Anasayfa / Paleontoloji

Kehribarda tamamı fosilleşmiş 99 milyon yıllık kuş fosili

99 milyon yıllık olduğu tahmin edilen günümüze ulaşmış en eksiksiz kuş fosili geçtiğimiz aylarda Myanmar’da keşfedildi.

 

Myanmar’da (eski adıyla Burma) keşfedilen kehribar parçasında; 99 milyon yaşında olduğu tahmin edilen küçük kuşun ezilmiş kalıntıları bulundu.

Daha önce Myanmar’da ele geçirilen kehribar içinde korunagelmiş kuş fosilleri görsel olarak çok daha net olsa da, hiçbiri yeni keşfedilen ve kafatasının arkası, omurgasının büyük bir kısmı, kalça kemikleri, bir kanadı ve bir bacağı hala yerli yerinde olan bu küçük kuş fosili kadar iskelet taşımıyor.

Dinozorlar dönemine ait kuş fosilini taşıyan kehribar taşı kısmen cilalanmış durumda, bu da araştırmacıların kafatasını ve göğüs boşluğunu detaylıca incelemelerine ayrıca açıkta kalan yumuşak dokuları kimyasal olarak tetkik etmelerine olanak tanıyor.

National Geographic dergisinde 2 Şubat 2018 tarihinde yayınlanan habere göre; araştırma sonuçları ile ilgili bilgiler Science Bulletin dergisinde; Xing, L., O’Connor, J. K., McKellar, R. C., Chiappe, L. M., Bai, M., Tseng, K., … & Li, G. imzaları ile yayınlanan "A flattened enantiornithine in mid-Cretaceous Burmese amber: morphology and preservation" adlı makalede yer alıyor

Benzer fosillerden farklı olarak kuşun iç yapısı incelenebiliyor

Kanada, Regina Royal Saskatchewan Müzesi’nden araştırmacı yazar Ryan McKellar’ın belirttiğine göre araştırmacılar diğer benzer fosillerden farklı olarak, bu küçük tarihöncesi yaratığın iç yapısını net bir şekilde görebiliyor, bu da yeni keşfedilen bu fosili ayrıca özellikli kılıyor.

McKellar kehribarın oldukça bulanık, içinde çok sayıda küçük odun parçaları bulunduğunu, dolayısıyla ormanda veya orman yakınlarında bir yerde oluşmuş olma ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyor. Bu da kuşun dış görünüşünün çok net olmadığı, fakat içten görünümünün son derece heyecan verici olduğu anlamına geliyor.

Kehribarın Myanmar’da incelenmeye hazırlanırken ön kısmın cilalandığı, böylelikle fosilin göğüs boşluğunun ve kafatasının net bir şekilde görülebildiği belirtiliyor.

Keşfin, Myanmar’da Hukawng Vadisi’nin kuzeyindeki kehribar birikintilerinde ele geçirilmiş Kretase Dönemi’ne ait fosillerden oluşan zengin bir koleksiyona dahil edildiği bildiriliyor. Geçtiğimiz birkaç yılda, bölgede ayrıca küçük etçil bir dinozora ait tüylü bir kuyruk ve yumurtadan yeni çıkmış halde fosilleşmiş ana hatları belirgin bir kuş da dahil olmak üzere birkaç fosil kalıntısı daha ele geçirilmişti. Araştırmacıların Aralık ayında, fosille birlikte kehribarın içinde sıkışıp kalmış, hayattalarken dinozorların kanını emmiş olmaları muhtemel keneleri dahi ortaya çıkardığı söyleniyor.

99 milyon yıllık fosil ezber bozan nitelik taşıyor

Texas Üniversitesi’nden kuş evrimi uzmanı Julia Clarke Myanmar’daki kehribar birikintilerin ezber bozan nitelik taşıdığını ve kuş evrimini kavrayabilmede bilim insanlarına önemli kanıtlar sunduğunu belirtiyor.

Clarke keşif hakkında “Kretase dönemine ait bir kehribar parçasında böylesine eksiksiz bir kuş fosili bulabileceğimizi düşünmüyorduk, fakat şimdi elimizde birden çok numune var.” diyor.

Bu bilgisayarlı tomografi rekonstrüksiyonu, kuşun iskeletini, önden görülen kanat tüylerinin ve kafatasını gösteriyor. C: Ming Bai, Chinese Academy of Sciences
Köpüksü ve ezilmiş

Science Bulletin dergisinde yayımlanmış araştırmanın baş yazarı Lida Xing, yeni keşfedilen kuş fosilinin 2015 senesinde Myanmar’daki bir kuyumcuda satışa çıkarıldığını gördüğünde neredeyse kalbinin duracağını söylüyor.

Araştırma ekibinin fosili daha sonra Çin’in Chaozhou şehrinde yer alan Dexu Paleontoloji Enstitüsü bünyesine geçirdiği bildiriliyor. Pekin, Yerbilim Üniversitesi’nden paleontolog Xing, içinde kuş fosili bulunan kehribarların 500.000 Dolar’a kadar alıcı bulabildiğini, bu fiyatın da çoğu zaman bilim insanlarının satın alamayacağı kadar yüksek olduğunu belirtiyor.

Bu yeni fosilin daha önce bilim insanlarının incelediği ve inceleme sonuçlarını bir dergide yayımladığı ikinci kuş fosili olduğu düşünülüyor. Buna rağmen, yaklaşık altı kuş fosilinin daha bulunduğu ve bunlardan yarısının özel koleksiyoncuların elinde kaybolduğu söyleniyor.

Yaklaşık 6 santimetre boyundaki kuş fosili  enantiornithestürüne ait

Ekip, National Geographic tarafından da desteklenen analiz sonuçlarına dayanarak, kuş fosilinin Kretase dönem ağaç reçinesine canlı veya ölü olarak düştüğünü, nemin reçineyi bir dereceye kadar köpükleştirdiğini ve daha sonra bulanık bir kehribara dönüştürdüğünü iddia ediyor. Kemik ve yumuşak dokuların bir kısmının havaya maruz kalarak zarar gördüğü, yerdeki parçaların ise kehribarın içinde sıkışıp kaldığı ifade ediliyor.

McKellar sürekli bir reçine akışının kalıntıları parçalanmaktan veya hava etkisiyle bozulmaktan koruyacak şekilde mühürlediğini, ancak kehribarın daha sonra ezilerek kemiklerin çoğunu parçaladığını belirtiyor. Fosilleşmiş olan bu küçük kuşa ait tüm kalıntılar kemer tokası büyüklüğünde bir kehribar parçasının içinde görülebiliyor.

Yaklaşık 6 santimetre boyunda olan kuşun, geçtiğimiz yıl incelenen, yumurtadan çıktığı şekilde fosilleşmiş 4,5 santimetre boyundaki kuştan biraz daha yaşlı olabileceği düşünülüyor. Tüylerinin ve iskeletinin yapısı kuşun enantiornithes adı verilen, soyu kuşsu olmayan dinozorlarla birlikte 66 milyon yıl önce tükenmiş ilkel bir kuş türüne ait olduğunu işaret ediyor.

McKellar, söz konusu iki kuşun da yumurtadan yeni çıkmış kuşlar olmasına rağmen uçmaya yarayan tüylerinin hali hazırda gelişmiş olduğunu vurguluyor. Mckellar ayrıca kuşların omurgalarının tam olarak gelişmediğini, dolaysıyla iyi uçmalarının pek de muhtemel olmadığını belirtiyor.

Yeni keşfedilen kuşun hayattayken, gagasında diş oluşumunun görüldüğü, başı ve boynundaki kabarık tüylerin ise koyu kahve veya ceviz kabuğu renginde olduğu öne sürülüyor.

Oregon Devlet Üniversitesi’nden, kehribar içinde kalmış böcek fosilleri üzerine yaptığı çalışma Jurassic Park serisine ilham kaynağı olmuş paleobiyolog George Poinar, kehribar içerisinde, özellikle de Kretase döneme ait kehribarlar içerisinde, omurgalı fosiline rastlanmasının heyecan verici olduğunu söylüyor.

Poinar’ın belirttiğine göre, kuşun, o dönemde oldukça yaygın olan enantiornithes türüyle ilişkilendirilmesi son derece mantıklı, ancak bu kuş ailesinin iki karakteristik özelliğinin, yani dişli gaga ve kanatlarda pençeli tırnakların, bu kuşta bulunmaması kafa karıştırıcı bir durum oluşturuyor.

Poinar tüyleri yeni çıkmış bu kuşun yırtıcı bir hayvan tarafından saldırıya uğrayarak yuvasından düşüp yine yuvasının bulunduğu ağaçtan sızan reçineye bulanmış olabileceğini öne sürüyor. Kuşla birlikte yuvasından düşmüş olması muhtemel bitki parçaları ve bir hamam böceğinin de kehribar içinde sıkışıp günümüze kadar geldiği belirtiliyor.

Poinar hamam böceklerinin leşçil hayvanlar olduğunu, dolayısıyla yuvalanmaların içerisinde hamam böceğine rastlamanın pek de şaşırtıcı olmadığını söylüyor.

McKellar zaman el verir şansları da yaver giderse, ekibin Myanmar kehribarlarında enantiornithes türünden, gelişimlerini tamamlamış bir dizi kuş fosili keşfedebileceğini öne sürüyor. McKellar sözlerine Hukawng Vadisi’nden sadece 2015’te yaklaşık 10 ton ağırlığında kehribar çıkarıldığını, dolayısıyla elde incelenecek daha çok materyal bulunduğunu da ekliyor.

Erman Ertuğrul - Arkeofili.com