza Evci ve Hüseyin Yıldız tarafından gerçekleştirildi. Bu kapsamda Devlet Halk Dansları Topluluğu dansçıları ve eski üyeleri sahne performansına katkı sunuyor.
Yapım ekibine göre müzikalin temel hedeflerinden biri, modern tiyatro estetiğini Anadolu’nun müzik ve dans gelenekleriyle bir araya getirmek. Bu yaklaşım, Türkiye’deki sahne sanatlarında yerel kültürel unsurların çağdaş yorumlarla yeniden ele alınması açısından önemli bir örnek oluşturuyor.
Dekor tasarımı Mustafa Mahdum, kostüm tasarımı Berna Yavuz ve ışık tasarımı Mehmet Mertal tarafından hazırlanan sahne düzeni, Ankara’nın farklı mekânsal katmanlarını sahne üzerinde görsel bir anlatı biçimine dönüştürüyor.
Tiyatro, Kent ve Toplumsal Bellek
Rejisör Sabri Özmener’e göre “Öteki Ankara Müzikali”, yalnızca bir sahne yapımı değil aynı zamanda toplumsal farkındalık yaratmayı hedefleyen bir anlatı. Oyunun seyirciye kent yaşamındaki görünmez bireyleri yeniden düşünme imkânı sunması amaçlanıyor.
Özmener, eserin izleyicilerde günlük yaşamda karşılaşılan insanlara yönelik bakış açısını değiştirebileceğini ifade ediyor. Özellikle trafik ışıklarında cam silen veya mendil satan çocuklar gibi kent yaşamının parçası olan bireylerin hikâyeleri, müzikalin dramatik omurgasını oluşturuyor.
Bu yönüyle eser, tiyatronun toplumsal iyileştirici gücünü vurgulayan bir yaklaşım sergiliyor. Özmener’e göre sahne sanatları yalnızca eğlence üretmez; aynı zamanda toplumsal empatiyi güçlendiren bir kültürel araçtır.
“Öteki Ankara Müzikali”, Türkiye prömiyerinin ardından turne programı kapsamında farklı şehirlerde sahnelenecek ve ayrıca Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’nden davet alarak festival programında yer alacak.
Bu bağlamda yapım, Ankara’nın sosyal ve kültürel katmanlarını sahne sanatları aracılığıyla yeniden yorumlayan çağdaş bir tiyatro projesi olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Yasemin Kalyoncuoğlu aa