Anasayfa / Müzeler

Mühürlü kil zarftaki 4 bin yıllık çivi yazılı tablet dijital teknoloji ile kırılmadan okundu

Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'ndeki arkeoloji kazılarda bulunan ve Kayseri Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen 4 bin yıllık çamur zarfta korunan kil tablet, bozulmasından endişe edildiği için açılmadığından içeriği bilinmiyordu. Kültepe'de bulunan kil zarfın sırrı dijital teknoloji ile çözüldü. Fiziki olarak açılmadan dijital teknoloji ile okunması sayesinde 4 Bin zarın içinde bir ticari belge bulunduğu anlaşıldı.

 

Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'nde bulunan ve yaklaşık 4 bin yıldır mühürlü halde korunan kil zarf içindeki çivi yazılı belge, gelişmiş görüntüleme teknolojileri sayesinde zarar verilmeden okundu. Belgede iki Asurlu tüccar arasındaki buğday ve arpa ticaretine ilişkin anlaşma yer alıyor.mnProf. Dr. Fikri Kulakoğlu, konunun önemini anlatan açıklamalarda bulundu: 

4 bin yıllık mühürlü Asur sözleşmesi ilk kez okundu

Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü kazılarında bulunan ve yaklaşık 4 bin yıldır kapalı halde korunan kil zarf içindeki çivi yazılı tablet, gelişmiş görüntüleme teknolojileri sayesinde açılmadan okunabildi. Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) ile Hamburg Üniversitesi'nin ortak projesi kapsamında çözümlenen metin, Asurlu tüccarlar arasındaki bir tahıl ticareti anlaşmasını ortaya çıkardı.

Anadolu'nun en önemli yazılı tarih arşivlerinden Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'ndeki arkeoloji kazılarında ortaya çıkarılan ve yaklaşık 4 bin yıldır mühürlü halde korunan pişirilmiş kil topraktan oluşan zarf içindeki tablşet, gelişmiş görüntüleme teknolojileri sayesinde ilk kez okunabildi.

Kil Zarf İçindeki Kil Tablet dijital arkeoloji sayesinde açılmadan çözüldü

Kayseri kent merkezinin 20 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Kültepe'de 1948 yılından bu yana sürdürülen kazılarda gün yüzüne çıkarılan çivi yazılı tabletlerden 28'i Kayseri Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Bu eserler arasında en dikkat çekici örneklerden birini ise kil zarfı açılmadan okunabilen çivi yazılı tablet oluşturuyor.

Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) ile Hamburg Üniversitesi tarafından yürütülen ortak proje kapsamında gerçekleştirilen yüksek hassasiyetli taramalar sayesinde, kil zarfın içindeki metin fiziksel müdahale olmadan çözümlendi.

4 Bin Yıllık Çivi Yazılı Tahıl Sözleşmesi

Yeni görüntüleme yöntemiyle okunan tablette, Şarapunuwa'nın oğlu Şawidaşu ile Enişar arasında buğday ve arpa ticaretine ilişkin yapılan bir anlaşmanın kayıt altına alındığı belirlendi.

Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu: Kil Zarf Kırılmadan Okunabildi

Kültepe Kazı Heyeti Başkanı ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, bugüne kadar yürütülen kazılarda yaklaşık 23 bin 500 çivi yazılı belge bulunduğunu söyledi.

Söz konusu koleksiyonun UNESCO Dünya Belleği Programı'na "Özel Asur Tüccar Arşivleri" adıyla kaydedildiğini belirten Kulakoğlu, çivi yazılı tabletlerin büyük bölümünün Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde korunduğunu ifade etti.

Kulakoğlu, sistemli kazılar başlamadan önce çeşitli yollarla yurt dışına çıkarılan yaklaşık 4 bin tabletin de bugün dünyanın farklı müzelerinde bulunduğunu kaydetti.

Kültepe'nin yaklaşık 4 bin yıl önce Mezopotamya'nın önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Kulakoğlu, Musul'un yaklaşık 100 kilometre güneyindeki Asur kentinden gelen tüccarların Kaniş'i ticari faaliyetlerinin merkezi haline getirdiğini anlattı.

"Bugün herhangi bir firmanın muhasebe bürosunda ne varsa Kültepe'deki tüccar arşivlerinde de benzer kayıtlar vardır" diyen Kulakoğlu, alacak-verecek hesapları, siparişler, sözleşmeler ve ticari işlemlere ilişkin bilgilerin tabletlere kaydedildiğini söyledi.

Asurlu tüccarların hazırladıkları belgeleri ikinci bir kil tabakayla kaplayarak mühürlediklerini anlatan Kulakoğlu, dış yüzeyde belgenin özeti, gönderileceği yer ve şahitlere ait mühürlerin yer aldığını belirtti.

Geçmişte bu tür belgelerin okunabilmesi için kil zarfların kırılması gerektiğini ifade eden Kulakoğlu, günümüzde ise gelişen teknoloji sayesinde buna gerek kalmadığını söyledi.

Tomografi benzeri yüksek çözünürlüklü cihazlarla gerçekleştirilen taramalar sonucunda zarfların içindeki tabletlerin ayrıntılı biçimde görüntülenebildiğini aktaran Kulakoğlu, aynı proje kapsamında önce Paris'teki Louvre Müzesi'nde bulunan örneklerin, ardından Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Kayseri Arkeoloji Müzesi'ndeki zarflı tabletlerin incelendiğini kaydetti.

Tarama teknolojisinin son derece hassas sonuçlar verdiğini belirten Kulakoğlu, "Bu taramalar o kadar hassas ki tabletin içinde kalmış bir arpa tanesini, yaprağı, taşı hatta bazen küçük bir sineği bile görebiliyorsunuz. Böylece zarfı açmadan içindeki tableti okuyabiliyoruz. Gerektiğinde üç boyutlu baskısını da alabiliyoruz. Sonrasında belgede ne yazdığını ortaya çıkarabiliyoruz." dedi.

Kulakoğlu, söz konusu belgelerin çoğunlukla ticari sözleşmelerden oluştuğunu ve bazılarının binlerce yıl boyunca hiç açılmadan günümüze ulaştığını söyledi.

İncelenen örnekte de benzer bir durumla karşılaşıldığını belirten Kulakoğlu, "Bu belge hazırlanmış, zarfa konmuş ve mühürlenmiş. Çoğunlukla bunlar anlaşma ve kontratlardır. Bu anlaşma iptal edilmemiş, ancak büyük ihtimalle hiç gönderilmemiş de. Eğer gönderilmiş olsaydı sahibi zarfı kırarak içindeki tableti açacak ve anlaşma yürürlüğe girecekti." ifadelerini kullandı.

Kültepe arşivlerinde yer alan belgelerin büyük bölümünün ticaretle ilgili olduğunu vurgulayan Kulakoğlu, "Kaniş'ten başka merkezlere gönderilen ya da Kaniş'e ulaşan belgelerin hemen hepsi işle ilgilidir. Günlük hayata ilişkin veriler de bulunuyor ancak bu arşivlerin asıl öznesi para ve ticarettir." diye konuştu.

Yaklaşık 4 bin yıldır mühürlü halde korunan bu belgenin zarar verilmeden okunabilmesi, yalnızca Kültepe arşivlerinin değil, eski çağlara ait kapalı belgelerin incelenmesinde de yeni teknolojilerin sunduğu imkânları ortaya koyuyor