Anasayfa / Aktüel

Musa'nın şehri Soğmatar

Şanlıurfa'da, Hazreti Musa'nın yaşadığı yer olarak rivayet edilen Soğmatar Antik Kenti, çok sayıdaki kaya mezarları, kuyuları ve mağaralarıyla dikkati çekiyor - Arkeolojik kazı çalışmalarında bir süre önce 5 bin yıllık oyuncak at arabası bulunan bölgede, stilize insan yüzünün yer aldığı kaya mezar yapısı tespit edildi

 

ŞANLIURFA: Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden Şanlıurfa'da, Hazreti Musa'nın yaşadığı yer olarak rivayet edilen ve bir süre önce 5 bin yıllık oyuncak at arabası bulunan Soğmatar Antik Kenti, sahip olduğu tarihi yapılarla ziyaretçileri tarih yolculuğuna çıkarıyor.

Kente 80 kilometre mesafedeki Eyyübiye ilçesine bağlı Yağmurlu Mahallesi'nde yer alan antik kent, firavundan kaçan Hazreti Musa'nın yaşadığı yer olarak kabul ediliyor.

Köy içerisindeki kuyulardan birinin Musa Peygamber'in mucizevi asası tarafından açıldığına inanılırken, halk arasında Şuayip Peygamber'in de bu bölgede Hazreti Musa ile buluştuğu anlatılıyor.

Köyün ortasında yer alan Kalkolitik döneme kadar tarihlenen höyük, Soğmatar'ın milattan önceki dönemlerde kurulduğunu ve tepedeki duvar ile burç kalıntıları, höyüğün uzun yıllar kale olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.

Çok sayıdaki kaya mezarı ile kesme taşlardan yapıların göze çarptığı oldukça geniş bir alana yayılan antik kentin, surlarının yer yer izleri görülüyor.

Soğmatar Antik Kenti'ndeki birçok mağara ve dehliz ile tarihi yapılar da ziyaretçileri tarih içinde yolculuğa çıkarıyor.

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izniyle mayıs ayında Şanlıurfa Müze Müdürlüğünün başkanlığında, Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Albayrak'ın bilimsel danışmanlığında kazı çalışmalarına başlanan bölgenin turizme kazandırılması amaçlanıyor.

Bir süre önce söz konusu bölgede tespit edilen kaya mezarda yapılan araştırmalarda bulunan 5 bin yıllık oyuncak at arabasıyla buna ait tekerlekler ve çıngıraklar ile adından söz ettiren Soğmatar'da, stilize insan yüzünün yer aldığı kaya mezar yapısı tespit edildi.

- 8 tünel tespit edildi

Yrd. Doç. Dr. Yusuf Albayrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir süredir Soğmatar'da arkeologlar ve öğrencilerle temizlik ile kazı çalışmaları yaptıklarını hatırlattı.

Burada Tunç Çağı'na ait çok sayıda mezar tespit ettiklerini vurgulayan Albayrak, şöyle devam etti:

"O dönem insanlar mezarın içine girip ölülerini ziyaret ediyor ve hediyeler bırakıyorlar, daha sonra kapağını kapatıp çıkıyorlar, Romalılar buraya geldiklerinde hazır mezarları bulmuşlar ve kendi mimarilerine göre düzenleyip kullanmışlar. Hatta Romalıların katliamından kaçan Hıristiyanların buraya gelip yeraltında bir şehir inşa ettiklerini düşünüyoruz. Çünkü Soğmatar'da 8 tünel tespit ettik. Bu tünellerin muhtemelen yeraltı şehrine ulaşımı sağladığını düşünüyoruz. Bunu da inşallah gelecek dönemde ortaya koyacağız. Nekropol alanında 5 bin yıl geriye geldik ama bizim için höyük çok önemli. Orada yaptığımız araştırmalarda önemli bulgular elde ettik. Yapacağımız kazı çalışmalarının bizi günümüzden yaklaşık 10 bin yıl geriye götürebileceğine inanıyoruz."

Önceden burada tespit edilen kaya mezarların sadece Roma döneminde kullanıldığının sanıldığını, ancak yaptıkları çalışmalarda buranın Roma döneminden önce de kullanıldığını belirlediklerini anlatan Albayrak, "Kazı çalışmaları neticesinde, benzerleri Suriye'deki antik yerleşim yerlerinde tespit edilen kayaya oyulmuş Erken Tunç Çağı'na tarihlendirilen mezarlara bırakılan buluntuların, Soğmatar'daki mezarlar içerisinden de çıkması bu kaya mezarların Erken Tunç Çağı'nda da kullanılmış olduğunu göstermektedir." dedi.

Yusuf Albayrak, 52 mezarın kazısının tamamlandığını ve buralarda önemli bulgular elde ettiklerini ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Mezarların içinden ele geçen önemli buluntular arasında Sümer uygarlığının savaş arabası modelini veren pişmiş topraktan yapılmış oyuncak araba, çocukların oynadığı oyuncak olarak bilinen pişmiş topraktan kuş betimli çıngırak, yine çocuk oyuncaklarından biri olan arabayı çeken pişmiş topraktan at figürünü, tekerlekleriyle birlikte bulduk. Ayrıca bu sezonun en önemli bulgusu ise duvarında gözü, kaşları, burnu ve ağzıyla insan yüzünün stilize edildiği kaya mezar yapısı oldu."

- "Ölü gömülmeden önce sunum ve ayinler yapılmış"

Bundan sonra çalışmaların pek çok önemli soruya cevap vereceğini düşündüklerini aktaran Albayrak, şunları söyledi:

"Ele geçen çanak çömlek buluntularından yola çıkarak Erken Tunç Çağı'na ait olduğu düşünülen ve yayla kültürüne ait olduğu izlenimini veren bu mezar yapısının bölgede daha önce benzerinin olmaması Soğmatar'ın bölge tarihi açısından büyük önem taşıdığını göstermektedir. Bir grup mezar içerisinde ortaya çıkarılan taştan yapılmış yükseltiler olan sunaklar ise ölü gömülmeden önce sunum ve ayinlerin yapıldığı yönünde değerlendirilmektedir. Nitekim insan iskeletiyle birlikte belirli bölgelerden çıkan hayvan kemik parçaları da bunu destekler niteliktedir. Bölge arkeolojisi ve tarihi açısından oldukça önemli verilerin ortaya çıkarıldığı Soğmatar'da yürütülecek olan kazılar sayesinde pek çok önemli soruya cevap verileceği düşünülmektedir."

Mahallenin 48 yıllık muhtarı İmam Aslan (83), Soğmatar'ın tarihi anlamda önemli bir yere sahip olduğunu ve Hazreti Musa'dan dolayı kutsal kabul edildiğini ifade etti.

Kur'an-ı Kerim'de adı geçen "Ad Kavmi"nin de burada yaşadığına rivayet edildiğini dile getiren Aslan, şöyle konuştu:

"Burada 105 kuyu var, en büyük kuyu Hazreti Musa'nın kuyusu. Bölgedeki insanlar birkaç yıl önceye kadar buradan su alıyordu, mağaralarda resimler var. Kutsal tepe dediğimiz yerde de kalıntılar var. Bölgenin ismi aslında kralın Sumatra isimli karısından geliyor. Burada çok sayıda heykel vardı, hayvan ve insan resimleri vardı ama insanlar tahrip ediyordu. Muhtar olduktan sonra müzeye gidip bunu bildirdik ve oraya naklettik. Bu yıl başlayan kazıların turizme katkı sağlamasını bekliyoruz. Ziyaretçiler Hazreti Musa'nın kuyusu, mağara ve tapınağa ilgi gösteriyor. Biz de kendi imkanlarımızla ziyaretçilere yardımcı olmaya çalışıyoruz, çocuklarımız onlara rehberlik ediyor. Soğmatar aslında Harran'dan bile çok daha kıymetli bir yer ama tanıtılmadığı için geri planda kalıyor."


AA Halil Fidan