Anasayfa / Antropoloji

Hobbitler, Homo erectus ailesinden değilmiş

Dr. Debbie Argue, Homo floresiensis’in Homo erectus’tan evrimleştiği teorisini hiçbir verinin desteklemediğini söylüyor.

 

2003 yılında Endonezya’nın Flores adasında keşfedilen ve küçük bir insan türü olan Homo Floresiensis’in kemikleri üzerine yapılan kapsamlı araştırma sonuçlarına göre; bu türün büyük olasılıkla Afrika’da bir atadan evrimleştiğini iddia edilerek yaygın olarak inanıldığı gibi Homo erectus’tan gelmediği belirtildi.

Science Daily'nin Journal of Human Evolution'da (İnsan Evrimi Dergisi)  Debbie Argue, Colin P. Grovesa, Michael S.Y. Leeb c. ve  William L. Jungersd imzaları ile yayınlanan "The affinities of Homo floresiensis based on phylogenetic analyses of cranial, dental, and postcranial characters" başlıklı makalaye dayandırdığı bilgilere göre;  Avustralya Ulusal Üniversitesi tarafından yapılan çalışmada, küçük boylarından dolayı “hobbit” olarak adlandırılan Homo floresiensis’in, büyük olasılıkla Homo habilis’in kardeş türü olduğu iddia edildi. 

Homo habilis, 1.75 milyon yıl önce Afrika’da bulunmuş bilinen en eski insan türlerinden biri olarak tanımlanıyor.

Çalışmada elde edilen verilerde, Homo floresiensis’in, Endonezya’nın Java anakarasında keşfedilen fosillerle aynı bölgede yaşamış olduğunu ve diğer erken hominid olan Homo erectus’tan evrimleştiğine dair hiçbir kanıt bulunmadığı sonucuna varıldı.

Avustralya Ulusal Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji bölümünden araştırmanın baş yazarı Dr. Debbie Argue, sonuçların, Homo floresiensis keşfedildiğinden bu yana süren sıcak tartışmaların dinmesine yardımcı olacağını söylüyor.

Dr Argue, “Analiz, soy ağacında Homo Floresiensis’in muhtemelen Homo Habilis’in kardeş türü olduğunu gösteriyor. Bu da, bu iki türün ortak bir ata paylaştığı anlamına geliyor. Homo floresiensis’in Afrika’da evrimleşmiş ve sonrasında göç etmiş olasılığı da var. Ya da ortak ataları Afrika’dan göçtükten sonra bir yerde Homo Floresiensis’e evrilmiş olabilir.”  dedi.

Homo floresiensis’in Flores adasında 54.000 yıl öncesine kadar yaşamış olduğu biliniyor.

Yeni bulunan türlerin insanın evrim ağacına uyduğunu gösteren araştırma, Avustralya Araştırma Konseyi’nin araştırmacılara 2010 yılında verdiği bir hibe sonucunda yapıldı. Daha önceki araştırmalarda çoğunlukla kafatası ve alt çene üzerinde yoğunlaşılmıştı. Fakat bu araştırmada, kafatası, çeneler, dişler, kollar, bacaklar ve omuzlar arasında değişen 133 veri noktası kullanıldı.

Dr Argue, Homo floresiensis’in Homo erectus’tan evrimleştiği teorisini hiçbir verinin desteklemediğini söylüyor.

“Homo floresiensis’in Homo erectus’un soyundan gelip gelmediğine de baktık.” diyen Argue, “Aile ağacımızda bu türleri birleştirmeyi denediğinizde, çok desteksiz bir sonuç elde ettiğinizi keşfettik. Yaptığımız tüm testler, bu teorinin geçerli olmadığını gösteriyor.”

Dr Argue iddiasının, Homo floresiensis’in çene yapısı gibi birçok özelliğinin Homo erectus’tan daha ilkel olması gerçeği ile desteklendiğini belirtiyor:  “Mantıksal olarak, bu gerilemenin olabilmesi çok zor gözüküyor. Homo erectus’un çenesi neden Homo floresiensis’te gördüğümüz ilkel koşullara geri dönsün?”

Dr Argue yaptıkları analizlerin aynı zamanda, Homo floresiensis’in 1.75 milyon yıl öncesinden daha erken ayrılmış olabileceği teorisini de destekleyebileceğini söylüyor.

“Eğer Homo florensiensis, en erken Homo habilis’ten daha önce evrimleşseydi, bu durum Homo florensiensis’i çok daha ilkel hale getirirdi.”

Flinders Üniversitesi’nden Profesör Mike Lee ve Güney Avustralya Müzesi, verileri analiz etmek için istatistiksel modelleme kullandı.

Profesör Mike Lee, “Analizleri yaptığımızda, Homo florensiensis’in Homo habilis’le olan ilişkisi için net bir kanıt vardı. Homo floresiensis, insan evrim ağacında çok ilkel bir konumda bulunuyordu. Homo florensiensis’lerin Homo erectus’la ilişkili olmadığına %99 emin olabiliriz. Ayrıca hastalıklı birer Homo sapiens olmadıklarına da neredeyse %100 ihtimal veriyoruz.’’ diyor.”

Pelin Karahan - Arkeofili.com