Melchior Lorck'un 500 yıllık İstanbul Panoramasını Türk Ressam yeniden oluşturdu
Hollanda sanat tarihinin ve Leiden Üniversitesi Kütüphanesi’nin en kıymetli hazinelerinden biri olan Melchior Lorck imzalı 16. yüzyıl İstanbul Panoraması, ABD’de yaşayan Türk ressam Melikşah Soytürk tarafından yeniden çizild
16. yüzyıl İstanbulu'nun panoraması yeniden hayat buldu
Yaşadığı yıllarda Danimarka Krallığı'na bağlı, günümüzde Almanya sınırları içinde kalan Flensburg'da doğan Danimarkalı ressam, gravür sanatçısı ve haritacı Melchior Lorck ( Lorich) 1555 - 1559 yılları arasında İstanbul'da yaşamıştı. Osmanlı İmparatorluğu'nu yerinde gözlemleyerek hazırladığı çizimler, Kanuni dönemini belgeleyen en güvenilir Batılı görsel kaynaklar arasında kabul ediliyor. Onun Osmanlı İstanbul'unun en kapsamlı panoramik tasvirlerinden biri kabul edilen eser, Türk ressam Melikşah Soytürk tarafından yeniden yorumlandı.
Ressam Melikşah Soytür, 16. yüzyılda Danimarkalı sanatçı Melchior Lorich tarafından çizilen Osmanlı İstanbul'unun en kapsamlı panoramik tasvirini iki yıllık çalışmasıyla yeniden yorumlarken, büyük ölçüde tahrip olmuş bölümleri bilimsel araştırmalar ışığında tamamladığını söyledi.
ABD'de yaşayan Türk ressam Melikşah Soytürk,ün Chicago Türk Festivali'nde ilk kez sergilenen çalışmasının, 11,4 metre uzunluğundaki orijinalinden daha büyük ve yaklaşık 19 metre
Sanat tarihçileri tarafından İstanbul'un en erken ve en ayrıntılı panoramik tasvirleri arasında gösterilen Lorich panoraması, Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki kentin mimari dokusunu, surlarını, limanlarını, dini yapıları ve günlük yaşamına ilişkin ayrıntıları belgeleyen temel görsel kaynaklardan biri olarak kabul ediliyor. Bugün Hollanda'daki Leiden Üniversitesi Kütüphanesi'nde korunan orijinal eser, yüzyıllar içinde önemli ölçüde yıpranmış durumda bulunuyor.
Soytürk, çalışmasını hazırlarken altı ay akademik araştırma yürüttüğünü, ardından yaklaşık bir buçuk yıl boyunca çizim üzerinde çalıştığını belirtti. Mürekkep tekniğiyle hazırlanan eserde, İstanbul'da Devlet Sanatçısı Cemal Akyıldız'dan öğrendiği yöntemi kullanarak hocasının anısına "Cemali" adını verdiği tekniği tercih ettiğini söyledi.
Orijinali eşsiz bir tarihsel belgeSanat tarihçileri açısından Lorich'in panoraması yalnızca estetik bir eser değil, aynı zamanda Osmanlı başkentinin 16. yüzyıldaki görünümünü belgeleyen önemli bir tarihsel kaynak olarak değerlendiriliyor. Panorama; Süleymaniye Külliyesi'nin kent siluetindeki konumu, surların durumu, Bizans'tan kalan yapıların kullanımı, Haliç'teki gemiler ve dönemin diplomatik hareketliliği gibi birçok ayrıntıyı kayıt altına alıyor.
Soytürk, orijinal eserde zamanla kaybolan Ayasofya, Süleymaniye Camisi ve diğer mimari ayrıntıları bilimsel yöntemlerle yeniden çalıştığını belirterek, amacının tarihi belge niteliğindeki panoramayı daha okunabilir hale getirmek olduğunu ifade etti. Sanatçı ayrıca Lorich'in çiziminde kendisini Galata'da resmettiğini, yanında görülen kişinin ise Kanuni döneminin ünlü minyatür sanatçısı Matrakçı Nasuh olabileceğine ilişkin değerlendirmesini de paylaştı.
Çizim tekniği "Cemali"Çizdiği İstanbul panoramasının aslının mürekkep ve sulu boya tekniğiyle hazırlandığını belirten Soytürk, kendi eserini de aslına uygun olarak mürekkep tekniğiyle çalıştığını belirterek, İstanbul'da bulunduğu yıllarda Devlet Sanatçısı Cemal Akyıldız'dan öğrendiği mürekkep tekniğini bu eserinde kullandığını belirterek hocasının anısına bu tekniğe "Cemali" adını verdiğini söyledi.
Cemal Akyıldız'a büyük saygı duyduğunu ifade eden Soytürk, "Cemali" tekniğini yaşatmak ve dünyaya tanıtmak suretiyle hocasının adının uluslararası sanat camiasında da kalıcı bir yer edinmesini istediğini dile getirdi.
Türk ressam, fetih sonrası Fatih Sultan Mehmet başta olmak üzere Osmanlı padişahları tarafından yeniden imar edilen İstanbul'u yansıtan, 1555-1559 yıllarında Kanuni Sultan Süleyman dönemine ışık tutan panoramanın aslının bugün Hollanda Leiden Üniversitesi Kütüphanesi'nde koruma altında bulunduğunu söyledi.
Yüzyıllar içinde önemli ölçüde yıpranan ve büyük bölümü görselliğini kaybeden eserin kopyasını Leiden Üniversitesi yetkililerinden talep ettiğini belirten Soytürk, bu talebinin olumlu karşılanmasıyla çalışmasını hazırlama fırsatı bulduğunu ifade etti.
Soytürk, "Bu eseri yaparken çok sıkıntı çektik çünkü çok büyük bir hasar almıştı. Eseri bilimsel metotlarla tarihimize kazandırdık ve de millileştirdik diyebilirim." ifadelerini kullandı.
Eserinin 22 parçadan oluştuğunu ve detayların daha iyi görülebilmesi için orijinal boyutunun 1,5 katından fazla büyütüldüğünü belirten Soytürk, "Şu anda dünyanın en büyük İstanbul şehir çalışmasıyla karşı karşıyayız." dedi.
22 parçadan oluşan çalışmasını "dünyanın en büyük İstanbul şehir panoraması" olarak tanımlayan Soytürk, Eyüp ve çevresini kapsayan son bölümün tamamlanmasının ardından eseri önce New York'ta, daha sonra ise kalıcı olarak İstanbul'da sergilemeyi hedeflediğini söyledi. Ressam, çalışmanın uluslararası sanat merkezlerinde ve temsil niteliği yüksek mekânlarda sergilenebilmesi için kurumsal destek arayışını sürdürdüğünü de dile getirdi.
Mücahit Oktay, Islam Doğru - AA