Anasayfa / Arkeoloji / Afrika

Mısır'da ilk kez bir villa içinde Atalar Mabedi keşfedildi

Mısır'daki Tell Edfu arkeoloji kazılarında bir villa içinde şu ana dek Mısırın tek Ataya Saygı Kültünü içeren özel mabed bulundu. Mabedin içinde bir de gizemli stel keşfedildi. Birisinin steldeki çifte öbür dünyada zarar vermek amacıyla ismini ve yüzlerini kazıdığı düşünülüyor...

 

Mısır’da Kahire'nin yaklaşık 400 mil güneyinde Nil Vadisi'nde bulunan antik Tell Edfu’da ilk kez bir villa içinde ata ruhlarına saygı veya tapınım için oluşturulmuş bir mabed ile içinde  bir erkek ve kadının yanyana betimlendiği ama steldeki yüzlerin ve hiyeroglif yazıların kazındığı bir stel keşfedildi.

Chicago Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre;  Tell Edfu şehrindeki arkeolojik saha çalışması Mısır’ın Eski Krallık döneminden (yaklaşık MÖ. 2400) Ptolemaik döneme (M.S. 332-30) kadar uzanan kalıntıları içeriyor. Alanda aralık ayında tamamlanan 2018 yılı kazılarında arkeologlar Mısır'ın 18. hanedanlığının başlangıcından kalma yaklaşık 440 metrekarelik büyük bir villaya odaklandı. Binanın sütunlu birkaç odası vardı.

Söz konusu oymalar bu villada yaklaşık 33 x 26 metre büyüklüğündeki altı sütunlu sakinlerin aile atalarının kültüne adadığı iyi korunmuş bir alanda bulundu.

Live Science' konu hakkında demeç veren Tell Edfu Projesi’nin Oriental Institute'dan araştırma görevlisi Gregory Marouard ile birlikte eş yöneticisi olan arkeoloji Profesörü Nadine Moeller, “Çiftin yüzlerine hasar verilmiş ve oyma üzerindeki hiyeroglif yazılar kazınmış. Antik Mısır’da özel bir kişinin adını silmek genellikle bu kişinin anısını silmek isteyen ve dolayısıyla öbür dünyadaki varlığını yok etmek isteyen birinin bir işaretidir. Antik Mısırlılar için ölümden sonra hatırlanmak çok önemliydi, bu yüzden ölüler dünyasında hediyeler alacaklardı. Birinin adını silerek, kimliklerini ve ölümden sonra hatırlanacakları, yaşamları boyunca yaptıkları iyi işleri de almış oluyorsunuz.” dedi.

Kasıtlı olarak hasar verilmiş kireçtaşından oyma steldeki kazınmış hiyeroglifleri okumak oldukça zor ama araştırmacılar sembolleri yeniden yapılandırma ve deşifre etme sürecinden umutlu haberler bekliyorlar.

Şimdiye kadar, erkeğin “büyük” unvanını aldığını ve kadının ise “asil kadın” onurlu unvanını aldığı söylenebiliyor. Moeller, çiftin “Edfu kasabasının idari seçkinlerine ait olduğunu” belirtiyor.

Steldeki yüzlerin ve isimlerin kazınmasının çifte sonsuza dek zarar vermek amacıyla kasıtlı yapıldığı sanılıyor. Belki de gerçek hayatta onlara zarar vermesi mümkün olmayan ya da hayatta verdiği zararı yeterli bulmayan birisi, 3.500 yıllık bir tapınaktaki stele zarar vererek ölüm sonraki yaşamda onlara zarar vermeyi umdu. 

Bu çiftin varlığını ortadan kaldırmaya çalışan kişinin kimliği, düşmanlık nedeni ve bu işi hangi tarihte yaptığı şimdilik bilinmiyor.

Tapınakta  başka tarihi eserler de bulundu ki içlerinden en sikkat ekeni siyah diorit taştan oyulmuş ve papirüs rulosu tutan bir katibi betimleyen heykelcikti.

Heykelciğin üzerindeki hiyeroglif yazısı katibin adının “Juf” olduğunu gösteriyor. Arkeologlara göre bu katip kasıtlı olarak hasar verilmiş oymadaadı geçen kişi olabilir.

Alandan aynı zamanda küçük bir şömine ve masa, kerpiçten ki küçük kaidey biri sağlam bir kaç parçalanmış stelin (dik taş ya da ahşap levhaları) ve nadir bulunan bir kadın büstü çıkarıldı. Boya izlerini içeren kireçtaşı büst uzun üçlü peruk ve Usekh (wesekh) yaka denilen geniş kolye takmış bir kadını betimliyor.

Moeller “Özgün arkeolojik bağlamlarında bu kadar eksiksiz bir dizi eseri bulmamız bizi çok heyecanlandırıyor. Bu tarihi eserler, villada yaşayan eski sahiplerin kimliklerini yeniden yapılandırmanın yanı sıra, bu tapınakta gerçekleştirilen çeşitli kültüre ilişkin faaliyetlerle ilgili birçok soruyu yanıtlamamıza yardımcı olabilir" dedi.

arkeolojikhaber.com