Anasayfa / Etkinlikler

Harran ve Çevresi Arkeoloji ve Tarih Sempozyumu başladı

3-5 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek I. Uluslararası Harran ve Çevresi Arkeoloji ve Tarih Sempozyumu başladı.

 

3-5 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Uluslararası Harran ve Çevresi Arkeoloji ve Tarih Sempozyumunda 80’den fazla bildiri sunulacak.

Çok sayıda yabancı bilim adamının da katıldığı sempozyum, Harran ve çevresini konu edinen ilk uluslararası sempozyum olma özelliği taşıyor.

GAPTEM konferans salonunda düzenlenen Uluslararası Harran ve Çevresi Arkeoloji ve Tarih Sempozyumunun açılış oturumuna katılan Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Harran Üniversitesi’nin bu sempozyuma büyük önem verdiğini belirterek, üç gün devam edecek sempozyuma Şanlıurfa’ya katkı sunmak isteyen araştırmacıların, sivil toplum kuruluşlarının, bilim ve fen adamlarının katılımlarını rica etti.

Şanlıurfa’nın çok zengin tarihi geçmişe sahip, yeryüzündeki ender şehirlerden biri olduğunu hatırlatan Vali Erin, Şanlıurfa’nın serüveninin insanlık serüveni olarak tanımlanabileceğini kaydederek, “İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne tanıklık edeceğimiz çok değerli bir şehirde yaşadığımızın bilincinde olmamız gerekiyor” dedi.

İnsanlığın antik çağından, ortaçağa ve yeniçağa kadar her döneme ait kalıntıların Şanlıurfa’da bulunduğunu dile getiren Vali Erin, konuşmasına şöyle devam etti: "Göbeklitepe sahip olduğumuz en büyük zenginliklerden bir tanesi. Milattan önce 4 bin yıllık geçmişi olan Stonehenge’den daha eski bir tarihi olan 12 bin yıllık tarihi olduğu ortaya çıkan ve devam eden çalışmalarla bu tarihin daha da eskiye gideceğine inanıyoruz. Bu özellikleriyle Şanlıurfa peygamberler şehri ve inançlar diyarı olarak tanımlanan ender kentlerden biri. Bu kadar büyük bir zenginlik ve bu kadar paha biçilemez bir tarihi geçmişin yeterince değerlendirilemediği de bir gerçek. Bugünkü bu sempozyumun da içinde olduğu; Valiliğimizin, Büyükşehir Belediyemizin, Avrupa Birliği’nin, Üniversitemizin ve Karacadağ Kalkınma Ajansımız bünyesinde gerçekleştirilen Şanlıurfa’da Tarih Yeniden Canlanıyor Projesi ile sahip olduğumuz değerlerin korunması, geliştirilmesi ve tanıtımına katkı sağlayacak bir proje olduğunu ifade etmek istiyorum. Stonehenge’de yılda iki milyondan fazla turist geliyor. İngiltere’de Stonehenge’nin olduğu şehirde bir yıl kaldım ve oraya insanların nasıl akın akın geldiğine tanıklık ettim. Göbeklitepe’yi bu anlamda kıyaslama şansımız yok. Dolaysıyla hem sahip olduğumuz tarihi birikim ve insanlığın sıfır noktası olarak tabir ettiğimiz bu zenginliğin insanlığa sunumu konusunda stratejik bir bakış açısı ve yaklaşım konusunda eksiğimiz olduğu bir gerçek. Bizim daha derli toplu, bu alanda faaliyet gösteren kurumların daha koordineli şekilde çalışmalarını yürütmeleri, iyi bir planlama ve stratejinin ortaya konulmak suretiyle birbirini destekleyecek süreçler sonrasında tarihi değerlerin, mirasın ve birikimin değerlendirilebileceğini kabul etmek lazım. Şanılurfa’da tarih yeniden canlanıyor Projesi, bu ihtiyaçtan kaynaklanan ve doğan bir projedir. Bu proje ile Göbeklitepe’de devam eden üst çatı örtüsünün tamamlanması, şehir merkezindeki bazı meydan ve sokakların iyileştirme çalışmaları, fiziki altyapının ziyaret edilmeye müsait hale getirilmesine yönelik çalışmalar önemli. Bunları tamamlamadan turist gelsin, ziyaretçi gelsin diyemeyiz. Bu anlamda yürüyen fiziki altyapı çalışmalarının daha yüksek bir koordinasyonla devam ederken, diğer yandan da sektörde faaliyet gösteren işletme ve kişilerin bilinç düzeyinin yükseltilmesi çalışmalarının da devam etmesine büyük bir ihtiyaç var.”

Şanlıurfa’nın sadece turizmde değil, çok büyük bir tarım potansiyeli ve beşeri sermayeye sahip olduğunu da hatırlatan Vali Erin, Şanlıurfa’nın bu çok zengin birikim ve potansiyeline rağmen geldiği yerin belli olduğunu, turizmde olduğu gibi diğer alan ve sektörlerde de işbirliği, dayanışma ve stratejik bir anlayışla çalışmalar ortaya koyarak çalışmaya ihtiyaç olduğunu kaydederek, bu alanda bilim adamlarının ortaya koyacağı yol haritasının önemine işaret etti.

Harran’ın yetiştirdiği alimlerin bilim ve fen alanına yaptığı katkıların bütün dünyaca bilindiğini hatırlatan Vali Erin, “Biz bunlarla elbet de övüneceğiz. Bunların yaptıkları çalışmalar ve insanlığa sunduğu hizmetler, diğer alanlarda bize bırakılan değerleri insanlığa anlatacağız. Harran’da yetişen bilim adamlarının yetiştiği dönemden sonra, bugün Harran ve Şanlıurfa olarak neden o dönemde yetişen bilim adamlarının yüzde onu civarında bilim adamı yetiştiremediğimizin de özeleştirisini yapmak durumundayız. Sabit bin Kurra’ları, El Battani’leri yetişen bu topraklarda bugün neden bilim adamı yetişemediğini, iki cilt kitabı insanlığın hizmetine sunacak bilim adamı neden yetiştiremediğimizi, bu kadar zengin ve dinamik nüfusa sahip olmamıza rağmen medeniyete katkı sunacak herhangi bir buluşun altına imza atmadığımızı sorgulamak ve yeni bilim, ilim ve irfan adamları yetiştirmeye ihtiyacımız var.

İsot, Urfa’nın önemli değerlerinden bir tanesi. İsot festivalini yaptık, çok da büyük katılım oldu. Ama Şanlıurfa’ın sadece isot üreten ve tüketen bir şehir olmaktan çıkması gerekir. İsotla beraber o tarımsal ürün ve değerlerle birlikte insanlığa katkı sunacak yüksek yetenekte kabiliyete sahip insanlara ve beşeriyete sahip olduğumuzu biliyoruz. Genler, dededen, atalardan oğullara geçer. İbrahim’in torunları bu memlekete katkı sunacak buluşlara imza atmaya hazırlar. Ancak bu konuda küllerin altında yatan cevherin keşfine ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

Sempozyumun başarılı geçeceğinden şüphe duymadığını ifade eden Vali Erin, ortaya çıkacak sonuçların ve bilgilerin bir kitap haline getirilerek ilgili kurum ve kişilere ulaştırılmasının faydalı olacağını belirterek, yurtiçi ve yurtdışından gelerek sempozyuma katılan bilim adamlarına, sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.

Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın,

Törende bir konuşma yapan Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın, yapılacak sempozyumda Harran’ın binlerce yıllık kadim tarihinin bilim adamlarınca açıklanacağı bir sempozyum gerçekleştirildiğini belirterek, İngiltere’deki Stonehenge’nin hiçbir özelliğinin olmadığını, çevrede başka taş olmadığı halde o taşların nereden oraya geldiğinin merak edilerek yılda iki milyon insanın ziyaret ettiğini ifade etti. Göbeklitepe’nin bilinen 12 bin yıllık tarihinin iyi değerlendirilmesinin önemine işaret eden Taşaltın, “Moğollar Harran’daki kitapları yakmasalardı ve Bağdat’a taşınan Harran yıkılmasaydı Müslümanlar atomu 200 sene önce parçalarlardı” diyerek, Harran’da yetişen bilim adamlarının dünya bilimine yaptığı katkılara değindi.

Bilinenin aksine bilimin doğduğu medeniyetin Roma medeniyeti olmadığını, matematiğin, fennin ve tıbbin temelini atanın Müslümanlar olduğunu belirtti.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi..

Harran ve çevresinin bilim adamları tarafından ele alınmasının, Şanlıurfa için verimli olmasını dileyen Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, “Şanlıurfa 12 bin yıllık bir medeniyetin izdüşümünde olan bir şehir. İpekyolu üzerinde yer alması, birçok medeniyetin Şanlıurfa’da yerleşmesine neden olmuştur. Günümüze kadar olan tüm dönemlerin bıraktığı izler, arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkacaktır. Bilim değeri anlamında siz farkında olduğunuz zaman, bu şehrin değerini fark edebilirsiniz. İşte bunu bilim adamlarımızın ortaya çıkaracağı çalışmayla ve daha sonra hepimizin şehir olarak bu alanları korumakla, geleceğe taşımakla bir noktaya gelebiliriz” dedi.

Şehrin sahip olduğu değerleri geleceğe taşımasında yerel yönetimlerin önemine değinen Başkan Çiftçi, sempozyuma katılan bilim adamlarına ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Abdullah Ekinci

Sempozyum organizatörü ve Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Abdullah Ekinci de yaptığı konuşmasında, “Bazı şehirler iyi yazılmış kitaplar gibidir, okumaya ve onu anlamaya doyamazsınız. Urfa ve Harran sadece iyi yazılmış bir kitap değil, iyi yazılmış kitaplardan oluşan bir kütüphanedir. Hikayesi, hikayeleri olan bir şehir ve şehirler dizisidir. Tarih boyunca birçok medeniyete evsahipliği yapmış, uygarlık tarihinde müstesta bir yere sahiptir. Bereketli hilalin kalbi, antik ve ortaçağ dünyasının cazibe merkezidir. Doğu ve batı arasında bir düğüm noktasıdır. Farklı dinlerin ve inançların merkezi, peygamberlerin buluştuğu kutsal bir mekandır. Urfa ve Harran aynı zamanda bilimin beyni, irfanın kalbi, kutsanmış bir şehirdir. Bir ülkenin ve milletin sahip olduğu en büyük stratejik plan bilim ve ilimdir. Urfa ve çevresi antik çağda, orta çağda bu planın uygulandığı kıymetli mekanlardır. Urfa’da bilim ve ilim, bilgeliğe ve irfana dayalı bir entelektüel çaba olarak sürmüştür. Urfa’ya ün katan, onu sırtlayan yüzlerce ilim ve bilim adamı var. Bugün bizler bu bilim adamlarının eserlerini tespit etmekten aciziz. Bu anlamda Urfa’nın geçmiş birikimini masaya yatırması elzemdir. Uluslararası tarih ve arkeoloji sempozyumuyla bilgi üreten, var olan teknoloji ve bilgiyi en verimli şekilde kullanan Urfalı ve Harran’lı alimleri tespit etmek, çalışmalarını okumak ve uygarlığa katmış olduğu değerleri gelecek nesillere aktarmak için yapıldı” dedi.

Şanlıurfa’da Tarih Yeniden Canlanıyor Projesi Takım Lideri Mary McKeon

Sempozyum açılış töreninde bir konuşma yapan Şanlıurfa’da Tarih Yeniden Canlanıyor Projesi Takım Lideri Mary McKeon’da bir konuşma yaparak, projenin Şanlıurfa’nın tarihi değerlerine yapacağı katkıya değindi. Kasım 2016’da başlayan projenin, Kasım 2018’de tamamlanacağını belirten McKeon, proje paydaşlarının sürdürülebilirlik açısından yapacağı katkıların önemli olduğunu kaydetti.