Anasayfa / Arkeoloji / Türkiye

Hatay'daki Mukiş Krallığının 3800 yıl önce bir kenti satın almak istediği ortaya çıktı

Hatay'daki Aççana Höyük'te süren arkeoloji kazılarında bugüne dek bir çoğu önemli bilgiler içeren pek çok çivi yazılı tablet bulunmuştu. Arkeologların kazı yapmadan tesadüfen deprem molozları arasında buldukları son tablet belki de şu ana kadar onların içinde en ilginç olanı. M.Ö. 1800 yılına ait tablet, Mukiş Krallığının ilk kralının bir kenti satın almak için yaptığı pazarlığı gözler önüne seriyor.

 

Dünyanın en eski şehir satış sözleşmesi

Çivi yazılı tabletlere göre merkezi Halep’te merkezli Yamhad Krallığı’nın vassalı olarak  Anadolu'da Yarim - Lim Soyu tarafından yönetilen Mukiş Krallığı'nın başkenti Alalah, günümüzdeki adıyla Açana Höyüğü, arkeoloji dünyasında özellikle Orta Tunç ve Geç Tunç Çağı’na tarihlenen sarayları, mimari kalıntıları, mühürleri ve çeşitli küçük buluntularının yanı sıra tablet arşivlerinde bulunan ve Hatay Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen 500'ü aşkın Hititçe, Luvice, Sümerce ve Akadça tabletleri ile tanınan önemli kazı alanlarından biri.

Aççana Höyük'te yaklaşık 3.800 yıl önce kurulan Mukiş devleti hemen yanı başındaki günümüz Suriye topraklarında yer alan komşusu Yamhad krallığının egemenliğini tanımıştı. Zengin ticari bir kentti ama Kuzeyindeki Hitit ve Güneydeki Mısır gibi dönemin iki süper gücünün ortasında kalıyordu. Bu yüzden tarih boyunca pek çok saldırıya maruz kalmış, defalarca yağmalanmış ve yakılıp yıkılmıştı. Kentin deprem kuşağında yer alması bir başka talihsizliğiydi.

Antakya’nın kuzeydoğusunda, Asi Irmağı'nın kıyısında, Reyhanlı İlçesi’ne 18 kilometre mesafedeki tarihi kent son olarak  6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremden zarar gördü.

Depremin yıktığı duvar kalıntılarının içinde sıradışı bir kil tablet çıktı

Deprem sonrası özellikle saray duvarlarının bazı bölümlerinde hasar oluşan höyükte, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde onarım ve koruma çalışmaları başlatılmıştı. (Bu konudaki ayrıntılı bilgiyi "Aççana Höyük arkeoloji kazılarında arkeologlar depremin yaralarını sarıyor" başlıklı haberimizde bulabilirsiniz) Deprem felaketi arkeoloji kazılarını sekteye uğratmış ve tarihi kalıntılarda hatırı sayılır hasara yol açmıştı ama enkazda arkeologları bekleyen bir hediyesi de vardı.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Murat Akar'ın başkanlığındaki ekip, duvar molozlarını kaldırırken kalıntıların arasında çivi yazılı bir kil tablet buldu.

Akadca dilindeki tablette yapılan ilk incelemede, Alalah'ın bilinen ilk kralı Yarim-Lim'in başka bir kenti satın almak için yaptığı anlaşmayı içeren bilgiler olduğu anlaşılıyordu.

Doç. Dr. Murat Akar:  Alalah'ın bilinen ilk kralı Yarim-Lim'in başka bir kenti satın almak istemiş

Anadolu Ajasından Salim Taş'ın haberinde yer alan bilgilere göre; kalıntılar arasında bulunan ve 3 bin 800 yıl öncesine tarihlendirilen tabletin formunun sağlam olduğunu vurgulayan Kazı Başkanı Doç. Dr. Murat Akar,, "Höyükte yıkılan birkaç duvarın molozunu kaldırırken karşımıza hiç el değmemiş, bozulmamış şekilde bir tabletin çıkması çok heyecan vericiydi." dedi.

Akar, eserin tarihinin, Orta Tunç Dönemi'ne uzandığını belirterek, şöyle devam etti: "Orta Tunç olarak tanımladığımız dönemde bu bölgenin krallarının ekonomik güce sahip olduğunu görüyoruz. Bunun da yazılı belgelere yansıdığı şaşırtıcı örneklerle karşımıza çıkıyor. Bu tablette, Alalah'ın bilinen ilk kralı Yarim-Lim'in başka bir kenti satın almak istediğini ve bu vesileyle bir anlaşma yaptığını görüyoruz. Bu bize aslında bu bölgedeki kralların başka bir kenti satın alabilecek ekonomik güce ve potansiyele sahip olduğunu gösteriyor."

Tabletteki metinde anlaşmaya şahitlik edenlerin isimleri de var

Tabletin, dönemin ekonomik yapısının anlaşılmasına da katkı sağlayacağını dile getiren Doç. Dr. Akar, "Tabletin üzerinde bu satışa şahitlik eden, büyük ihtimalle kentin önemli kişilerinin adı da yer alıyor. Bir anlamda o dönemde şahit listesinin var olduğunu görüyoruz. Eser, özellikle o dönemin ekonomik yapısını, kentler arasındaki ilişkiyi, ekonomik ve politik modeli anlamak adına son derece eşsiz bir örnek olarak karşımıza çıktı." ifadelerini kullandı.

Akar, eserin incelenmesinin ardından müzeye teslim edileceğini kaydetti.

arkeolojikhaber.com