Kapadokya’da Çin At Yılı: Turizmde Çin Pazarı İçin Yeni Stratejik Hamle
Kapadokya’da, Çin hayvan takvimine göre 2026’nın “At Yılı” olması nedeniyle başlatılan etkinlikler; kültür diplomasisi, destinasyon markalaşması ve Çin pazarına dönük turizm stratejilerinin kesiştiği yeni bir model sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2026 turizm geliri hedefini 68 milyar dolar olarak açıklarken, Çin’den orta vadede 1 milyon ziyaretçi hedefi öne çıktı. Program, sanat, gastronomi ve teknoloji gösterileriyle desteklendi.
Kapadokya’da “Çin At Yılı” Etkinlikleri Başladı: Hedef Çin Pazarında 1 Milyon Ziyaretçi
Kapadokya, 2026’nın Çin takviminde “At Yılı” olarak kabul edilmesi dolayısıyla uluslararası turizm gündeminde yeni bir kültürel çerçeveyle öne çıkıyor. “Güzel atlar diyarı” anlamıyla tarihsel anlatıya sahip bölge, Kapadokya Alan Başkanlığı koordinasyonunda Göreme’de kurulan etkinlik alanında düzenlenen programla “Çin At Yılı” etkinliklerine başladı. Açılış, İstiklal Marşı ve Çin Halk Cumhuriyeti Milli Marşı’nın okunmasıyla gerçekleştirildi.
Etkinlikler; yalnızca bir festival takvimi değil, Türkiye’nin Çin pazarına yönelik turizm, tanıtım ve hava ulaşımı stratejilerinin somutlaştığı bir platform olarak da okunuyor. Bu yönüyle Kapadokya’daki program, kültür-sanat üretimi ile turizm ekonomisini aynı zeminde buluşturan güncel bir örnek sunuyor.
Türkiye Turizminde 2026 Hedefi: 68 Milyar Dolar ve “Yüksek Katma Değer” Vurgusu
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, açılış konuşmasında Türkiye’nin 2025 yılı performansına ilişkin verileri paylaşarak, geçen yıl yaklaşık 64 milyon ziyaretçi ağırlandığını ve 65,2 milyar dolar turizm geliri elde edildiğini söyledi. Yazgı, turizmi 12 aya ve 81 ile yayma stratejisinin belirgin bir dönüşüm yarattığını belirterek, bu modelin “yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve dengeli büyüme” açısından kalıcı bir çerçeve oluşturduğunu vurguladı.
Yazgı’nın açıklamaları, Türkiye turizminin yalnızca ziyaretçi sayısına odaklanan klasik büyüme yaklaşımından uzaklaşarak, harcama kapasitesi yüksek pazarlara yönelme ve destinasyonların çeşitlendirilmesi gibi politika araçlarını öne çıkardığını gösteriyor. Bu bağlamda Kapadokya, hem kültürel miras hem de deneyim turizmi açısından Çin pazarı için güçlü bir çekim merkezi olarak konumlandırılıyor.
Çin Pazarı Stratejik Konumda: Vizesiz Seyahat, Uçuş Kotası ve 1 Milyon Ziyaretçi Hedefi
Bakan Yardımcısı Yazgı, 2026 yılı turizm geliri hedefinin 68 milyar dolar olduğunu belirterek, Çin’in 2026 için “en fazla odaklanılan pazarlardan biri” haline geldiğini söyledi. Çin’i stratejik kılan unsurların; yüksek ziyaretçi potansiyeli, güçlü seyahat kültürü ve artan harcama kapasitesi olduğunu ifade etti.
Verilere göre 2024’te 425 binin üzerinde Çinli ziyaretçi Türkiye’ye gelirken, orta vadeli hedef 1 milyon Çinli ziyaretçi olarak açıklandı. Yazgı, Çin vatandaşlarına yönelik vizesiz seyahat uygulamasının yalnızca bir kolaylık değil, İpek Yolu’na uzanan tarihsel bağların güncel bir uzantısı olarak görüldüğünü belirtti.
Bu stratejinin altyapı ayağında ise hava bağlantılarının güçlendirilmesi dikkat çekiyor. Açıklamaya göre haftalık uçuş kotası 21’den 49’a çıkarıldı ve yeni direkt hatlar devreye alındı. Böylece Türkiye’nin, Çin vatandaşları için “en erişilebilir Akdeniz destinasyonu” haline getirilmesi hedefleniyor.
At Yılı ve Kapadokya: Kültürel Anlam, Program Tasarımı ve Deneyim Turizmi
2026’nın Çin takviminde “At Yılı” olması, Kapadokya için sembolik bir eşleşme yaratıyor. Yazgı, bölgenin tarihsel olarak “Güzel atlar diyarı” olarak bilindiğini hatırlatarak; at gösterileri, tematik festivaller, kültür-sanat etkinlikleri ve Çin pazarına yönelik özel tur programlarının planlandığını duyurdu.
Programın içeriği, günümüz turizminde giderek daha fazla önem kazanan “deneyim ekonomisi” yaklaşımıyla uyumlu biçimde kurgulandı. Etkinlikte Çinli sanatçı Ma Tianyi dinleti sundu; katılımcılar gastronomi sokağını gezdi. Ayrıca özel tasarlanan sıcak hava balonlarının yer aldığı alanda 3D mapping gösterisi ve dronlarla gökyüzünde figürlerin oluşturulduğu teknoloji temelli bir performans gerçekleştirildi.
Bu yönüyle etkinlik, Kapadokya’nın yalnızca doğal peyzaj ve tarihi miras üzerinden değil; çağdaş sanat, dijital gösteri teknolojileri ve gastronomi üzerinden de uluslararası bir “kültür destinasyonu” olarak yeniden paketlendiğini gösteriyor.
Kültür Diplomasisi ve UNESCO Bağlantısı: Bahar Bayramı Vurgusu
Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, konuşmasında Çin ile Türkiye arasındaki ilişkilerin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “stratejik liderliği” altında gelişmeye devam ettiğini söyledi. İlişkilerin eğitim, kültür ve ekonomi alanlarında genişlediğini belirten Xuebin, Çin’in geleneksel Bahar Bayramı’nın yalnızca ailelerin buluştuğu bir gün olmadığını; barış, uyum ve insan-doğa dengesi gibi Çin değerlerini yaşatan bir kültürel yapı olduğunu ifade etti.
Xuebin ayrıca Bahar Bayramı’nın 2024’te UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil edilmesini, Çin medeniyetinin çağdaş canlılığının göstergesi olarak değerlendirdi. Açıklamalar, Kapadokya’daki etkinliğin yalnızca turizm değil, aynı zamanda kültürel diplomasi boyutuyla da planlandığını ortaya koydu.
Nevşehir Valisi Ali Fidan da etkinliğin iki ülke ilişkilerine katkı sağlayacağını belirterek, Kapadokya’ya gelen Çinli ziyaretçi sayısındaki artışa dikkat çekti: 2023’te 26 bin olan sayı 2024’te 89 bine, geçen yıl ise 115 bine yükseldi.
Behçet Alkan aa