Anasayfa / Müzeler

İstanbul Arkeoloji Müzelerinin asıl kuruluş tarihi 30 yıl daha eski

İstanbul Arkeoloji Müzelerinin kapalı bölümlerinin teşhire açılacağı tarihi açıklayan Müdür V. Rahmi Asal, kuruluş tarihi 13 Haziran 1891 olarak bilinen İstanbul Arkeoloji Müzelerinin asıl kuruluş tarihinin aslında 1861 yılı olduğunu belirterek, tüm kurumlar kuruluş tarihi daha geriye çekmeye çalışır, biz hata ile kurumumuzu 30 yaş daha genç göstermişiz, dedi.

 

İstanbul'da 11-13 Nisan Tarihleri arasında gerçekleşen Heritage İstanbul fuarında 12 Nisan Cuma Günü gerçekleşen Müze Yöneticileri panelinde konuşan İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Vekili Rahmi Asal, İstanbul Arkeoloji Müzelerinin Müze-i Hûmayun'un devamı olduğunu ve kuruluş tarihinin yanlış bilindiğini söyledi.

Moderatörlüğünü Arkeolog Nezih Başgelen'in yaptığı panele Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi Müdürü Nazan Gezer, Pera Müzesi Genel Müdürü Özalp Birol, İstanbul Oyuncak Müzesi Müdürü Belgin Akın ve Gökyay Satranç Müzesi Müdürü Selma Dölek ile birlikte konuk olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür V. Rahmi Asal, "30 yıldır müzecilik yapıyorum. Öğrenciliğimde bir vesile ile İstanbul Arkeoloji Müzeilerine gittim, bir daha ayrılamadım. Hâlâ oradayım, bir yıldır müdür vekili olarak görev yapıyorum" dedi.

Özel Müzeler Çok Önemli

Arkeolojikhaber.com'un panelden derlediği bilgilere göre; özel müzelerin kendisinin nazarında çok önemli olduğunu belirten Rahmi Asal, "Çünkü devletin her şeye yetişebilmesi mümkün değil ve özel müzeler Tarihi Miras anlamında çok açık kapatıyorlar. Bazen tüm çabalarımıza rağmen kaybolan, yiten o kadar çok şey görüyorum ki üzülüyorum. İşte burada özel müzeler fevreye giriyor ve o kaybolan değerleri kurtarıyorlar. Bizim hepsinine yetişmemiz, ulaşabilmemiz mümkün değil, imkanı yok" dedi.

İstanbul Arkeoloji Müzelerinin Asıl Kuruluş Tarihi 1861

İstanbul Arkeoloji Müzelerinin Müze-i Hûmayun'un devamı olduğunu söyleyen Rahmi Asal, " İlk olarak 1726'da tarihi eserler toplanmaya başlıyor. 1848'de Müze-i Askeri diye devam ediyor. Bunlar çağdaş müzecilik anlamında müzeler değil, koruma bilinciyle toplanan eserler var. oplama merakı açısından bakarsak çok daha eskilere gider ama toplama merakı bir moda. Müzeciliğin özünde ise korumacılık var. Şahsi kanaatim bu. Genelde bir yanlış algı var ve işin kötü yanı bu yanlış algıyı da biz yaratmışız. İstanbul Arkeoloji Müzelerinin kuruluşu 13 Haziran 1891'dir denilmiştir ama aslında Müze-i Hümayun 1861 yılında kuruluyor. Yani normalde kurumlar geçmişlerini daha geriye götürmeye çalışırken biz tersini yapmışız. Bizim 13 Haziran 1891'de açılan bölümümüz Klasik Bina olarak bilinen binamızdır. Bu vesile ile bu yanlışı düzeltmek gerektiğini açıklayayım. Biz artık kuruluş yılımız olarak resmi yazışmalarımızda ve logomuzda 1861 yılını esas alıyoruz" açıklamasında bulundu.

İstanbul Arkeoloji Müzelerinin kapalı bölümleri ne zaman teşhire açılacak?

İstanbul Arkeoloji Müzelerinin iki teşhir anzim yenileme dönemini de göe şanlı insanlar arasında olduğunu belirten Rahmi Asal, "1991 yılındaki teşhir yenilemesinde de ben vardım. Ama İstanbul Arkeoloji Müzelerinin bir dezavantajı var. Eski bir binada çalışıyoruz e müdahale ettiğimiz objeler çok kıymetli. Bu iki unsurun her biri yenileme sürecini uzatıyor. Bunun bilinmesini isterim. Bazen de diğer imkansızlardan kaynaklanan gecikmeler yaşanıyor. Yani açılış daha önce olabilirdi. ancak binaın herhangi bir noktasına müdahale ettiğinizde öyle bir sorun karşınıza çıkıyor ki o beklenmedik sorunu açmak bazen 6 ay bazen 1 yılımızı alabiliyor. Bunlar teşhiri geciktiren şeylerden. Ama size şu müjdeyi verebilirim; Allah kısmet ederse, Mayıs ayı sonu veya Haziran ayı başında İstanbul Arkeoloji Müzelerinin kapalı bölümleri teşhire açılacak. Yoğun bir çalışma içindeyiz. Görenlerin beğeneceği güzellikte bir teşhir olacak. Eserlerimiz malum olduğu üzere kıymeti tartışılamayacak öneme sahip tarihi eserler" dedi.

Rahmi Asal: Önce biz vardık, büyüklüğümüzün ve sorumluluğumuzun farkındayız

İstanbul Arkeoloji Müzelerinin bir milyona yakın tarihi esere sahip olduğunu belirten Asal, "Bunlarla baş edebilmek, koruyabilmek, sergileyebilmek gerçekten zor. Onları görmek isteyenleri çok beklettiğimizi biliyorum ama çok yakında onları görebilecek olmanızın müjdesini şu an sizlerle paylaşıyorum. Bizim müzemizi çok fazla anlatmaya gerek yok. Yani buraya katılan herkes bunu biliyor. Tereciye tere satmanın anlamı yok. Hatta sağolsunlar, Heritage İstanbul fuarı yetkileri 3 yıldır bizimle çok iyi iletişim içindeler. Bizim farkımızın farkındalar. Biz de bunun farkındayız ve sorumluluğumuzun da farkındayız. Yani sadece büyük müze olduğumuzun değil, öyle olmanın getirdiği sorunluluğun da farkındayız. Bu sene fuardaki temamız 'önce biz vardık bugün de yenilenip karşınıza çıkıyoruz' bilinciydi. Ama bunu devlet kurumu olmanın vakarıyla kimsenin gözüne sokmadık. Ama Aya İrini'den başlayan ve bugüne gelen fotoğraflara bakanlar bu mesajı algılayabiliyorlar. Sözlerimi size daha güzel ve iyi bir müze sözü vererek bitiriyorum" dedi.

Arkeolojikhaber.com