Anasayfa / Restorasyon

II. Abdülhamid’in Bağışladığı Ahşap Dolap Restorasyonla Yeniden Hayat Buldu

Osmanlı-Yunan Savaşı sonrası şehit yakınları ve gaziler yararına düzenlenen sergiye Sultan II. Abdülhamid tarafından bağışlanan ahşap dolap, Bursa’da yürütülen kapsamlı restorasyon ve konservasyon çalışmalarıyla özgün görünümüne kavuşturuldu. Yaklaşık altı yıl süren titiz süreç, hem eserin sanatsal değerini hem de Osmanlı dönemi yardım kültürünü belgeleyen önemli bir mirası yeniden görünür hale getirdi.

 

Tarihsel Bağlam ve Bağış Kültürü
Osmanlı-Yunan Savaşı’nın ardından 1898 yılında İstanbul’da düzenlenen yardım sergisi, dönemin uluslararası katılımlı hayır organizasyonları arasında dikkat çekici bir yere sahiptir. Bu sergi kapsamında, Sultan II. Abdülhamid’in bizzat bağışladığı ahşap dolap, şehit yakınları ve gazilere destek amacıyla satışa sunulan eserler arasında yer aldı. Sergiye yalnızca Osmanlı hanedanı değil, Avrupa’nın önde gelen siyasi figürleri de katkı sağladı. Bu yönüyle eser, yalnızca sanatsal bir obje değil, aynı zamanda geç Osmanlı döneminin sosyal dayanışma ağlarını yansıtan tarihsel bir belge niteliği taşımaktadır.

Restorasyon Süreci ve Bilimsel Yaklaşım
Daha sonraki yıllarda Bursa Türk İslam Eserleri Müzesi envanterine dahil edilen dolap, müzenin tadilat süreci nedeniyle 2019’da Bursa Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’na taşındı. Yaklaşık altı yıl süren restorasyon çalışmaları, disiplinlerarası bir yaklaşımla yürütüldü.

Uzman ekipler, eserin yüzeyinde yoğun böcek tahribatı ve boya tabakasında ciddi kayıplar tespit etti. Bu sorunların giderilmesi için öncelikle azot çadırı yöntemiyle biyolojik zararlılar elimine edildi. Ardından “facing” tekniği kullanılarak boya tabakası stabilize edildi. Eserin estetik bütünlüğünü yeniden sağlamak amacıyla yapılan rötuş ve varak uygulamaları, özgün bezemelerin görünürlüğünü artırdı.

Bu süreçte yapılan arşiv araştırmaları, dolabın 1898 tarihli sergi kataloğunda yer aldığını ve büyük olasılıkla Yıldız Marangozhanesi’nde üretildiğini ortaya koydu.

Sanatsal Özellikler ve Estetik Değer
Yaklaşık iki metre yüksekliğindeki dolap, “Tarz-ı Arap” üslubunda tasarlanmış olup yoğun bezeme programıyla dikkat çekmektedir. Eserin tüm yüzeyleri, tezhip inceliğinde işlenmiş geometrik motifler, kalem işi süslemeler ve altın varak detaylarla kaplıdır.

Özellikle Edirnekâri tekniğini andıran yüzey süslemeleri, Osmanlı saray sanatının geç dönem estetik anlayışını yansıtır. Dolabın yalnızca ön yüzü değil, arka yüzeyi de aynı özenli bezemelerle işlenmiş olup, bu durum eserin bütüncül bir sanat objesi olarak tasarlandığını göstermektedir.

Araştırmacılar, eserin bizzat Sultan II. Abdülhamid’in atölyesinde üretilmiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu vurgulamaktadır. Bu durum, dolabın hem sanatsal hem de tarihsel değerini daha da artırmaktadır.

Kültürel Mirasın Korunması ve Gelecek Perspektifi
Restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte eser, yeniden müze envanterine kazandırılmış ve sergilenmeye hazır hale getirilmiştir. Bu süreç, Türkiye’de kültürel mirasın korunmasına yönelik bilimsel yöntemlerin etkinliğini göstermesi açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir.

Dolap, yalnızca estetik bir obje olarak değil, aynı zamanda Osmanlı’nın sosyal yardım mekanizmalarını ve sanat üretim pratiklerini belgeleyen çok katmanlı bir kültürel miras unsuru olarak değerlendirilmektedir. Önümüzdeki dönemde eserin, müze yetkililerinin belirleyeceği uygun bir sergi alanında ziyaretçilere sunulması planlanmaktadır.

Kaynak: Cem Şan aa