Osmanlı Mezar Taşları Tarihi Doğrulayan Sessiz Tanıklar Olarak Edirne’de Yeniden Okunuyor
Trakya Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü tarafından Edirne’de düzenlenen “Müzelik Sohbetler” etkinliğinde, Osmanlı mezar taşlarının tarihsel, sanatsal ve kültürel değerleri ele alındı. Prof. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu, mezar taşlarının geçmiş yerleşimleri, sosyal yapı ve kimlikler hakkında doğrulayıcı bilgiler sunduğunu vurguladı. Sunumda Edirne’nin Osmanlı mirası içindeki yeri, hanedan türbeleri ve mezar taşlarının estetik ve epigrafik özellikleri kapsamlı biçimde değerlendirildi.
Mezar Taşları: Tarihi Doğrulayan Epigrafik Belgeler
Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk ve İslam Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu, Necmi İğe Evi Etnografya Müzesi’nde düzenlenen “Müzelik Sohbetler” programında Osmanlı mezar taşlarının tarihsel önemine dikkat çekti. “Edirne’yi mezar taşları üzerinden tanımak” başlıklı sunumda Kurtişoğlu, mezar taşlarının yalnızca anıtsal yapılar değil, aynı zamanda dönemin sosyal, kültürel ve sanatsal kodlarını yansıtan birincil tarihsel belgeler olduğunu ifade etti.
Osmanlı’ya uzun yıllar başkentlik yapmış Edirne’nin zengin bir mezar taşı envanterine sahip olduğunu belirten Kurtişoğlu, bu taşların geçmişteki yerleşim biçimlerini, sosyal hiyerarşiyi ve bireylerin kimliklerini ortaya koyduğunu vurguladı. Mezar taşlarının üzerindeki kitabeler, unvanlar ve semboller aracılığıyla tarihsel bilgilerin doğrulanabildiğini söyledi.
Edirne’de Hanedan Türbeleri ve Kültürel Miras
Kurtişoğlu, Edirne’de padişah türbelerinin bulunmadığını, ancak hanedan mensuplarına ait önemli türbeler ile şehzade mezarlarının dikkat çektiğini aktardı. Edirne Müze Müdürü Şahan Kırçın ise Osmanlı mezar taşlarının, kente eser kazandıran kişilerin geride bıraktığı son ve en anlamlı izler arasında yer aldığını belirtti. Kırçın, taşlar üzerindeki tarih, isim, sosyal statü ve edebi metinlerin bireysel ve toplumsal hafızaya ışık tuttuğunu ifade etti.
Cihan Demirci aa