Anasayfa / Antropoloji

Neolitik Çağ’ın ölümcül sopaları

İngiltere’deki arkeologlar, Neolitik Çağ’da şiddeti anlamak için adli tıp yöntemlerine başvuruyor.

 

Yayımlanan çalışmada araştırmacılar, insan kafasının bir modeline nasıl hasar verebileceğini görmek için 5.500 yıllık tahta sopanın kopyasını kullandılar. Sonuç olarak bu tür sopaların gerçekten öldürücü birer silah olabileceğini buldular.

Neolitik çatışmalar

Arkeologlar, Batı ve Orta Avrupa’da Neolitik döneme ait kasıtlı darbe sonucu kafatası kırıkları olan insanların gömülmesi sonucu birçok kanıt buldular. Bu kafatası kırıklarının bazıları iyileşmişti fakat bazıları ise ölümcüldü. Ancak bu yaralanmaların nasıl oluştuğu genellikle belirsizdi.

Edinburgh Üniversitesi’nden doktora öğrencisi olan araştırmanın baş yazarı Meaghan Dyer, “Kimse o dönemde keskin olmayan bir cisimle alınan darbe nedenli travmanın nedenini araştırmıyordu. Silahlara bakmaya başlamamız gerektiğini fark ettik.” diyor.

Bronz çağ gibi daha sonraki dönemlerden günümüze, kılıç ve bıçak gibi metal silahlar ulaştı.

Daha sonraki dönemlerde Bronz gibi Kütük ve hançer gibi metal işlenmiş silahlardı. Ancak Neolitik dönem insanların, kesinlikle insanlığa karşı şiddet amaçlı silah olarak kategorize edilebilecek birçok silahı günümüze ulaşamadı. Örneğin bir yay ve ok, avcılık için kullanılabilir, ancak başka bir insanı vurmak için de kullanılabilir.

Dyer, “Hangi araçların silah olarak kullanılabileceğini belirlemek için gerçekten işe yarar bir yöntem bulup bulamayacağımızı görmek istedik.” diyor.

Kafatası kopyalarına vuran kişi iki çeşit vurma stili kullandı: topuz vuruşu ve iki elli vuruş. Oklar vuruş yönünü gösteriyor. C: Meaghan Dyer/ Antiquity

Dyer ve danışmanı Linda Fibiger, balistik testler için tasarlanmış sentetik kafatası modellerine başvurdu. (Hayvan modelleri ve insan kadavraları bilimsel ya da etik açıdan kabul görmüyor.)

Bu kafatasları, kauçuk bir poliüretan etrafına sarılı kemik benzeri bir kabuktan oluşuyordu; bu kabuk, beyni taklit etmek için jelatin ile doluydu. Dyer, bu yapay insan kafalarının, “Thames sopası” olarak bilinen bir Neolitik tahta sopanın bir kopyası ile vurulduktan sonra nasıl kaldığını görmek istiyor.

Bu karşılaştırma, kafatası modelindeki kırıkların, Asparn Neolitik dönem arkeolojik alanında gömülü olan 35-40 yaşlarındaki bir adamın kafatasındaki kırıklara ne kadar benzediğini gösteriyor. C: Meaghan Dyer (sol); Teschler-Nicola 2012/Antiquity (sağ)

Cinayet silahı da olabilir

Neolitik şiddet üzerine araştırmalar yapan ancak bu çalışmaya dahil olmayan Osteo-Arkeolojik Araştırma Merkezi başkanı Christian Meyer, “Tahta sopalar bir sonraki dönem olan Bronz Çağ’da hala silah olarak kullanılıyordu, bu nedenle önemli bir Neolitik silahı olmaları muhtemel.” diyor.

Ahşap objeler, organik oldukları için genellikle arkeolojik katmanlarda iyi korunmaz, ancak Londra’nın Chelsea bölgesindeki Thames Nehri’nin kuzey kıyısında su altında kalan “Thames sopası” oldukça iyi korunmuştu. Radyokarbon tarihlemesi bu silahın, MÖ 3530 ile 3340 yılları arasına ait olduğunu gösterdi. Ve şimdi Londra Müzesi’nde yer sergileniyor. Dyer, sopayı en uç noktasında çok ağır olan “çok kötü yapılmış bir kriket sopası” olarak tanımlıyor.

Dyer, vuruşları yapması için 30 yaşında sağlıklı bir erkek arkadaşına başvurdu ve sanki hayat savaşındaymış gibi “kafataslarına” sert vurmasını söyledi. Ortaya çıkan kırıklar, gerçek Neolitik kafatasında görülen yaralanmalara benziyordu. Oluşan bir kırık örneği, MÖ 5200’e ait Avusturya’daki Asparn / Schletz katliamı arkeolojik alanında, arkeologların daha önce tahta sopaların silah olarak kullanılmış olabileceğini düşündükleri bir kafatasına oldukça benziyordu.

Dyer, “Belli bir yaralama şeklini hedeflemedik ve bu kırılma modelini elde ettiğimizde oldukça heyecanlıydık. Hemen orada büyük bir benzerlik yakaladığımızı biliyorduk.”

Thames sopası, çok açık şekilde ölümcül

Arkeologlar spesifik silahları belirli yaralanmalarla ilişkilendirebilirlerse, o zaman Neolitik Çağ’da şiddet sahnelerini yeniden yapılandırmaya başlayabilirler.

Dyer, “Örneğin Thames sopası, “çok açık şekilde ölümcül” diyor. Muhtemelen rakibinizi öldürmeye çalıştığınız senaryolarda kullanılabilirdi. Dyer ve meslektaşları, ölümcül olmayan baş yaralarını farklı silahların bırakmış olduğu senaryolara bakmaya başlıyor.

Dyer, “Şiddet, belki de bu noktayı anladığımızdan daha karmaşık. Toplumlar biraz daha küçük olduğu için belki. Savaş sözcüğünün henüz bu dönemde geçerli olmadığı görüşündeyim, ancak baskın, saldırı, çocuk öldürme ve cinayet gibi şeyleri anlamaya başlayabiliriz. Eğer bunları anlarsak, Avrupa’daki bir Neolitik toplumda insan olmanın ne anlama geldiğini de daha iyi anlayabiliriz.”

Araştırmacılar, doğrudan darbelerin doğrusal kırıklara neden olabileceğini ve daha önce bu tür kırıkların genellikle düşme nedenli olduğu düşünülüyordu.

Live Science. 8 Aralık 2017.