Kanlıtaş Höyüğü’nde 8 Bin Yıllık Ritüelin İzleri
Eskişehir’deki Kanlıtaş Höyüğü kazılarında ortaya çıkarılan yaklaşık 8 bin yıllık dört kadın figürini, Neolitik dönem insanlarının inanç dünyasına dair dikkat çekici veriler sunuyor. Başları koparılmış halde bulunan pişmiş toprak figürinlerin, yapıların kullanım ömrü sona erdiğinde düzenlenen kapatma ritüellerinde adak olarak bırakıldığı düşünülüyor.
İç Batı Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen Kanlıtaş Höyüğü, Neolitik dönemin toplumsal ve ritüel yaşamına ilişkin yeni veriler sunmaya devam ediyor. Anadolu Üniversitesi tarafından 2013 yılından bu yana sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılan dört kadın figürini, bölgenin yaklaşık 8 bin yıl önceki inanç pratiklerini anlamaya yönelik önemli ipuçları sağladı.
Kazı Başkanı Ali Umut Türkcan ve ekibi tarafından yürütülen araştırmalarda, pişmiş topraktan yapılmış figürinlerin Neolitik dönemin son evresine tarihlendiği belirlendi. Dörtgen planlı yapıların dolgu katmanlarında bulunan eserlerin en dikkat çekici özelliği ise başlarının koparılmış olması. En büyük örneğin 12-13 santimetre uzunluğunda olduğu, diğer figürinlerin ise çoğunlukla 5-6 santimetre boyutlarında olduğu tespit edildi.
Yapı Kapatma Ritüellerinin Sessiz Tanıkları
Araştırmacılar, figürinlerin bulunduğu mekanların bilinçli olarak kapatıldığını ve eserlerin bu süreçte adak amacıyla bırakılmış olabileceğini değerlendiriyor. Baş kısımlarının özellikle kırılmış olması, söz konusu uygulamanın rastlantısal değil, ritüel bir davranışın parçası olduğunu düşündürüyor.
Neolitik dönemde kullanım ömrünü tamamlayan yapıların çeşitli törenlerle terk edildiği ve kapatıldığı biliniyor. Kanlıtaş Höyüğü’nde elde edilen veriler de bu geleneğin İç Batı Anadolu’daki yansımalarını ortaya koyuyor. Araştırmacılar, figürinlerin yapıların son kullanım evresinde gerçekleştirilen sembolik uygulamalarla ilişkilendirildiğini belirtiyor.
Çatalhöyük’ten Balkanlar’a Uzanan Kültürel Bağlar
Benzer yapı kapatma ritüelleri ve figürin bırakma gelenekleri, Anadolu’nun önemli Neolitik merkezlerinden Çatalhöyük’te de tespit edilmişti. Ancak Kanlıtaş örnekleri, özellikle belirgin biçimde vurgulanmış kalça bölgesiyle farklı bir karakter sergiliyor.
Bu özellikler, Balkan coğrafyasında görülen erken dönem kadın figürinleriyle dikkat çekici benzerlikler taşıyor. Uzun yıllardır İç Batı Anadolu’daki “Porsuk kültürü” ile Balkanlar’daki Vinça Kültürü arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmacılar, radyokarbon tarihlendirme sonuçlarının Porsuk kültürünün daha erken bir döneme ait olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Bu durum, kültürel geleneklerin Orta Anadolu’dan batıya doğru taşınmış olabileceği görüşünü güçlendiriyor.
Kanlıtaş Höyüğü’nden elde edilen sonuçları kapsamlı bir bilimsel monografi ve başvuru kitabında yayımlanarak, Neolitik Anadolu’nun ritüel dünyasına ilişkin yeni verileri bilim çevreleriyle paylaşılması hedefleniyor.